escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan istanbul escort istanbul escort istanbul escort vtunnel
Bugun...



YADE YAYINEVİ FARKIYLA 4 KİTAP RAFLARDA YERİNİ ALDI
Tarih: 24-01-2018 13:40:43 Güncelleme: 24-01-2018 14:35:43 + -


YADE Yayınevi, farklı kitaplara imza atmaya devam ediyor.

facebook-paylas
Tarih: 24-01-2018 13:40

YADE YAYINEVİ FARKIYLA 4 KİTAP RAFLARDA YERİNİ ALDI

       YADE Yayınları, yeni yayınlarıyla göz dolduruyor. Yayın dünyasına hızlı giriş yapan YADE yayınları, Atın Şu Gazeteciyi Dışarıya, Ölmeden Önce Erkeklerin Söylediği 101 Yalan, Aşkın Öl Dediği Yerde ve Küçük Bir Ege Masalı gibi kitaplarıyla adından sıkça söz ettireceğe benziyor.

         Yayın dünyasındaki yerini Ankara’daki ofisinden sürdüren YADE Yayınları, yazarların kapısını aşındırdığı bir yayınevi haline geldi. Şiir, öykü, roman, deneme, araştırma ve inceleme kitaplarıyla yazarlara hem kişisel hem de telif ücretli hizmet veren ve Türk Edebiyatına önemli katkısı olan bir yayınevi.

           Son 1 ay da yayınladığı 4 kitabın tanıtım bülteni şöyle;

 

ERKEKLERİN ÖLMEDEN ÖNCE SÖYLEDİĞİ 101 YALAN

 

    “Erkeklerin Ölmeden Önce Söylediği 101 Yalan”da, farklı hayatlar yaşayan 101 kadınla yapılmış röportajlar yer alıyor. Anlatı tarzında kaleme alınan kitapta farklı sosyo-kültürel ve ekonomik çevrelerden kadınların yaşadıkları ilişkilerde duydukları yalanlar anlatılıyor. 81 ilde sıradan hanelerin yanında; akıl hastaneleri, pazar tezgâhları, lüks rezidanslar ve hatta genel evlere kadar uzanıyor bu yelpaze. Kadınlar özetle; “Bir erkekten duyduğunuz en orijinal yalan neydi?” sorusuna yanıt veriyor bu kitapta.

   Başta ufak tefek ve hatta masum sayabileceğimiz yalanlar hepsi. Oysa kitabın sayfalarında ilerledikçe bu yalanların -hâlâ küçük ve masum olsalar da- insanların yaşamını nasıl alt üst ettiğini ve bazen de yaşama sevinçlerini ellerinden nasıl alabildiğini görüyoruz.

   Dikkat çekici başlığı nedeniyle bu kitaba, bir “Allah’ın belası erkekler” kitabı muamelesi yaparsanız haksızlık edersiniz. Göreceksiniz ki kimi zaman aslında onlara da başka çare kalmıyor ya da başka bir yaşam tarzı bilmedikleri için bu yolda ilerliyorlar. O yüzden kadın ya da erkek demeden bu kitabı okuyup bu alandaki empati yeteneğinizi geliştirebilirsiniz.

   Kitabın yazarı bir kadın olarak hemcinslerinin sesini duyurmaya çalışmış. Zaten “Kadın cinayeti”, “Kadına yönelik şiddet”, “Çocuk gelin” gibi kavramların kol gezdiği medyamızda ve edebiyat dünyamızda böyle bir misyon edinmek oldukça haklı ve oldukça olması gereken bir durum değil mi? Kendisi de bir gazeteci olan yazarın, basın mensubu her kadın gibi, bu konularda mesleki bir refleks sahibi olduğunu anlıyoruz yazdığı bu kitapla. Bu refleksini özgün bir tarzla ortaya çıkarmış ve kendine has üslubunu başarılı bir yazım dili ile ifade etmeyi de başarmış.  

   Bazı hikâyeleri kızarak, bazılarını acıyarak, bazılarını da hiç bitmesin diye okuyacaksınız. Ve hatta kitabın belli bir bölümüne geldiğinizde “Artık şaşıracak şey kalmamıştır. Bu insanlar bundan daha fazla ne yaşayabilir ki?” diyeceksiniz. Öyle olmadığını ise sayfalar ilerledikçe göreceksiniz.

Yazar Hakkında: Neslihan Gürsoy, 1983 yılında Ordu'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ankara Yenimahalle'deki Halide Edip Lisesi'nde gördü. 2007 yılında Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun oldu. Aynı yıl Gazeteci Hulki Cevizoğlu’nun sahibi olduğu Popüler Bilim Dergisi'nde meslek hayatına başladı. Bu dergide Muhabir, Editör ve Yazı İşleri Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Sonrasında Pegem Akademi Yayıncılık'ta Yayın Yönetmenliği yaptı. Şu anda AREN Tanıtım'da Editör olarak kurumsal dergi yayıncılığı yapmaktadır.

 

ATIN ŞU GAZETECİYİ DIŞARI

       Eski bir gazeteci olan Tuğrul Sarıtaş’ın kaleme aldığı Atış Şu Gazeteciyi Dışarı, ilginç konu anlatımlarıyla oldukça çekici bir kitap.

       Gazetecilik bazı insanlar için sadece bir meslek değildir!

       Gerçeği bulmak ve duyurmak mesleğin şifresi olsa da bu sırada yaşanan süreç, belli bir noktadan sonra yaşam tarzınız olur. Mesleğinizin yaşam tarzı olması ve onunla âdeta bütünleşmeniz de zaman zaman, dışarıdan garip görünebilen tavırlar ortaya koymanıza neden olabilir.

      Bu durumda aslında siz, kendisine bir meslek seçmiş kişi değil, bir mesleğin seçtiği kişi olursunuz.

      İşte Tuğrul Sarıtaş da gazeteciliğin kendine seçtiği isimlerden biri. Bu meslek, onun ruhunu öyle sarmış ki gözü haberden, fotoğraftan başka hiçbir şey görmez.

      Daha doğrusu görmez idi…

      Çünkü bir gün geldi ve o bu mesleğin seçilmişlerinden biri de olsa geri çekilmeyi tercih etti. “Küstü!” diyelim kısaca… Peki, neden ve nasıl?

İşte bu sorunun yanıtları bu kitapta… Biraz gülerek, biraz düşünerek, biraz kızarak ama daha çok da anlayarak okuyacağınız bu kitapta…

 

AŞKIN ÖL DEDİĞİ YERDE

       İlk baskısını SAGE Yayınevi’nin yaptığı kitabın hem isim babalığını hem de editörlüğünü yapan Çelebi Öztürk, bu kitap için şunları söylüyor: Gerçek bir hikâyeden yola çıkarak yazılmış zevkle okunacak bir roman. Mustafa Erkenekli’nin akıcı anlatımı ve güzel Türkçesiyle yazılmış olan bu roman da zaman zaman kendinizi bulacaksınız.

      Romanın ikinci baskısı YADE Yayınevi farkıyla yayınlandı. Editörlüğünü Ömer Ünal'ın yaptığı kitabın okuyucudan tam not alacağı tahmin ediliyor. 

       Sinan’ın tüm istediği mutsuz bir evlilikten sonra, yurt dışında ticaretle uğraşan babasının yanına yerleşip geçmişi unutarak yeni bir hayata yelken açmaktır. Tek çarenin bu olduğunu düşünür kendi kafasınca. İsviçre’ye yerleşip uzun zamandır hayal ettiği hayatı yaşamaya karar verir ve babasının marketinde eniştesiyle birlikte çalışmaya başlar.  Bu yeni hayata alışmaya çalışırken bilmediği şey, aşkın onun p eşini ne yapsa da bırakmayacağıdır.

      Tanıştığı Ahsen adlı bir kadınla aşk yaşamaya başlar. Çileli bir aşktır yaşadığı oysa. Önüne çıkan engeller mutluluğunu elinden alacaktır Sinan’ın. Her şeyin kontrolden çıktığı, sevdiğinin ellerinden uçtuğu, bir başka bir hayata “merhaba” dediği sırada, son bir umutla aşkının izini yeniden bulmak için verdiği gayret, Sinan’ı tekrar hayata bağlar.

     Fakat ‘kırık sandalın yolcuları’ geleneklerin önüne bir türlü geçemezler.

 

KÜÇÜK BİR EGE MASALI

       Pınar Elif Karabal’ın kaleminden zevkle okuyacağınız bir roman.

      Sesi yine yumuşacık, yine kadife gibiydi. Peride büyülenmişçesine ona bakıyordu. Gözlerini kırpmayı bile unutmuştu neredeyse. Kalbi öyle hızlı çarpıyordu ki aniden durabileceğini düşündü bir an.

 

“Ne vakit bir yaşamak düşünsem,

Sus deyip adınla başlıyorum.

İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin,

Hayır, başka türlü olmayacak,

Ben sana mecburum, bilemezsin...

 




Kaynak: YADE Yayınevi

Editör: Mehmet Karakoyunlu

Bu haber 664 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Yeni Yayınlar Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
YUKARI