Örnek HTML sayfası
Bugun...



ABDULHAKİM EREN VE “KENDİ PENCEREMDEN BEŞ ÜNLÜ OZAN”
Tarih: 08-07-2020 14:15:20 Güncelleme: 08-07-2020 14:22:20 + -


Çelebi Öztürk, yazar Abdulhakim Eren'in "Kendi Penceremden Beş Ünlü Ozan" isimli kitabını inceledi.

facebook-paylas
Tarih: 08-07-2020 14:15

ABDULHAKİM EREN VE “KENDİ PENCEREMDEN BEŞ ÜNLÜ OZAN”

 

Çelebi ÖZTÜRK

 

Üniversiteden Hocam, aynı zaman da yazar ve mizah ustası Salman Kapanoğlu’nun tanıttığı yazar Abdulhakim Eren’i kısa süre önce tanıdım. Hocam, Sayın Eren hakkında güzel şeyler söylemiş ve yazdığı kitabı övmüştü. Merak ettim! Kimdir bu Abdulhakim Eren? Nasıl bir kitap yazmış ki, Salman Kapanoğlu’nun bu kadar övgüsünü ve takdirini hak etmiş ve bu yüce gönül rızasına mazhar olabilmiş!

 

Sayın Eren, “Kendi Penceremden Beş Ünlü Ozan” kitabını yayınlamış. Kitabı incelediğim zaman yazarın dilinin sadeliği, anlatımın akıcılığı, kelimeleri seçerken gösterdiği titizlik, anlattığı ozanlar hakkındaki doyurucu yorumları ve konuları şiirlerle örneklendirmesi ilgimi çeken belli başlı özellikleri oldu. Kitap, Efsus Yayınlarından 1 Şubat 2020 tarihinde çıkmış.  176 sayfa ve bir solukta okuyabiliyorsunuz.

 

“Kendi Penceremden Beş Ünlü Ozan” isimli kitap neden ilgimi çekti? İçinde Türk toplumunun yakından tanıdığı isimler var. Örneğin ben, Âşık Yener’i tanımıştım. Şiirlerinin yer aldığı kitabı hâlâ kütüphanemin başucu kitabıdır. Kitapta hangi isimler var? Sitemizde haberini de yaptığımız Hayati Vasfi Taşyürek, Âşık Mahzuni, Âşık Yener, Âşık Hüseyin Tenecioğlu, Kul Hamit… Birbirinden değerli beş ozan.

 

Yazar, ozanları tanıtırken doğal olarak şiirlerine başvurmuş. İbretlik hayat hikâyelerine yer vermiş. Ozanlarımızın hepsi de zorlu hayat şartlarına rağmen sanatlarını icra etmişlerdir. Aşık Yener, o kadar zor ve güç koşullarda yaşamış ki, tek kişilik otel odalarında, kimi zaman kiraladığı tek göz odalarda yalnız ve zor bir yaşam sürmüş… Ozanların hayat hikâyelerini okurken dalıp gidiyorsunuz. Türk toplumunun yaşadıklarını öyle güzel anlatmışlar ki, adeta okuyucunun yaşantısına dokunuyorlar. Milletin alın yazısını birlikte yaşamış gibi, evet, onlar milletin alın yazısını yaşayarak öldüler. Onlar, kimi zaman gurbette yaşadılar, sevdiklerine, vatanlarına, memleketlerine hasret kaldılar. Yokluk ve çile çektiler. Ozan olur da aşık olmaz mı? Gizliden gizliye çektikleri aşk acısını mısralara döktüler. Ölüm, isyan ve zulüm acısını satır  satır işlediler beyitlerine, dizelerine.

 

Onlar, halk ozanı olarak toplumun öncüsü oldular. Yaşadıklarını, hissettiklerini, gördüklerini, toplumun acısını, sevincini, hüznünü toplumla birlikte yaşadılar. Kimi siyasetçileri kızdırdılar, kimi siyasetçilerin hışmına uğradılar. Halka mal olmuş bu güzide insanlar ne yazık ki, çilekeş ömür sürüp o şekilde bu dünyadan göç ettiler. Onlar, Yahya Kemal’in tasvir ettiği “haykıran” şairlerdi.

 

“Kendi Penceremden Beş Ünlü Ozan” kitabı okuyucuyu sürüklüyor! Okuyucunun ruhunda deli rüzgârlar estiriyor! İyi ki bu toplumda Abdulhakim Eren gibi yazarlarımız var. İyi ki bu kitap yazılmış. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bu kitaptan en az 2 bin adet alarak kütüphanelere dağıtması gerekir. Hayattayken çilekeş ömürleriyle sanatlarını güçlükle icra eden ozanlarımıza vefa borcu olarak bu yapılmalı… Ayrıca kültürümüze değer katan bu isimlerin hatırlanması ve unutulmaması açısından da önemlidir. Üniversitelerimiz bu ozanlarımızın yaşamları, sanat anlayışları ve şiirleri üzerine araştırmalar yapmalı, bunlar hakkında tez hazırlamalıdırlar.

 

Âşıklar hakkında zamanında şunlar söylenmiş:

 

Âşık Mahzuni Şerif için;

“Ne Caferliğimi, ne Çobanlığımı koydun. Hep benimle uğraştın… Sen halk ozanısın, halkın ozanı yazar da söyler de kırgınlığım yok.”  Süleyman Demirel

 

Âşık Veysel, Mahzuni içeri girince ayağa kalkar ve yanındakilere, “Susun gelen Pir Sultan Abdal olsa gerek’’ diyerek takdirlerini belirtir.  Âşık Veysel;

 

Hayati Vasfi Taşyürek için;

“O benim hocam”  Âşık Mahzuni Şerif;

 

“Aruzdan, heceden, serbestten yazar / Bir Hayati Vasfi olamam elbet”  Âşık Yener;

 

“Türk sanat müziği değerli bir şairi kaybetti. Kıymetini bilemedik. Nasıl yanıyorum bilemezsiniz”

Avni Anıl;

 

Âşık Hüseyin Tenecioğlu için;

“Elbistan kazasına bağlı Yarpuz nahiyesinden Çöl Beyinin oğlu Mehmet Beyin kızı Maraş’tan bir adama nişanlanıyor. Kız, gelin gideceği gece birden bire ölüyor. Düğün alayı eli boş Maraş’a dönüyor. Bu ağıdı, Cenubun (güneyin) kudretli Halk Şairlerinden Âşık Hüseyin yakmış.” Yaşar Kemal;

 

Bir dipnot olarak şunu belirtmek istiyorum: Sayın Abdulhakim Eren, bu kitabın tüm gelirlerini Kahramanmaraş Eğitim Vakfı’na bağışlamış.       

 

 




Kaynak: Salman Kapanoğlu

Editör: Salih Türkoğlu

Bu haber 1202 defa okunmuştur.

NEVZAT RÜŞDÜ YENER / 10-07-2020 16:39:00

Değerli edebiyatçı, baba dostu Çelebi ÖZTÜRK’ün yüreğine, kalemine sağlık. Yüreğinden yansıyıp, kaleminden akan güzel yazı için teşekkürler.



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER ELEŞTİRİ Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
384 Okunma
382 Okunma
326 Okunma
314 Okunma
253 Okunma
186 Okunma
158 Okunma
143 Okunma
133 Okunma
104 Okunma
100 Okunma
90 Okunma
1203 Okunma
1176 Okunma
1139 Okunma
1118 Okunma
1090 Okunma
1081 Okunma
1075 Okunma
1058 Okunma
1035 Okunma
1024 Okunma
958 Okunma
936 Okunma
SON YORUMLANANLAR
YUKARI