escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan istanbul escort istanbul escort istanbul escort vtunnel
Bugun...



ROL MODEL ŞAİR:MİHRİ HATUN
Tarih: 25-12-2017 09:58:49 Güncelleme: 25-12-2017 10:05:49 + -


Osmanlı Dönemi divan edebiyatı araştırmaları, bu dönemde binlerce şair yaşadığını bunlardan yaklaşık bin tanesinin divanı olduğunu söylüyor.

facebook-paylas
Tarih: 25-12-2017 09:58


                                                                                                                                                                                                                                                                                        Selin ÖZ – Esin AY

       Osmanlı Dönemi divan edebiyatı araştırmaları, bu dönemde binlerce şair yaşadığını bunlardan yaklaşık bin tanesinin divanı olduğunu söylüyor. Bu yedi yüz yıllık dönemde  sadece elli kadın şair vardır.  Yani Osmanlı devletinde kadın şairlerin oranı sadece yirmide birdir. Peki, bu sadece Osmanlı devleti için mi geçerliydi? Hayır. O dönemlerde diğer devletlerde de aynı durum görülür. Üstelik Osmanlı devletindeki kadın şairler daha niteliklidir.

       Yukarıda da belirttiğimiz  gibi toplumda erkek egemenliği söz konusudur. Osmanlı devletinde iyi bir şair olabilmenin en önemli yolu iyi bir eğitimdir. Ne yazık ki erkek egemen bir toplumda kadınların eğitim alabilmesi erkekler kadar mümkün değildi. Her şeye rağmen kendini yetiştirmiş, öğrenimini tamamlamış kadın şairler vardı. Hatta bu kadın şairler duygusallık ve edebi yönleriyle erkek şairlerden üstünlerdi bile diyebiliriz.  Erkek egemenliğinin açıkça görüldüğü 15 ve 16. Yüzyıllarda bir kadının divan yazması ve bu divanın edebi bir değer taşıması o döneme bakıldığında önemli bir başarı olduğu görülür.

       İşte Mihri Hatun 15. Yüzyılda(1460 ?) Amasya’da bu şartlar altında dünyaya gelmiştir.  Dedesi Halveti tarikatı şeyhi Pir Sücaeddin İlyas, babası ‘Belayi’ mahlası ile şiirler yazan bir kadı idi. Ailesinin imkanları sayesinde eğitimini tamamlamış daha kız mekteplerinin bile olmadığı bu dönemde babası sayesinde okuma yazma ve Arapça, Farsça öğrenmiştir. Ayrıca iyi bir aile terbiyesi almıştır.

       Mihri Hatun II. Beyazıt’ın şehzadelik yaptığı Amasya’da adından söz ettirmiş. Gerek şiirleri gerekse cesareti sayesinde sarayın kapıları ona sonuna kadar açılmıştır. O dönemde saray güvence demekse de Mihri Hatun bu güvenceye sırtını dayamamış kendi ayakları üzerinde durmuştur. Mihri Hatun erkek egemen bir toplumda aşkını pervasızca dile getirmesi onun cesaretinin en büyük örneğidir. Mesela ;

İrdi çün abı hayata Mihri ölmez haşre dek

Gördi çün zulmet şebinde ol ayan İskenderi.

       Mihrî artık kıyamete kadar ölmez çünkü  hayat suyuna ulaştı, gece karanlıkları içinde o İskender’i açıkça gördü. (Tezkirelerde Mihri Hatun’un II. Bayezid’in Nişancıbaşı Sinan Paşa’nın oğlu İskender Çelebiye aşık olduğu yazılır.) Şiirinde de bahsettiği bu aşktan dolayı bazı şairlerin iğnelemelerine karşılık

Nice İskenderi la’lim zülâli

Suya iletti vü susuz getirdi

(Dudağımın tatlı suyu nice İskender’i suya götürdü susuz getirdi.)mısraları ile gerekli cevabı verir.

       Uzun ayrılıkların sebep olduğu soğukluktan sonra İskender Çelebi’nin kendisine olan aşkının bittiğini gören Mihri, sitemini, bütün yadırgamaları göğüsleyerek, yine şiirle yapar.

Bir zaman şehr-i Amasiyyede İskender idin

Hızrveş âb-ı hayat üstüne bir rehber idin

Hûblar içre sanemâ sen dahi bir server idin

Yürü şâhım yürü ısmarladım Allâh’a seni

 

Kanı ol dem ki bizimle dün ü gün hemdem idin

Dil-i mecrûhumuzun yarasına merhem idin

Hey benim beyceğizim sen dahi bir âdem idin

Yürü şâhım yürü ısmarladım Allâh’a seni

 

Bâğ-ı hüsnüne hazan ermesin iy lâle-i zâr

Bulunur Mihrî gibi sana ne gam günde hezâr

Dostu yâd etmek imiş âdetiniz âhır-ı kâr

Yürü şâhım yürü ısmarladım Allâh’a seni

 

Kadının şairliğini toplumun eleştirmesine  yine hazırcevap şairimiz Mihrî’den:

Çün nâkıs akl olur dirler nisâ

Her sözin mağrûr tutmaktır revâ

Lîk Mihrî dâinün zannı budur

Bu sözi dir ol ki kâmil usludur

Bir müennes yigdürür kim ehl ola

Bin müzekkerden ki ol nâ-ehl ola

Bir müennes yig ki zihni pâk ola

Bin müzekkerden ki bî- idrâk ola

(Kadınlar eksik akıllı olur onların her sözünü boş saymak gerekir derler. Mihrî duacınızın zannı budur ki olgun kişiler şöyle derler: Becerikli bir kadın beceriksiz bin erkekten, zihni açık bir kadın anlayışsız bin erkekten iyidir.)

       Mihri Hatun şiirlerinde sevmekten, sevilmekten, ayrılık acısından ilahi aşka kadar her türlü konuyu- toplumun kadın üzerindeki baskısını düşünürsek- bir erkek kadar rahat işlemiştir.

       Şiirlerinde aşık olduğu erkekleri büyük bir cesaretle anlatan Mihri Hatun’un namusu yüzü kadar temizdir. O dönemde Mihri Hatun hakkında yazılan tezkirelerde Mihri’nin iffetli ve bir o kadar da terbiyeli olduğundan bahsedilmektedir. Aşık çelebi tezkiresinde yazılan “ Namusunun harem dairesine hiçbir nâ-mahrem girmemiştir.” Sözü de söylediklerimizi destekler niteliktedir.

       Bu kadar cesaretli, eğitimli, iffetli ve yetenekli bir kadın şairi nasıl olur da bütün dünya tanırken biz yeterince tanımıyoruz. Divan’ı ilk olarak 1967’de Moskova’da basılmıştır. Yine  Elena Müştakova adlı Rus araştırmacının verdiği bilgiye göre o yüzyıllarda aristokrat ailelerde “Divan”ı okunmaktadır. Uluslararası Astronomi Birliği (IAU) Venüs’teki bir kratere adını vermiş,  ayrıca Avrupa’ da bir mücevher firması dünyanın meşhur şairleri adına muhtelif mücevherler tasarlamış ve bunlar arasında som gümüşten bir küpeye “bütün kalpler logosuyla “Mihri Hatun Küpesi” adını vermiştir ki bu küpeler üzerinde Mihri Hatun’un şiirlerinden alınan “Bir bakışta bütün kalbimle sana aşık oldum.” cümlesi yazmaktadır. Bütün bunlar gösteriyor ki çağlar aşan Mihri Hatun’u biz de halkımıza tanıtmalıyız. Araştırmalarımız göstermiştir ki örgün eğitimin içinde olmasına rağmen özellikle ilgilenenlerin dışında bilen yoktur. Özellikle de dezavantajlı kesimler tanımamaktadır.

       Şehir kültürünü zenginleştiren ve koruyan o şehrin eğitimli insanları, sanatçıları ve  yöneticilerinin yaklaşımlarıdır. Şehirde köyde yaşanır gibi yaşanmaz. Farkı incelikli kültürüdür. Mihri Hatun’da şehir kültürüne katkıda bulunan sanatçılardan biridir. Gerek yaşam tarzıyla, gerek karakteriyle gerekse divan sahibi ilk kadın şair olarak Amasya’nın kültürüne katkıda bulunmuştur.

       Kırk altı yaşında hayata veda eden Mihri Hatun, şiir yazması, erkeklerin ve şehzade Ahmet’in bulunduğu   şiir meclislerinde söz sahibi olması, bizzat kendisi şiir meclisi düzenlemesi, ayrıca sözünü sakınmadan söyleme cesareti, bilgisi ve görgüsüyle saray hanımlarına sohbet arkadaşlığı yapması, ilk divan yazan kadın şairimiz olarak örnek gösterilmeyi hak ediyor. Ders kitaplarında yer vererek örgün eğitimin içindeki gençlere, şehrin açık mekânlarında heykellerini, rölyeflerini yaparak örgün eğitimin dışında kalan insanlara tanıtmalıyız. Başta kadınlarımız olmak üzere tüm halkımızın bu değerli şairemizin örnek alınmasını sağlayabiliriz.

                                                                                

 

               

 

 

 




Kaynak: Selin ÖZ ? Esin AY

Editör: Mehmet Karakoyunlu

Bu haber 444 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER ELEŞTİRİ Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI