Örnek HTML sayfası
Bugun...



Erdinç Ozan'ın Kaleminden "Kuşlar"
Tarih: 28-05-2020 13:55:31 + -


Erdinç Ozan, kuşlarla ilgili dikkat çekici bir yazı kaleme aldı. Zevkle okuyacaksınız.

facebook-paylas
Tarih: 28-05-2020 13:55

Erdinç Ozan'ın Kaleminden

 

                                                                                                                                                                                                                       
                                                                                                               ERDİNÇ OZAN

KUŞLAR

 

     Kuşlar dostumuzdur. Alfred Hıtchcook'un o meşhur ''kuşlar'' filmindeki gibi değildir kuşlarla insan arasındaki ilişki. İnsanlara karşı saldırgan tutum içinde olmamışlardır. Birde bunun tersini düşünelim. Yani filmde olduğu gibi. İnsanoğlu için doğada yaşam ne denli çetin olurdu değil mi? Düşünsenize evinizden dışarıya burnunuzu uzattığınızda tepenize çöreklenen onlarca kuş. Yada gece evinizde TV izlerken aniden camları parçalayıp içeri girmeye çalışan kuşlar...Kuşkusuz film aksiyon sahneleriyle izleyici çekmek için ama, bir gerçeğe de dikkat çekmiyor değil? Yeryüzünde bulunan 200 milyonu aşan türüyle kuşlar dostumuzdur.

     Peki biz ne yapıyoruz? Çetin kış şartları içinde kendilerine yiyecek bulmakta zorlanan ve doğanın tek gelişmiş beyin sistemine sahip olan insanoğlundan yiyecek istiyor onlar. Biz ise onları avlıyoruz. Adına avcı denilen ve kuş öldürmeyi meslek edilen silahlı kişiler tarafından. üstelik bunun adına spor diyorlar. nasıl bir sporsa? Spor, dostluk, barış, kardeşlik duygularının pekişmesi için değil midir? Kuşları, hayvanları öldürmek nasıl spor olabilir? Anlayabilmiş değilim. Dernekleri falanda var. Belki federasyonları da vardır, o kadarını bilmiyorum.

     Kuşlar, mevsimleri birbirinden ayırabilir mi? Ayırır. Hangi mevsimin bittiğini, hangisinin başladığını bizim kadar onlarda bilir. Belki bizden bile daha iyi ayırd ederler. Sesleriyle, hareketleriyle, birbirlerine sokuluşlarıyla, tüylerini kabartmalarıyla mevsimleride aylarıda bilirler. Ona göre göç yollarına düşerler. Daha sıcak iklimlere göçerler. Yollarda konaklama tesisleri vardır. Oralarda günlerce kalıp, dinlenir, uyur, karınlarını doyururlar. Sulak alanların kenarlarıdır bu konaklama tesisleri. Adlarına ''Kuş cenneti'' denmiştir. Sayısız kuş türü buralarda konakladığı için ve cıvıltılarıyla, şarkılarıyla doğaya renk kattıkları için olsa gerek ''cennet'' yakıştırması yapılmıştır. Biz bu sulak alanları, kuş cennetlerini yok edip, rant uğruna doğayı katletmeye devam ettikçe kuşlar semtimize uğramaz olacaktır. Oysa, doğanın renkleri onlar. Kuşların bizlere bedava sunduğu doğanın en mukteşem konserlerinden yoksun kaldığımızda ruhumuzdaki acıların depreştiğini, derinleştiğini hissetmeyecek miyiz? Doğa böylesine birbirine uyumlu bileşenlerden oluşur işte. Evinizin etrafında en azından 3-5 ağaç ve bu ağaçlarda şarkı söyleyen kuşlar yoksa daima bir tarafınız eksik kalacaktır.

     Bir yerden başka yere taşınırken yanımızda ne çok eşya taşırız değil mi? kamyon dolusu. Mobilyalar, beyaz eşyalar, çanak çömlek, gümüş takımlar, porselen takımlar falan...Oysa, göç eden kuşların yanlarında getirdikleri hiçbir şey yok. Bütün bu varlıklar, ömür boyu satıp alıp durduğumuz, eskiyeni atıp yenisini aldığımız, hatta eskimeden modası geçti, yeni versiyonu, yeni modeli çıktı deyip onca paraya kıyıp satın aldığımız teknoloji ürünleri. Hayatı kolaylaştırmak için mi? Belki. Ama, bu ürünler hayatı kolaylaştırıken kendi egomuzu ne denli kabartıp bencilleştiğimizinde göstergesi olmuyor mu? Kaçımız özellikle kuşların, kedilerin, köpeklerin kışın yiyecek bulmakta zorlandıklarını düşünüp pencere kenarlarına, kapı önlerine yiyecek bırakıyoruz? Doğa onlara mevsimlere uyum göstermeleri için deri ve tüy verdi, kanları buna dayanıklı deyip kestirip atıyoruz. Ama, gerçek öyle değil. Çetin kış şartları hayvanlar, özellikle de kuşlar için çok daha zordur.

     Üşüyüp acıkan kuşlar, üşüyünce daha çok acıkır. Kurumuş, bayatlamış ekmek kırıntılarını ıslatıp pencerenizin, balkonunuzun veya kapınızın önüne bırakın. İştahla, keyifle yiyeceklerdir. Öylesine keyifle yerlerki gagaları görünmez olur. Bir lokma ekmek için birbirlerine kafa tutarlar. kabarırlar, söylenirler ama asla birbirlerini öldürmezler. Bir lokma için birbirlerine kafa tutar ama o en son kırıntıyı sevdiğine bırakır. Yavrusunu doyurmak için gagasında taşır ekmek kırıntısını.

     Kuşlar dostumuzdur. Mevsimleri bilirler. Bildiklerinden de öte mevsimler ötesi bilgilidirler. Dostça bakarlar. Hal hatır sorar gibi. Bencil değildirler. Şubattan sonra Martın geldiğini bilirler hiç şüpheniz olmasın. Yazıda sonbaharıda çok iyi ezberlemişlerdir.

     Kuşları aç bırakmayalım. Onlar soframızdaki kırıntılara razılar. Evinizin yakınlarında ağaç yoksa, gecikmeden dikin bir tane. Belediyeden yardım destek isteyin. O ağaca bir kuşun konduğunu ve size dönüp söylediği o eşsiz şarkıları dinleyin. Ruhunuz rahatlayacaktır.

     Kuşları vurmayın, öldürmeyin efendiler...Kalbinizi sevgiyle doldurun. Kin, nefret, öfke gibi duygulara yüreğinizde yer vermeyin. Sevin. Sadece sevin.




Kaynak: Erdinç Ozan

Editör: Mehmet Karakoyunlu

Bu haber 1310 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER MİSAFİR KALEMLER Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
616 Okunma
587 Okunma
551 Okunma
538 Okunma
515 Okunma
498 Okunma
489 Okunma
460 Okunma
422 Okunma
248 Okunma
245 Okunma
219 Okunma
2558 Okunma
2437 Okunma
2218 Okunma
2177 Okunma
2168 Okunma
2144 Okunma
2011 Okunma
1910 Okunma
1909 Okunma
1853 Okunma
1834 Okunma
1759 Okunma
SON YORUMLANANLAR
YUKARI