Örnek HTML sayfası
Bugun...



ERDAL ASLAN'DAN İKİ GARİP YOLCU...
Tarih: 04-11-2017 09:33:23 + -



facebook-paylas
Tarih: 04-11-2017 09:33

ERDAL ASLAN'DAN İKİ GARİP YOLCU...

İki Garip Yolcu

 

- Ufaklık hadi topla yolcuları da gidelim. Dedi Kasımpaşalı.

O, bizim yazıhanenin baş şoförüdür. Sekiz-on aydır

tanırım. Tanıştığımızdan beridir de kavga ederiz. Ben,

onun ufaklık demesinden haz etmem. O da, benim beybaba

dememden. Altmışı geçen yaşını belli edeceğim ya

ondan çekinir zaar.

- Olur, beybaba, sen direksiyona geç de kalayı yemeyelim

yolcudan.

Yumruğu kaldırdı

- Ulan...

Kasımpaşalı Hacı’nın adını bilen yoktur yazıhanede...

Ağzında bed söz ve küfür eksik olmayan bu adamın hacı

olduğuna ben dâhil hiç kimse ihtimal vermez elbet. Hacı

falan değil işte. Öyle olsa elin namusuna göz koyar, fırsatı

bulunca kıyıda köşede laf eder miydi kızcağızlara. Hacı

falan değildi işte. Üstelik bir o kadar cimri ve üçkâğıtçı.

Yoldan aldığı yolcunun üstüne konar, bana da üç beş kuruş

sus payı verirdi. Susardım ben de. Çünkü o paranın

patron olacak kumarbaz mendebura gitmesindense benim

gibi bir yetimin avucuna düşmesi daha hayırdır.

Hacı’nın payını bilmem...

Kasımpaşalı otobüsü hareket ettirdiğinde otobüsün yarıdan

fazlası boştu. Bugün de zarardaydık. Gerçi Hacı’nın

keyfi gıcır. Kontağa bastı mı yevmiyesi işler. Ulan peki

benim ne suçum var.

Bu gün üç kişi bindi üç lira. Olsun. Alın teri ya, yeter...

*-*-*

Otobüs yalpalayarak terminalden çıktı. Hacı’nın midesi

kazınmış olacak ki lafladı.

- Birkaç enayi kuş kapsak da tesislerde bir ziyafet çeksek

iyi mi?

Kasımpaşalının enayi kuş dediği yol kenarından aldığımız

yolculardı. Bu tabire çok kızardım amma yine de

söylerdi. Alıştık anlayacağınız.

Yolu yarılamış Kahramandere düzlüğüne çıkmışken

biri yaşlı adam, diğeri kucağında bebesiyle bir kadın bekliyordu.

Yaşlı adam elini kaldırmıştı. Kasımpaşalı yavaştan

frene dokundu.

- Fırla... Deyiverdi

- Enayi kuşlar...

Orta kapısı açıldığında otobüs; ağır ağır ilerliyordu.

Öncesinde koşup yaşlı adamın elindeki çantayı almaya

koyuldum. Yaşlı adam benden önce davrandı ve yüzüme

baktı. Sağ ol dercesine başını eğdi. Otobüs tamamen durmuştu.

- Buyur Hacı amca, buyur hanım abla...

İkisi de konuşmadan bindiler. Kadının gözleri yaşlıydı,

benzi de biraz solgun. Başlarına büyük bir felaket gel

miş gibiydi. Bu hali zihnimi oldukça meşgul etmişti ancak

fazla merakın da bir anlamı yoktu. Yolcu yolcuydu ve

gidecekleri yere gitmeleri gerekiyordu. Benim işim de

onlara hizmet etmekti.

Yaşlı adam otobüsün ortasında nereye oturacaklarını

sordu. O sırada Hacı gazı kökledi ve otobüs tozu dumana

katarak ilerlemeye başladı.

- Fark etmez amca otobüs sizin. Zaten bomboş. İsterseniz

en öne geçin. Dedim.

Yaşlı adamın gevşeyen yüzü karşıladı yine beni. Ne

demeye, ne anlatmaya çalışıyordu ki? Acaba paraları mı

yoktu da, eğilip bükülüyordu. Öyle ise eyvah! Hacı’nın

acıması yoktur. Atar garipleri dağ başında Alimallah.

- Şuraya geçeriz biz evladım, deyip kapının yanındaki

koltuğa oturdular. Kafamı kurcalayan iki soru ile ben de

Kasımpaşalının yanına, basamağa oturdum.

Kasımpaşalı gevşek gevşek gülümseyerek tekrar sordu.

- Nereye gideceklermiş sordun mu? Enayi kuşlar.

- Şöyle söyleme be beybaba. Gariplerden ne istersin.

Yumruğu yine havada

- Ulan... Sana kaç kere söyledim bana beybaba deme

diye ufaklık.

- Sen de bana ufaklık deme.

- Çarparım kulağının üstüne vallahi… Sordun mu nereye

gideceklerini?

- Sorarım şimdi. Ne acelen var?

Yaşlı amcaya nereye gideceklerini sorduğumda, para

da almam gerekirdi. Ya parası yoksa. Bu namussuz atar

dışarı... Biraz daha oyalanayım da diğer ilçede inerler.

Diye düşündüm. Yazık gariplere!

*-*-*

Otobüs Kahramandere’yi de geçince Hacı yine sordu.

- Tamam deyiverdim çaresiz.

Yolcuların yanına gidip, inecekleri yeri sordum. Kadın

yazmasıyla yüzünü örttü. Ağlıyordu.

- Hasanca‘ya gideceğiz evladım ama.

- Tamam amca...

...

Hacı bana nereye gideceklerini sor demişti. Para al

dememişti ya. Biraz daha idare ederdim herhâlde. Hem

Hasanca'ya da az kaldı.

Yeniden Kasımpaşalının yanına geçip oturdum.

- Sordun mu? Dedi.

- Sordum sordum. Hasanca’ya gideceklermiş.

- Yirmişerden kırk alacaksın unutma. Beşi de senin.

Eğer pazarlık edecek olurlarsa indir gitsin...

Kasımpaşalı dediğini yapardı. İndirirdi garipleri. İkisi

tek olsa neyse de bebeleri de vardı. Ama o kadın neden

ağlıyordu ki?

Otobüs Hasanca sapağına girince çaresiz ayaklandım.

Ayaklarımı sürüyerek yolculara yaklaştım.

Parayı diyemedim. Az oyalanıp sordum.

- Bebek oğlan mı?

Yaşlı adam cevap verecekken kadının hıçkırıkları

yükseldi. Başını bebeğe yakınlaştırarak, utana utana ağlamaya

devam etti.

- Oğlandı. Dedi yaşlı adam. Sonra da devam etti. Oğlanı

hastaneye götürdük. Gece de orada kalınca…

- Şoföre sorayım bir hele...

Maksadım şoföre sormak değildi elbet. Onları indireceğini

biliyordum. Ama fazla yürümesinler diye zaman

geçiriyordum.

- Fazla paraları yokmuş. Bebeleri de ölü...

- Bana ne ulan indir. Al elindekileri de. Almazsan

senden keserim valla… Bu kadar yük ettik.

-…

Kasımpaşalı otobüsü sağda bir yere eğledi. Yolcuların

yanına gidince ikisi de inmeye hazırlanmıştı.

- Olmazmış Hacı amca. Dedim. Elimi uzattım. On beşi

elime bıraktı.

- Sağ ol evladım. Dedi. Bizi buraya kadar idare ettin.

Allah razı olsun...

Yolcuları indirip yolumuza devam ederken; aynaya

bakakaldım. Onlar toz duman içinde yürürlerken içime

tarifsiz acı ve keder çöktü.

 

Erdal Arslan

Yarım Kalan Öyküler adlı kitabından

 

ERDAL ARSLAN

Hayatı:

1988 Yılında Mersin’in Erdemli İlçesinde dünyaya geldi. İlk ve Orta öğrenimini İstanbul'da tamamladı. Trakya Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesinde İktisadi bilimler eğitimi gördü. Üniversite öğrenimi sırasında Tiyatro ile ilgilendi. Mezuniyetinden sonra bazı özel kurumlarda muhasebe ve İdari işler bölümlerinde görev yaptı. 2014 Yılından beri Gaziosmanpaşa ilçe Milli Eğitim Müdürlüğünde Devlet Memuru olarak görev yapmaktadır.

Yayınladığı ve katkıda bulunduğu eserler:

 

Sen Çeyrek Ben Yarım - Öykü&şiir 2016

Elveda Çocukluğum - Kısa Roman 2016

Dil İşçileri Edebiyat Antolojisi  (4 Öykü) 2016

Cümle Mühendisleri Edebiyat Antolojisi (1 Öykü) 2017

Yarım Kalan Öyküler 2017

 




Kaynak: Erdal ASLAN

Editör: Salih Türkoğlu

Bu haber 1803 defa okunmuştur.

Serdar serttaş / 19-04-2020 15:32:00

Çok güzel bir dil kullanmış adeta hikayeyi yaşadım diyebilirim diğer hikayelerde okumayı çok isterim eline kalemine sağlık ayrıca yazarı tanıyor olmaktan onur duydum.



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER MİSAFİR KALEMLER Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
683 Okunma
642 Okunma
616 Okunma
612 Okunma
592 Okunma
530 Okunma
528 Okunma
464 Okunma
384 Okunma
367 Okunma
315 Okunma
297 Okunma
2677 Okunma
2280 Okunma
2239 Okunma
2152 Okunma
2026 Okunma
2005 Okunma
1947 Okunma
1873 Okunma
1843 Okunma
1792 Okunma
1774 Okunma
1749 Okunma
SON YORUMLANANLAR
YUKARI