Örnek HTML sayfası Your Page Title escort bursa bursa eskort escort bursa Görükle Escort escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa alanya escort bayan antalya escort eskişehir escort mersin escort alanya escort bayan bodrum escort bayan havalimanı transfer
altıparmak escort çarşamba escort eve gelen escort gemlik escort görükle escort gürsu escort heykel escort inegöl escort iznik escort karacabey escort kestel escort masöz escort mudanya escort mustafakemalpaşa escort nilüfer escort orhangazi escort osmangazi escort otele gelen escort rus escort sınırsız escort üniversiteli escort whatsapp escort yıldırım escort
Bugun...



Yazar Mustafa Delice İle Edebiyat Üzerine Röportaj
Tarih: 22-07-2021 17:57:29 Güncelleme: 27-07-2021 12:47:29 + -


Dr. Tuğba AKÇA, yazar Mustafa Delice ile mektupedebiyatdergisi.com için konuştu.

facebook-paylas
Tarih: 22-07-2021 17:57

Yazar Mustafa Delice İle Edebiyat Üzerine Röportaj

Yazar Mustafa Delice İle Edebiyat Üzerine Röportaj

 

Dr. Tuğba AKÇA, yazar Mustafa Delice ile mektupedebiyatdergisi.com için konuştu. Yazarı tanımak, yazarın çalışmaları hakkında bilgiler edinmek için, özellikle genç yazar adaylarının bilgi sahibi olması için bu röportajın yararı olacağını düşünüyoruz.

 

Hem Dr. Tuğba AKÇA’ya hem de değerli yazar Mustafa Delice’ye teşekkür ediyoruz.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

 

Mustafa DELİCE: 5 Şubat 1960 yılında Kırıkkale ili Delice ilçesinde doğdum. İlk ve Orta öğrenimimi Delice’de, lise öğrenimimi Kırıkkale’de tamamladım. 1980 yılında bir kamu kuruluşunun Gaziantep İl Müdürlüğünde memur olarak göreve başladım. 1988 yılında tayin olduğum Çorum’da 19 Mayıs Üniversitesi Çorum Meslek Yüksekokulunu bitirdim. 1996 yılında Kayseri’ye tayin oldum ve 2006 yılında emekli oldum.

 

            2007 yılından itibaren yazmaya başladım. Aynı zamanda bir siyasi partide İl başkan yardımcılıkları, MKYK Üyelikleri, Mazlum-Der Kayseri Şube Başkan yardımcılığı, YİK üyeliği ve Yazarlar Birliği Kayseri Şube Sekreterliği görevlerinde bulundum. Yerel Kayseri Gündem Gazetesinde yaklaşık 5 yıl köşe yazarlığı yaptım.

 

            Yazarlık hayatına Mazlum-Der’de görev yaparken Bülten çıkarmakla başladım. 2012 yılında Hac farizamı tamamlayıp döndüğümde Hacc ve hacı arkadaşlarımı kalıcı kılmak için “Hacc 2012“ ismiyle bir kitap yayınladım. Devamında üzerinde uzun yıllar çalıştığım “Debbur” isimli romanımı 2014 yılında yayın hayatına sundum. 2016 yılında doğduğum yerlerin geçmişini içeren “Türkmenlerin Kadim Yurdu Delice” isimli 3. Kitabımı yayınladım. 2020 yılında da “Çokluktan Birliğe Hacc” ismiyle de son kitabım raflarda yerini aldı. Şu anda “Erkenci Kayısılar” isimli bir hikâye kitabı üzerinde çalışmaktayım. Ayrıca Türk Tarihi, İslam Tarihi, Anadolu’daki Evliyalar isimli kitaplar üzerinde de çalışmalarım devam etmektedir. Evliyim ve iki kız çocuk babasıyım.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Yazmaya nasıl başladınız? Ne zamandan beri yazıyorsunuz?

 

Mustafa DELİCE: Yazma isteğim 1984 yılında tanıdığım bir meczubun bana karşı sevecen tavırlarıyla başladı. Gittiğim bir köyde yaşamış bir meczubun hayat hikâyesinden çok etkilendim. Yaşanmış bir öyküden yola çıkarak uzun süre bilgi biriktirdim. Birikimlerin kitaba dönüşeceğinden emindim. Bu güvenle 2006 yılından sonra yazmaya başladım. İlk basılı eserim 2008 yılında Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığım Mazlum-Der yıllık Bültenle başladı.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Halen üzerinde çalıştığınız bir eser var mı?

 

Mustafa DELİCE: Erkenci Kayısılar ismindeki hikâye kitabı üzerinde çalışmaktayım.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Yazmak, sizin için hayat boyu süren bir serüven mi yoksa geçici bir heves mi?

 

Mustafa DELİCE: Evet yazmak benim için bir tutku. Yaşayamadığım, söyleyemediğim, iç geçirdiğim, sevdiğim, sevmediğim ve benzer tüm hasletlerimi hayal ettiğim bir kahraman üzerinden yazıya dökmektir. Hayallerimin gerçekleşme zeminidir. Benim için mutluluk modudur.

 

Dr. Tuğba AKÇA: İlk okuduğunuz kitabın adını hatırlıyor musunuz? Siz de nasıl bir duygu uyandırdı?

 

Mustafa DELİCE: Ömer Seyfettin’in 1969 baskısı olan Kaşağı’yı okumuştum. 52 yıl önce okuduğum bir kitap. İlkokul 3. Sınıfta öğrenciyken öğretmenim okumam için vermişti. Oldukça etkilenmiştim. Çünkü özellikle çocuklara yalan söylemenin ve iftiranın zararlarını göstermek ve basit yalanların bile büyük sorunlara yol açabileceğini anlatan bir kitaptır.  

 

Dr. Tuğba AKÇA: Çocukluğunuzda kitaplarla aranız nasıldı?

 

MUSTAFA DELİCE: İlkokuldaki Türkçe öğretmenimin teşvikleriyle okumaya çok düşkündüm. Hocamı minnetle anarım. Çiftçi çocuğu olduğum için tarlaya, bahçeye giderken eşeğin üzerinde çok kitap okuduğumu hatırlarım.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Sizi yazmaya iten sebep neydi?

 

Mustafa DELİCE: Hayatımda okumak kadar çevremde yaşananlara karşı da çok hassastım. Her gördüğüm yaşanmışlıkları yorumlar, bazen eleştirir, bazen de özeleştiri yapardım. Tüm bu yaşanmışlıkları neden bir kitaba dönüştürmüyorum, diye düşünürdüm. Benim gördüklerimi bütün okuyucularında bilmesini isterdim. Zamanla bu ben de tutkuya dönüştü. Bir yerden başlamam gerekti.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Eserlerinizdeki karakterler de kendinizden parçalar oluyor mu? Eserlerinizin türleri hakkında bilgi verir misiniz?

 

Mustafa DELİCE: Romanım “Debbur” da elbette kendi sevinç ve üzüntülerimi de yansıttım. Hacc kitaplarımda tamamen ben temelli üzerinde çalıştım. Roman ve araştırma-incelemeye yönelik tarihsel ve rehber kitapları olduğunu söyleyebilirim.

 

Dr. Tuğba AKÇA: İlk kitabınızı bastırıp elinize aldığınızda neler hissettiniz?

 

Mustafa DELİCE: Elbette her yazarın yaşadıklarını ben de yaşadım. Basılmış ilk eserinizi gördüğünüzde yüzünüzde ki hafif tebessümün çok daha fazlasını ruhunuzda hissediyorsunuz. İlk heyecan biraz yatıştıktan sonra yeni bir eserin hayalini kurmaya başlıyorsunuz.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Kitaplarınızın başarısı sizi tatmin ediyor mu?

 

Mustafa DELİCE: Mütevazı olmak gerekirse kitap fuarlarında stantlarda sevgili gençlerin sordukları soruları cevaplarken elbette yaşadığımız duygu yoğunluğu bizleri çok mutlu ediyor. Yazar adaylarına tavsiyelerde bulunurken çocukları en güzel şekliyle nasıl motive edebiliriz kaygısını hep yaşıyoruz. Genelde tatmin ediyor elbette.

 

Dr. Tuğba AKÇA: İlham kaynağınız?

 

Mustafa DELİCE: Zannederim toplum içerisinde duyarsızlık denen bir olguyu yaşamımızda kendimize düstur edindiğimiz için yaşananlara karşı ilgi ve alaka göstermiyoruz. İşte bizdeki hassasiyet burada ortaya çıkıyor. Değersizleştirilen, itibarsızlaştırılan, sevgi ve saygıdan yoksun bırakılan bireylerin hayatlarına kısa dokunuşlar yapıyoruz. İşte bizim ilham kaynağımız bunlar ve bilinip dinlenilen güzelliklerin kâğıda dökülmesidir.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Kitaplarınızda ki kahramanlarla hiç görüştünüz mü? Hâlâ görüşüyor musunuz?

 

Mustafa DELİCE: Bazı eserlerimde onların duygu ve düşüncelerini alarak kitaplarımı yazdım. Eserlerim genelde hayal ürünü olmaktan ziyade yaşayan, ölmüş ama yaşayan yakınlarıyla yaptığım söyleşilerden yola çıkarak yazıldı. Yaşayanlarla hâlâ görüşüyorum.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Kendinizi ne zaman yazar olarak tanımlamaya başladınız?

 

Mustafa DELİCE: Kitaplarım okurlarla buluşup okunmaya başladıktan sonra ve olumlu tepkiler almaya başlayınca işte, o zaman kendimi yazar olarak tanımaya başladım.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Türkiye’de ve Dünya da en beğendiğiniz yazarlar ve beğendiğiniz kitaplarından örnekler verebilir misiniz?

 

Mustafa DELİCE: Türkiye’de Yaşar Kemal (İnce Mehmet), Kemal Tahir (Yorgun savaşçı) ve Sabahattin Ali (Kürk Mantolu Madonna)’dır.

 

Dünya da ise Maksim Gorki (Ana), Gabriel Garcia Marguez (Yüzyıllık Yalnızlık) ve John Steinbeck (Gazap Üzümleri)’dir.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Yazar olarak kendinizi duygusal görüyor musunuz?

 

Mustafa DELİCE: Evet, kesinlikle. Duygusal olmasam eserlerimi kaleme alamazdım. Bu, her yazar için geçerlidir.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Hayatta gerçekleştirmeyi istediğiniz en büyük şey nedir?

 

Mustafa DELİCE: Mutlu ve güzel bir ailem var. Onlarla birlikte hayırlı ve sağlıklı bir ömür yaşamak isterim. Torunlarımı ve çocuklarımı sevebileceğim bir zaman… Hayatımın sonuna kadar okumak ve yazmak isterim.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Elinizde sihirli değnek olsaydı Dünya da neyi değiştirmek isterdiniz?

 

Mustafa DELİCE: Kapitalist düzenin baskısından yorulmuş halklara hak ettikleri dünyevi ve uhrevi olanakların sağlanmasına yardımcı olurdum.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Şiir yazar mısınız?

 

Mustafa DELİCE: Bugüne kadar yazmadım. Bundan sonra da yazabileceğimi düşünmüyorum. Ayrı bir konu, farklı bir yetenek, bilgi birikimi ve kültür hazinesi gerektiren bir dal; ama, şairlere büyük saygı duyuyorum.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Kitaplarınızın yazım sürecinde karşılaştığınız en büyük zorluk nedir? Bu süreci kolaylaştıran şeyler nelerdir?

 

Mustafa DELİCE: Yazım sürecinde, araştırma – inceleme gibi konularla ilgili olarak bilgi toplamakta bazen sıkıntılar yaşıyoruz. Bu konular için il dışına gitmemiz gerektiğinde maddi sıkıntılar nedeniyle bilgiye erişimde sıkıntılar yaşıyoruz. Yoğun bilgi akışlarında da yazım süreci hızlanıyor. Bu durumda bizi mutlu ediyor. Kitaplarımı yazdıktan sonra basım aşamasında sık sık zorluklar yaşıyoruz. Her yazarın sıkıntısı genelde ekonomik ağırlıkta. Bunun için devletin destek olmasını bekliyoruz.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Başladığınız eserleri genelde kaç yılda tamamlıyorsunuz?

 

Mustafa DELİCE: Genelde 2 ila 4 yıl arasında değişiyor. Araştırmaya dönük eserlerin 4 yılı da geçtiği oluyor. Çünkü maddi sıkıntılarla karşılaşıyoruz ve araştırmamız bir nokta da tıkanıyor.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Hayaller sizin için neyi ifade ediyor? Yazılarınızı yazarken hayal gücü sınırlarını zorladığınızı hissedip bunun toplumsal yargılarla ters düşebileceğini hissettiğiniz oldu mu?

 

Mustafa DELİCE: Benim için hayal yeni başlangıç demektir. Yazabileceğim yeni eserleri ifade eder. Eserlerimde tamamen yaşanmış gerçekleri dile getirdiğim için kurgulara çok az yer verdim. Bunun içindir ki hayal gücümü çok zorlamadım. Bu sebeple toplumsal yargılara ters düşmedim.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Yazılarınızı hep aynı yerde mi yazarsınız?

 

Mustafa DELİCE: Değil Tabi ki. Genelde kütüphaneye çevirdiğim kapalı mekân balkonumda, Yazarlar Birliği Kayseri Şubesinin sorumluluk alanında bulunan kültür evinde, bulabilirsem sakin bir doğa ortamında yazarım.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Kitabınızı yazmaya başlamadan önce toplumsal bir mesaj düşüncesi ile mi başlarsınız yoksa yazarken kendiliğinden mi şekillenir?

 

Mustafa DELİCE: Elbette kitaplarımızda yer yer mesajlar vermeye çalışırız. Bilhassa romanlarda buna çok dikkat ederiz. Bazen de yazarken verilmesi gereken mesajları verdiğimiz olur.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Okurluktan yazarlığa geçişiniz nasıl oldu?

 

Mustafa DELİCE: Uzun yıllar okumanın üzerimde bıraktığı tesirle aldığım notlar, yazılar ve en önemlisi kendime olan güvenle yayın dünyasına eserler kazandırabileceğimi inandım. Özgüvenim sayesinde 5 ayrı kitabımı yayın dünyasına sundum.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Yazarken zorluk çektiğiniz ya da tıkandığınız oldu mu?

 

Mustafa DELİCE: Araştırma kitabımda zaman zaman bilgi kesilmeleri olduğunda zorlandım. Bilhassa ikinci cildini çıkarmayı çok istediğim “Türkmenlerin Kadim Yurdu Delice” isimli eserimin şecereler bölümünde bilgi akışı durduğu için baskısını yapamadım. Bu konuda İlçe mülki amirleri söz vermelerine rağmen gerçekleşmedi. Üç senedir onların bilgi akışını sağlamalarını bekliyorum. İnşallah dönerlerse Delice ilçemizin tarihine dair ikinci eseri de yayınlamış olurum.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Bundan sonra ki hayalin nedir?

 

Mustafa DELİCE: Öncelikle Allah’ın izniyle yazarak yeni eserler kazandırmak. Elbette huzurlu bir aile ortamında çocuklarıma, torunlarıma kalıcı eserler bırakmak ve onlarında yazarak beni anmaları…

 

Dr. Tuğba AKÇA: Kitabı yazmaya başlamadan önce kurguyu önceden mi belirlersin? Plan yapar mısınız yoksa çalakalem mi yazarsınız?

 

Mustafa DELİCE: Elbette Kitaba başlamadan önce bölüm bölüm kurgularım. Her bölümü tarihsel ve günler üzerinden değerlendiririm. Ve kurguladığım her bölümün ayrıntılı tafsilatını ayrı ayrı yazarım. Kurgulanmış bölümlerde kendi duygularımı da romanın kahramanına yakıştırır, eklemeler yaparım. Bütünlüğü böyle sağlarım. Kitabı yazmadan önce güzel bir planlama yapar yazmaya öyle başlarım. Kesinlikle çalakalem yazmam.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Bugün kü bakış açınızla ilk yazılarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Mustafa DELİCE: Elbette ilk zamanlarda yaptığım kurgularda ki gramer ve imla kurallarında yaptığım bariz hataları artık yapmıyorum. Yazdığım eseri önce benim beğenmem gerektiğini biliyorum. Zamanla her şeyin daha güzel olacağından eminim.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Ulaşamadığın biri ile tanışıp sohbet etme olanağın olsaydı bu kim olurdu? Ondan neler öğrenmek isterdin?

 

Mustafa DELİCE: Sanırım yaşayan yazarlardan dersek bu İlber Ortaylı olurdu. Ondan Türk tarihi ile ilgili bilmediklerimi öğrenmek isterdim.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Her basılı eseri olan yazar mıdır?

 

Mustafa DELİCE: Buna evet diyemeyeceğim. Ne yazık ki son yıllarda sipariş üzerine kes kopyala yöntemiyle kitap yazan ve kendini yazar olarak tanıtan insanları görüyoruz. Emek vermeden ve hazır bilgilerden ziyade kendi gayreti ve ilmi birikimleri olmayan insanlara ben asla yazar demem.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Bazı yazarlarımız yazma sürecinde kitap okumayı bıraktıklarını söylerler. Bu durumu sizde yaşıyor musunuz?

 

Mustafa DELİCE: Evet ben de yazarken bir süre kitap okumayı bırakıyorum. Ama yazdığım eser araştırmayı gerektiriyorsa muhakkak okurum.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Yazmak isteyen ancak nasıl yazmaya başlaması gerektiğini bilmeyenler için tavsiyeleriniz var mı?

 

Mustafa DELİCE: Evet haddim olmayarak bazı tavsiyelerde bulunmak isterim. Öncelikle kişi yazacağı romanla ilgili bir taslak (kurgu) hazırlamalı. Bu taslağımızda 1. Şart; tema olarak başlanmalı (Bilim-kurgu, tarihi kurgu, Psikolojik, cinayet, aşk). Temamızda ne tür roman yazacaksak önce onu tespit etmeliyiz. 2. Şart; Olay örgüsü. Yani romanın geçtiği yerlerin coğrafi yapısını, kültürünü, toplumunu çok iyi bilmemiz gerekir. 3. Şart; Karakter geliştirme. Taslağımızda kişilerde karakter gelişimi yaparken onları çok iyi tanımamız gerekiyor. Yani sadece ana kahraman değil bütün karakterler üzerinde çalışılmalı. Romanda ana karakter sayısı da 2-3 ü geçmemeli. 4. Kurgu; Diyalog. Bundan kasıt romanı hangi dille anlatacağımıza karar vermeliyiz. Ben, Sen, O dilinin hangisini kullanacağız. 5. Kurgu; Zaman yönetimi. Romanın yazmaya başlanmasıyla bitmesi arasında ki zaman yılları da alabilir. Onun için aceleci davranmayacağız. 6. Kurgu; Aşamalar kısmı. Burada romanın nasıl yazılacağını planlamak gerekir. Ana tema üzerinde bir iskelet oluşturacağız. Bu iskeletten çok fazla uzaklaşmadan ek temaları yerlerine yerleştirmemiz gerekiyor. 7. Kurgu; Romanın bitirilmesi. Romanda ki son yazısı büyülü bir sözcüktür. Bu romanın bittiğini ifade eder. Burada çözüm çok önemlidir. Çözüm romanın başlangıç ile bitiş arasında ki ana köprüdür. Ne anlatmak istiyorsak çözüm safhasında anlatmamız gerekiyor. Daha sonra hataları gözden geçirmek için tekrar tekrar okumalıyız. Yine de bizim göremediğimiz hataların düzeltilmesini istiyorsak bu konuda uzman bir editörden destek almalıyız. Son olarak da gözden geçirme. Hatalarımızı bir deftere yazabiliriz. Düzeltmeleri değişik renkteki fosfor kalemlerle yapabiliriz. Kontrol ederek kelime kelime analiz etmeliyiz. Gereksiz bölümleri romandan atabilmeliyiz. İmla ve dil bilgisi kontrollerini tekrar tekrar yapmalıyız. İşte bu çalışmalardan sonra son sözcüğünü yazabiliriz.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Kimsenin okumayacağını bilseniz bile yazar mıydınız?

 

Mustafa DELİCE: Elbette yazardım. Bunun tarih de birçok örnekleri var. Dünya klasiklerine girmiş birçok eser yazarın sağlığında itibar görmemiş. Yazar öldükten sonra yazılan eserler bestseller olmuştur. Yazar için önemli olan gelecek nesillere önemli bir eser bırakmaktır.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Genç bir yazar adayına önerileriniz nedir?

 

Mustafa DELİCE: 1-Alakasız yerlerde akla gelen güzel fikirler hemen not alınmalı. Not alınmayan fikirler genelde arkalarında esrarengiz bir sis bırakarak yok olur. “Söz uçar yazı kalır”

 

              2-Yazmayı kesinlikle ertelemeyin. Siz yazmaya başlarsanız ilham periniz gelir.

              3-Yazın. En kötü yazı yazmamaktan iyidir.

              4-Yazmak kuma kabul etmez. Eğer yazmak istiyorsak önceliğimiz bu olmalı. Yazmak çok zor bir eylemdir. Hobi olarak yapılabilecek bir şey değildir. Birinci önceliğimiz yazmak olmalı.

              5-Çok kitap okuyarak değişik üslupları görmek gerekir. Genç yazar adayı kendi üslubunu da belirlemelidir.

              6-Geniş düşünmelidirler.

              7-Acele etmemeleri gerekir.

              8- İyi bir araştırma yapmalıdırlar.

              9-Kitap yazmak; sabır, çalışma, birikim ve yetenek işidir.

            10- Bir kitabı yazmaya başlarken uzun cümleler kurmamalı. Uzun cümle kurmak usta yazar olmak değildir. Yani kısa ve anlaşılır cümlelerden kaçmamalı.

            11- Yeni genç bir yazar kimseye öğüt verecek kadar egoist olmamalı. Okura mesaj vermek yerine öğüt vermek amatör olmaktan ziyade iticiliktir.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Hangi 3 kelime seni anlatır? (En sevdiğin alışkanlıklar)

 

Mustafa DELİCE: Okumak ve yazmak, Aileme düşkünlüğüm, Yalan ve riyadan uzak durmaktır. Bu üç şey beni anlatır.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Hiç kimsenin görmediği bir özelliğin var mı?

 

Mustafa DELİCE: Dostlarımı konuşurken değil dinlerken seçerim. Yani az konuşan biri olarak ne konuştuğuma değil, dinlediklerime itibar gösteririm.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Asla yapmam dediğiniz şeyler var mı?

 

Mustafa DELİCE: Yalan söylemek, haram yemek, tembel tembel yatmak, şükretmemek, sevgiye karşılık vermemek, değerlerin kıymetini bilmemek.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Sizce zor bir insan mısınız?

 

Mustafa DELİCE: Zor olmadığımı düşünüyorum. Alışkanlıklarım toplumun genelde yaptığı uygun bulduğu davranışlar. Bazen çok nadir aksi yönde görüşler sunulsa da genelde uyumlu ve saf bir insanım. 62 yıllık ömrümde çok dostlar edindim. Bunun yanında küçük kırılganlıkları saymazsak düşman edinmedim.

 

Dr. Tuğba AKÇA: Röportajımıza katılarak sorularımızı samimiyetle yanıtladığınız için teşekkür ederim?

 

Mustafa DELİCE: Bana bu fırsatı verdiğiniz için ben teşekkür ederim. Umarım genç yazar adayları için yararlı bir röportaj olmuştur. Tüm okuyucularıma sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum.

 

 

 




Kaynak: Dr. Tuğçe Akça

Editör: Mehmet Karakoyunlu

Bu haber 309 defa okunmuştur.

Etiketler :
Mustafa Delice / 22-07-2021 18:33:00

Değerli hocam Harika bi paylaşım olmuş. Gösterdiğin ilgi ve alakadan dolayı teşekkür ederim.



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER RÖPORTAJ Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI