Bugun...



Kaf Dağı’nın ardından gelenler
Tarih: 14-08-2018 11:41:55 + -


Anadolu mozaiğini oluşturan yapı taşlarından biri hiç kuşkusuz Kafkas göçmenleridir.

facebook-paylas
Tarih: 14-08-2018 11:41

Kaf Dağı’nın ardından gelenler

                                                                                                                                                                                                                                       Atilla SAĞIM

Anadolu mozaiğini oluşturan yapı taşlarından biri hiç kuşkusuz Kafkas göçmenleridir, 154 yıl önce yaşadıkları coğrafyadan Kaf Dağı’nın ardındaki ülkelerinden zorla sürgüne tabi tutulan yüz binlerce Kafkasyalı yollarda can vermiş hayatta kalanlar ise Anadolu’nun çeşitli bölgelerine yerleştirilmiştir. Kafkas kökenli insanların geçmişte yaşadıkları manevi olarak bugün de yüreklerde tazeliğini muhafaza etmektedir.

Dünya tarihine baktığımızda geçmişte yaşanan acıları hala yüreğinde hisseden ve unutmamak için nesilden nesillere aktaran halkları biliyoruz, örneğin Yahudiler Davut’un 2 bin yıllık sarayının bugün ağlama duvarına dönüşen sınırında dünyanın dört bir tarafına dağılmalarına neden olan yenilgilerini hatırlar, Şiiler 1.327 yıl önce Kerbela’da öldürülen Hasan ve Hüseyin için matem tutar, bir haksızlığa isyan ederler. Kafkasya’dan sürgün edilen ve anavatanlarından zorla koparılan Kafkas halkı ise sıla hasretini bu gün dahi içlerinde yaşarlar.

300 yıl süren Rus-Kafkas savaşları sonucunda 1864’de yılında savaşı kaybeden Kaf Dağı’nın insanları cepheden köylerine dönerken galip gelenler ise bir ganimet ve bedel istiyordu. Ruslar 6 bin yıldır Kaf Dağı’nda yaşayanlara en ağır bedeli layık görmüştü: Sürgün. Kafkasya’da yaşayan halkların o dönemde gidecekleri tek yer ise dinini yaşadıkları Osmanlı topraklarıydı, Kafkas halkı ilk deniz yoluyla Osmanlı limanlarına gönderilmeye başlandı. Osmanlının onlar için biçtiği rolde Arnavutluk, Sırbistan, Ürdün Suriye başta olmak üzere savaşların ve çatışmaların en yoğun olduğu bölgelere yerleştirmek vardı, zaman içinde sürgün yolu adeta soykırıma dönüştü.

Sürgün yolunda yaşananlar, yolda telef olanların yürek yakan görüntüleri Trabzon’daki Rus konsolosunun, tehcir işlerini idare etmekte olan General Katraçef’e yazdığı raporda şöyle anlatılır:

 “Türkiye’ye gitmek üzere Batum’a 70.000 Çerkes geldi. Bunlardan vasati olarak günde 7 kişi ölüyor. Trabzon’a çıkarılan 24.700 kişiden şimdiye kadar 19.000 kişi ölmüştür. Şimdi orada bulunan 63.900 kişiden her gün 180-250 kişi ölmektedir. Samsun civarındaki 110.000 kişi arasında her gün vasati 200 kişi can veriyor. Trabzon, Varna ve İstanbul’a götürülen 4.650 kişiden de günde 40-60 kişinin öldüğünü haber aldım.”

1864 yıllarında tarihin en büyük kitlesel nüfus hareketlerinden biri olan Kafkas sürgünü sırasında Ruslar tarafından yapılan zulümler ve Kafkas halkının çığlığı ne yazık ki kimseler tarafından duyulmadı.

Anadolu topraklarına ilk Kafkas göçmenleri Kırım savaşı sonunda Rusların Kafkasya’daki baskısı neticesinde 1856 yılında başladığı kabul görmektedir, araştırmacılara göre sayı 200.000 ile 1.5 milyon arasında değişmektedir, ancak 1856-1907 arasında Osmanlı topraklarına ulaşabilen Kafkasyalı Göçmen sayısı ortalama 600 bin kadardır. Yaklaşık 1 milyona yakın Kafkasyalı hayatını kaybetmiştir.

1856 yılında başlayan bu göçler sırasında Suriye, İç Anadolu, Doğu Anadolu ile önemli ölçüde Kafkas göçmeninin de Rumeli’ye, stratejik bölgelere yerleştiği görülmektedir. Bu tarihte çok az miktarda da Bursa ve çevresine özellikle Çerkes ve Abhaz göçmenlerin yerleştirildiğini görmekteyiz.

Bu tarihte gelen ve Bursa civarında yerleşenler çoğunlukla İnegöl’e yerleşmişlerdir. Ancak Bursa bölgesine Kafkas göçmenlerin büyük bölümü 93 Harbi sonrasında, 1878 yılından sonra iskan edilmiştir. 1891 yılına kadar Anadolu’ya sevk edilen 474.638 göçmenden 162.028’i Osmanlı İmparatorluğunun Hüdavendigar Vilayetine (Bursa) yerleştirilmiştir.

Kafkas göçmenlerin bir bölümü kara yolu ile Erzurum istikametinden Anadolu’ya girerken, çok büyük bölümü ise, deniz yoluyla İstanbul’a gelmişti. İlk göçmenlerin gelişi üzerine Hükümetin İstanbul’dan kamplarda toplama girişimi, iskânı kontrollü yapma arzusundan kaynaklanıyordu. Ancak Kafkas göçmenleri İstanbul’da uzun süre bekletilince sorunlar yaşanmaya başlandı. İstanbul’da biriken göçmen sayısı 200 bini de aşınca, bu göçmenlerden 50 bini hemen Anadolu’ya taşınmıştır. Bu nedenle de İstanbul’a yakın olan Hüdavendigar Vilayeti ve İzmit tercih edilmişti. Göçmenler, Ocak 1878 tarihinden itibaren Bursa’ya gönderilmeye başlanır.

Gemiler Gemlik, Mudanya, Edremit, Yalova ve İzmit gibi sahil iskelelerine gönderilir ve buradan da iç kesimlere yollanır, 7 Römorkör ve İdare-i Mahsusa’ya ait Şerefresan adlı vapur Bandırma başta olmak üzere Gemlik iskelelerine sürekli göçmen taşır. 10 Eylül 1879 tarihine kadar Anadolu’ya sadece Rumeli’den 275 bin nüfus gönderilmiştir, bunlardan en büyük rakamı ise 54.898 kişi ile Bursa’ya gelir.

Sürgün çok farklı yönlerden yapılmış olsa da Balkanlara deniz yoluyla gidenler daha sonra kara yoluyla Anadolu topraklarına geçiş yaptılar.

Bursa ilçelerinden Mustafakemalpaşa, Karacabey, İnegöl köylerine yerleşenler genellikle Abhaz ve Adige ağırlıklı Kafkasyalılardır.

Bursa’da KARACABEY Akçasusugırlık (Abzegh), Cambaz, Ekinli (Arapçiftliği) (Shapsugh), Gönü, Hayırlar, Karacabey Wubıh, Ulubat Abhaz, Karachay, Yolağzı (Dümbe) , Kurşunlu ve Ekmekçi, MUSTAFAKEMALPAŞA Adaköy (Shapsugh), Boğazköy (Shapsugh), Bostandere, Döllük (Abzegh), Güllüce(Abzegh), Güvem (Abzegh), Kadirçeşme (Shapsugh), Karaorman (Abzegh, Karachay), Kuşuboğazı (Daghıstan), Ormankadı (Abzegh), Soğucak (Abzegh),Taşköprü (Shapsugh),Tepecik(Karachay), Yalıntaş (Abzegh), ORHANELİ Söğüt (Shapsugh), YENİŞEHİR Kavaklı İNEGÖL Fındıklı (Shapsugh), Güneykestane ( Abhaz), Hacıkara (Shapsugh), Bogaz (Shapsugh), Kestanealanı (Abhaz), Mezit (Abhaz), Osmaniye (Abhaz), Rüştiye(Abhaz), Sulhiye (Abhaz)

Bu gün Türkiye’nin ve dünyanın dört bir tarafında Kafkas göçmenleri yaşamaktadır, her yıl 21 Mayıs günü Kefken Babalı sahiline gelerek atalarının 154 yıl önce yaşadıkları acıları hatırlamakta ve onları anmaktadır.




Kaynak: http://www.belgeseltarih.com

Editör: Mehmet Karakoyunlu

Bu haber 665 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER TARİH Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI