Bugun...



BATI ANADOLU’NUN İSYANKÂR TÜRKMENLERİ!
Tarih: 19-09-2018 08:45:24 + -


İsmail Uçakçı'nın zorunlu iskana tabii tutulan Türkmenler hakkındaki araştırma yazısı.

facebook-paylas
Tarih: 19-09-2018 08:45

BATI ANADOLU’NUN İSYANKÂR TÜRKMENLERİ!

YÖRÜKLER

Anadolu’nun değişik bölgesi ve değişik tarihlerde Oğuz Türkmen Devletleri (beylik) kurulmuştur. Sayıları yirmiyi aşmış olan bu devletler (beylik) den birisi de 1299 yılında Söğüt merkezli kurulmuş Osmanoğulları Beyliği’dir.

Osmanoğulları Beyliği zamanla yayılmacı bir politika izlemiş ve kuruluşundan daha 46 yıl geçmeden hâkimiyet savaşlarına başlayarak komşu devletlerden Balıkesir merkezli Kara İsaoğulları (Karesi) Beyliği’nin siyasi hâkimiyetine son vermiş ve bunu 1392 yılında Eğridir merkezli Hamitoğulları Beyliği’nin siyasi hâkimiyetine son vermiştir.

Beyliklerinin (devlet) siyasi hâkimiyeti sona erdirilip, topraklarına el konulmuş bölge ahalisi, bölgelerinde bulunan yüksek dağlara çıkarak tepki eylemlerine başlamış ve bu eylemleri onlarca yıl sürdürmüşlerdir.

Hakim devlet Osmanoğulları yönetimi tarafından Yörük adı ile adlandırılan bu kaçak dağlı Türkmenler, Osmanoğulları Beyliğini uzun yıllar uğraştırmıştır. Osmanoğulları yönetimi daha Karesioğulları ve Hamitoğulları Beylikleri ahalisi ile sulh ortamı oluşturup, Yörükleri dağdan indirmeden, Manisa merkezli Saruhanoğulları Beyliği, Muğla merkezli Menteşoğulları Beyliği, Antalya merkezli Tekeoğulları Beyliği, Birgi merkezli Aydınoğulları Beyliği, Kütahya merkezli Germiyanoğulları Beyliği, Kastamonu merkezli Çandaroğulları Beyliği’nin siyasi hakimiyetlerine son vererek topraklarını kendi egemenliğine almıştır.

Söz konusu beyliklerin siyasi hâkimiyetine alınmasıyla coğrafi durumu, nüfusu, nüfuzunda olduğu gibi kendisine karşı direnç (Yörük obaları) gurupları sayısı ve dolayısıyla Yörük adı ile adlandırılan isyancı dağlı Türkmenlerin devlete karşı sorunları da artmıştır.

Osmanoğulları yönetimi, devlete karşı kavgalı, asker, vergi gibi zorunlu hizmetlerini yerine getirmeyen, şehirlerde ticareti, köylerde üretimi aksatan Yörük adı verdiği bu dağlı Türkmenlerin sulhu için bir hayli uğraşmasına karşı netice alamamış ve bu nedenle bölgelerde ki otoritesini zaafa uğratmıştır.

Osmanoğulları Beyliği, isyankâr ve kendisine itaat etmeyen Yörük obaları için kapsamlı bir iskan politikası belirlemiş; bu iskan politikası ile bunları bölgelerden uzaklaştırmayı, bu yolla bölgelerde oluşmuş otorite boşluğunu gidermeyi ve Balkanlarda kazanılan yeni topraklara bent olmalarını sağlamayı amaç edinmiştir.

Bu meyanda Yörük obalarını Rumeli’ne zorunlu iskana (tehçir-sürgün) tabi tutarken, Kara İsalıoğulları, Hamitoğulları, Menteşoğulları, Tekeoğulları, Saruhanoğulları, Aydınoğulları hanedan soylarına bağlı aşiretlerin komşu devletlerden Karamanoğulları ve Dulkadiroğulları Beyliklerine sığınarak kendilerini korumaya almışlardır.

Rumeli’nde Tanrıdağı Yörükleri, Kocacık Yörükleri, Naldöken Yörükleri, Ofcabolu Yörükleri, Selanik Yörükleri, Gökbilgin Yörükleri, Vize Yörükleri gibi adlarla anılmış olan Yörük Obalarının zorunlu iskanı ile Balkanlar ve Batı Anadolu Bölgesinde sükunet ortamı oluşturmayı, asker, vergi gibi zorunlu hizmetlerini yaptırmayı amaç edinmiştir.

Ancak, bu Yörük Obaları Rumeli’nde de itaatsizlik ve isyankârlıklarına devam etmiş Osmanoğulları’na asker, vergi gibi zorunlu görevlerini yapmaz olmuşlardır. Osmanoğulları yönetimi sorunu gidermek ve bunlardan zorunlu hizmetlerini alabilmek amacıyla çeşitli defa kanunnameler çıkartmış ve Fatih Sultan Mehmet döneminde çıkartılan bir kanunnamede Evlad-ı Fatihan, diğer bir ifadeyle Fatih’in Evlatları denilerek Yörükler motive edilmeye çalışılmıştır.

Rumeli’de bu olaylar cereyan ederken Osmanoğulları Beyliği hâkimiyet savaşlarını sürdürmüş ve bu bağlamda Karaman merkezli Karamanoğulları Beyliği üzerine yürümüştür. Bu beyliğinde siyasi hâkimiyetine son vermesiyle Karamanoğulları tebaası da kendisine karşı cephe almıştır. Osmanoğulları, daha önce topraklarına el koyduğu beyliklerde olduğu gibi kendisine karşı isyankâr davranan Karamanoğulları Beyliği tebaası olan isyancı, diğer bir anlatımla Yörük Aşiretlerini de Rumeli’ye zorunlu iskana (sürgün) tabi tutarak soruna çözüm aramıştır.

1515’li yıllara gelindiğinde Osmanlı Tarihinin seyrini değiştiren olaylar yaşanmıştır. Bu bağlamda Yavuz komutasında ki Osmanoğulları, Doğu Anadolu’da siyasi hâkimiyetini sürdüren Bayezitoğulları Beyliğinden aldığı İdris-i Bitlis-i komutasındaki 20.000 kişilik askeri güçle Safevi, Dulkadiroğulları, Ramazanoğulları, Memluklu Beyliklerini ortadan kaldırmış ve topraklarını siyasi hakimiyetine alarak Anadolu Osmanlı Birliğini sağlamıştır.

Bu hâkimiyet savaşları sonrası, beyliklerinin (devlet) siyasi varlığı sonlandırılmış ahali Bozok, Maraş, Sivas merkezli büyük isyanlar çıkmıştır.

Tek başlarına güçlü Osmanlı ordularına karşı direnemeyen Batı Anadolu Yörükleri, Türkmen yurtlarında çıkmış bu isyanlara İçel Yörükleri, Ankara Yörükleri, Eskişehir Yörükleri, Aydın Yörükleri, Haymana Yörükleri, Yeni İl-Sivas Yörükleri, Ardıç Yörükleri, Zamantı Yörükleri, Ortapare Yörükleri, Şarkipare Yörükleri, Yüzdepare Yörükleri, Şam Yörükleri, Sosun Yörükleri, Bozdoğan Yörükleri, Sarı Keçili Yörükleri, Kara Keçili Yörükleri, Kılcan Yörükleri, Çuğa Yörükleri, Hassa Yörükleri, Çobanlar Yörükleri, Bozğuş Yörükleri gibi adlarla anılan 35 bölük 586 cemaatle teşekküller oluşturmuşlardır.

Yörük teşekkülleri güç birliği yaparak oluşturdukları 112.094 nüfuslu Ulu Yörük Konfederasyonu ile Osmanlı güçlerine karşı asırlar boyu mücadele etmişler ve bu mücadeleyi Türkmen adıyla adlandırılmış Safevi, Kadı Burhanettin, Dulkadirli, Ramazanoğulları, Memluklu, diğer bir ifadeyle Orta, Doğu ve Güney Anadolu Türkmenleri tarafından oluşturulmuş Salmanlı, Danişmendli, Çunkar, Rişvan, Varsak, Boynu İnceli gibi güçlü teşekküller ile birlikte yüzlerce yıl sürdürmüşlerdir.

Osmanlı Devleti, kendisine karşı isyan içerisinde olan asker ve vergilerini vermeyen, dağlarda, yaylalarda konargöçer yaşayıp, sürekli yer değiştirmelerinden dolayı arandığında bulunamayan Yörük, Türkmenlere yönelik yeni iskan politikaları uygulamış ve Balkanlar, Trabzon yöresi, Kıbrıs Adası, Doğu Anadolu yörelerine zorunlu iskana tabi tutarak soruna çözüm aranmıştır.

Devlet, bu iskan politikasından da netice alamamış, isyankar Yörük-Türkmen ahali ile sulh ortamı oluşturamamıştır. Osmanlı Devleti, yüzlerce yıl süren bu sorunu kökünden çözmek amacıyla XVII. Yüzyıl sonlarında kapsamlı bir iskan politikası uygulamış ve 84.000 çadır Türkmen- Yörük ailesini ekseriyeti Rakka (Suriye), bir kısmı da Kıbrıs Adası olmak üzere zorunlu iskana (sürgün) yollamıştır.

Zamanla pek çok Türkmen-Yörük ahalisi Rakka iskanından firar ederek kimisi Suriye sınırlarında kurulmuş illere dağılırken, bir kısmı Anadolu içlerine geri gelmiştir. Anadolu içlerine dağılmış olanları kolluk kuvvetleri yakalayarak bir kısmını geri iskan yerlerine götürmüş, önemli bir kısmını da Batı Anadolu İllerinden Eskişehir, Afyon, Kütahya, Uşak, Aydın, Manisa, İzmir yöresine zorunlu iskana tabi tutmuştur.

Bu zorunlu iskanla Anadolu’da yüzlerce şehir, kasaba, köy boşalmış, on binlerce hektar verimli tarım arazisi ekilip, biçilememiş, Anadolu’da devlet otoritesi iyice çökmüş, bölgelerde saltanat gurupları oluşmuş, dolayısıyla bu zorunlu iskan Osmanlı Devletini çöküş dönemine geçirip, tarihte Karlofça Antlaşması adı verilen anlaşma ile toprak kayıplarını başlatmıştır.

Yukarıda belirtilmeye çalışıldığı gibi Yörüklük günümüzde kullandığımız hayvancılıkla hayatlarını sürdüren köylü Türkmenlerin yaz aylarında zengin bitki örtüsüne sahip, sulak ve otlak yüksek dağlara göç etmesi, kış aylarında kışlakları yani geri köylerine dönmesi geleneği değildir.

Yörükleri, her ne kadar Diasporacılar, Anadolu’da Yetmiş iki millet var ya da Otuz altı etnik gurup var sloganı ile Oğuz Boylarından ve Türkmenlerden ayrı göstermeye çalışsa da bunun tarih biliminde yeri olamaz .

Osmanoğulları Beyliğinin genişleme sürecinde devlete itaat etmeyen, kolluk kuvvetlerinden kollanmak için dağlarda çıkıp göçebe ve kaçak hayatı yaşayan ve devlet güçlerinin takibinden korunmak amacıyla sürekli yer değiştiren isyankâr, dağlı Oğuz Türkmenlerine verilen bir isimdir.

 

Kaynakça ve ayrıntılı bilgiler:

Oğuz Boyları Aşiret, Oymak, Cemaatler adlı kitabımızın 1. BOZOKLAR, 2. ÜÇOKLAR adlı ciltlerinde verilmiştir.

 

Araştırmacı Yazar

İsmail UÇAKCI




Kaynak: ismail Uçakçı

Editör: Mehmet Karakoyunlu

Bu haber 882 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER MİSAFİR KALEMLER Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI