Örnek HTML sayfası
Bugun...



ÖVÜNÇ EZGİ YILMAZ İLE RÖPORTAJ
Tarih: 21-11-2020 18:51:06 Güncelleme: 21-11-2020 19:49:06 + -


Özlem Gürer, mektupedebiyatdergisi.com okurları için şair Övünç Ezgi Yılmaz ile konuştu.

facebook-paylas
Tarih: 21-11-2020 18:51

ÖVÜNÇ EZGİ YILMAZ İLE RÖPORTAJ

 

Röportaj Özlem GÜRER

"Kimdim ben?

Bazen Orhan Veli’nin ‘Uzanıp yatırıvermiş sere serpe’ şiiri…

Çukurova’da pamuk işçisi, Toroslarda çam kokulu bir genç, aydınların görmezden geldiği töre cinayeti…

Karınca kadar bedeniyle gökyüzü kadar sevda taşıyan bir kadın…

Ağacın kovuğuna saklanmış bir kuş…

Avrupa’yla Anadolu arasında kalmış bir gurbetçi; ay sonunu getirmemiş bir memur karısı…

Kimdim ben? Can Yücel’in Datça’sı, Sokrates’in düşünce aşkı…

Kimdim ben? Ruhunu arayan bir deli", diyor Övünç Ezgi YILMAZ

Hayatın her zerresine dokunan, okudukça düşündüren bir eserle hayatımızda yer alan Sayın Yazarımız Övünç Ezgi YILMAZ ile röportajımız başlasın o halde.

 

1. Kısaca kendinizi anlatır mısınız?

Mersin’in Anamur ilçesinde muz bahçeleri ve deniz kokulu bir cennette yaşıyorum. Can Yücel için Datça, Halikarnas Balıkçısı için Bodrum neyse Anamur da benim için o. Siyaset bilimi üzerine yüksek lisansım var. Mesleğim Sigortacılık ve 28 yaşındayım.

Çok güzel betimlediniz, kendimi bir an orada hissettim.

Her zaman beklerim misafir etmekten çok mutlu olurum.

Eğer yolum düşerse o cennetten nasibimi almayı çok isterim bende teşekkür ederim.

 

2. Ne kadar zamandır yazıyorsunuz?

Kendimi bildim bileli ama aileme ilkokul 3. sınıfta yazar olmak istediğimi söylemişim ama ben hatırlamıyorum sadece yazmak benim için içimdekileri kusmaktır. Her insanın içinde gizli duygular, anılar, kalıplar vardır. Yazmak içimizdeki düzene anarşist bir isyandır.

O zaman kendi düşüncelerimi söylemem gerekirse, muhtemelen siz duygularınızı zirvede yaşıyorsunuz. Çocukluğunuzdan beri içinizdeki istek muhtemelen karakterinize yansımıştır. Bu çok güzel bir şey.

Kesinlikle çok güzel özetlediniz. Yazmak; planlı, programlı, istekli bir şey değil benim için, hiç bir zaman da öyle olmadı. O an gelişti, şu an bile arkadaşımın evinde şarap içerek size yazıyorum. Yazmak benim için anlık gelişen bir tutku.

Bana göre de doğru yaşam biçimi bu aslında.

 

3. Yazmanızda en büyük etken nedir?

Tutuklarım, İsyanım… Bazen Çukurova’da gördüğüm bir pamuk işçisi bazen ay sonunu getiremeyen bir memur Karısı…

O zaman etken kısaca sizsiniz, diyebiliriz.

Kimi zamansa karınca kadar bedeniyle gökyüzü kadar Sevda taşıyan bir kadın. Hayır, ben değilim, Aksine hayat ve hayatımıza eşlik eden karakterler bizde tutku, gözyaşı, acı, sevgi uyandıran hisler yani hayat.

Ama hayatı bu kadar içten gören insan sayısı çok az. Sizdeki bu tutku olmasaydı belki de gönül gözünüz bu kadar açık olmayacaktı. Keşke herkes sizin gibi hissedebilse ve saydığınız etkenlerden dolayı duyarlı olabilse. Tebrik ediyorum sizi

 

4.  Peki, yazarken kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

Çok daha iyi; yazmak bir meditasyon benim için. Kalem kâğıt gizli sırlarımı paylaştığım bir dostum gibi.

Siz yazarken, okurlarımız da okurken meditasyon yapıyor o zaman. Çünkü bu denli hissiyatın kitabınıza yansımaması imkânsız. Okurlarınız çok şanslı.

Çok teşekkür ederim o sizin güzel bakışınız.

Asıl ben teşekkür ederim herkes adına

 

5. Yazarken çektiğiniz en büyük zorluk nedir peki?

Yazdıklarımı toplayıp temize çekmek çünkü farklı mekânlarda farklı yerlerde yazılmış yazılar. Ben, eski mantık hâlâ kalem kâğıtla yazıyorum sonra bilgisayara aktarıyorum ama kimi bir mekânda adisyonun arkasında yazılmış oluyor kimi bir faturanın arkasına ve o duyguyu tekrar yaşayamıyorsun temize çekerken, kendi yazımı okumakta güçlük çekebiliyorum.

Bir doktor edasıyla yazıyorsunuz sanırım.

Doktorlara hakaret olur :-)

Yok, tabi ki onlar baş tacı bizim için.

 

6. Şu ana kadar aldığınız en kötü yorum nedir peki?

Şiir kitapları bu ülkede satılmıyor sözü.

Evet, hoş bir yorum olmamış, işte az önce anlatmak istediğim tam olarak buydu. Keşke herkes sizin kadar hissiyatlı olup bazı etkenler karşısında duyarlı olabilse. Bir şiir bir bilgidir bana göre. Bazen bir satırında bile kendimi bulduğumu biliyorum...

Çok teşekkür ederim tekrar kesinlikle.

 

7. Peki, tam tersini sorsam; sizin için en can alıcı yorum neydi? Sizi çok iyi hissettiren?

Aslında yorum olarak değil. Sözcü gazetesinde Yekta Bey, genç yazarlardan övünç Ezgi Yılmaz, diyerek şiir kitabımdan bahsetmişti. benim çok büyük saygı duyduğum bir insanın dikkatini çekmek ve bizleri takip etmesi beni en çok onure eden bir yorumdu.

Aslında hak ettiğiniz gibi davranmış size. Mütevazı oluşun çok hoş.

Çok teşekkür ederim ama en büyük heyecanlandığım yorum oydu...

Emeklerinizin karşılığını almanız çok güzel tabii ki.

 

8. Siz olsaydınız kendinizi nasıl eleştirirdiniz?

Çok düzensiz, plansız yazmak ve üretmek için uğraşmayan tembel biri! Biraz sert olacak ama ben kendimi hiç bir zaman kitap çıkarmak, yazdıklarımı değerlendirmek üzerine uğraşmadım. Arkadaşlarım bu alanda beni teşvik ve motive etti. Onların emeği diyebilirim.

Anladım, çevrenizin size etkisi güzel bir şey tabi.

 

9. Kitabınız daha çok hangi yaş gruplarının ilgisini çekiyor?

Aslında öyle bir durum yok. Her yaştan insanlar okuyor. Mesela İstanbul TÜYAP da 65 yaşında bir beyefendi gelmişti; ben sizin kitabınızı okudum, imzalatmak istiyorum, dedi. Çok şaşırmıştım. Alanya kitap fuarında daha çok gençler gelmişti.

Bana göre de olması gereken bu aslında. Çok genç insan tanıdım kendine göre bir kitabı okumaktan zevk almıyor, ama pek çok tanıdığım orta yaş gurubundaki insanlarda tam tersini yapıyor. Bu güzel bir şey aslında. Çünkü kimin neyi anladığı hiç belli olmuyor.

Kesinlikle özelikle şiir yaştan çok duyguya hitap ediyor. Duyguları ölmeyenler şiirin dilini konuşabiliyorlar.

Evet, doğru, Bazen anlatmak istediğim şeyi bir şiirle direk anlatabiliyorum, kendimi yormuyorum bile.

 

10. Yazarken ilham aldığınız şey nedir? Bir kişi olabilir bir nesne olabilir. O ilham periniz size ne olunca geliyor?

Bahçemde ki küçük karanfil diye bir şiirim var. O zaman balkonda bir karanfil seyrediyordum. O an karşımda olan bir nesne de bir insan da olabiliyor. Dediğiniz gibi…

Bunlara anlam yükleyebilmek her yiğidin harcı değil yalnız.

Estağfurullah

 

11. Beğendiğiniz ve kitaplarını okuduğunuz bir yazar var mı?

Çok… Yaşar Kemal, Can Yücel, Nazım usta, Fazıl Say ( yazar yönü ). Şu an Fatoş güneyin ‘Camları Kırın Kuşlar Kurtulsun’ kitabını okuyorum.

Büyük Ustalar...

 

12. Peki, yazarlarla görüşme imkânınız oldu mu? Bir araya geldiniz mi hiç?

Saygı Öztürk, ismi gibi saygı duyduğum çok özel bir insan. Bir Gün gazetesi kurucularından Oğuzhan Müftüoğlu yine aynı şekilde ve birçok isim var ama üstat diyebileceğim bu iki isim. Maalesef birçok yazar ölümünden sonra değerleniyor, o yüzden birçok ünlü yazarımız hayatta değil. Ama yeni yazarlardan favorim Bavul Dergisi yazarlarından Güvenç Dağüstün

Evet, keşke hayatta olsalar da daha çok anlamlaşsa her şey.

Keşke.

 

13. Peki, son olarak mektupedebiyatdergisi.com aracılığıyla okurlarınıza nasıl seslenmek istersiniz?

Zor bir soru oldu! Hayatı sevin, yaşayın, okuyun ve bol bol gezin. Şiir tadında güzellikler yaşayın...

Tüm bu dilekleriniz için ve benimle röportaj yaptığınız için çok teşekkür ediyorum Ezgi Hanım. Hoş bir sohbet oldu gerçekten. Gönlünüz kadar güzellikler sizi bulsun...

Ben teşekkür ederim. Anamur’a yolunuz düşerse mutlaka tanışmak isterim.

Tabii ki seve seve. Sevgiyle kalın, hoşçakalın.

 

 




Kaynak: Özlem Gürer

Editör: Kürşat Kafkaslıoğlu

Bu haber 1405 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER RÖPORTAJ Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
1115 Okunma
1091 Okunma
1086 Okunma
1075 Okunma
961 Okunma
890 Okunma
881 Okunma
757 Okunma
637 Okunma
558 Okunma
538 Okunma
504 Okunma
4524 Okunma
4173 Okunma
3662 Okunma
3517 Okunma
3491 Okunma
3364 Okunma
3305 Okunma
3144 Okunma
2968 Okunma
2963 Okunma
2959 Okunma
2951 Okunma
SON YORUMLANANLAR
YUKARI