Örnek HTML sayfası
Bugun...


Ali KAYBAL


Facebookta Paylaş









DİVAN EDEBİYATINDA MECAZ SANATI VE DERMANÎ’DEN ÖRNEKLER (10)
Tarih: 01-05-2020 13:12:00 Güncelleme: 01-05-2020 13:12:00


MECAZ

Sözcükleri gerçek anlamları dışında kullanma sanatıdır. Anlatımı daha etkili kılmak ve söze canlılık kazandırmak amacıyla yapılır. Mecaz, söze güzellik, güçlülük, canlılık, zarafet, derinlik ve genişlik vermek için kullanılır.


Mecaz, Sözcük ve fikir mecazları olmak üzere ikiye ayrılır. Sözcük mecazında bir sözcük gerçek anlamı dışında, fikir mecazında ise herhangi bir fikir kendi anlamının dışında bir amaçla kullanılır.


Bir de mecaz-ı mürsel vardır.
Mecaz-ı mürsel : Bir sözcüğü benzetme amacı gütmeden başka bir sözcük yerine kullanma sanatıdır. Düz değişmece ya da metonomi diye de adlandırılır. Günlük yaşamda da yaygınlıkla kullanılan mecaz-ı mürsel, iki nesne ve kavram arasında çok çeşitli ilgiler kurulmasıyla gerçekleşir.

Neden yerine sonucun  (bereket fışkırdı gibi),

İçindeki yerine kabın  (radyoyu çaldık gibi),

Özel yerine genelin    (buğday yerine ürün gibi),

Soyut kavram yerine somut adın (gözüme soktu gibi),

Eser yerine yazar adının (Vatan yahut Silistre okuyorum yerine Namık   Kemal  demek

gibi) kullanıldığı çeşitli türleri vardır.

 

YAR GELİNCE

Koparsa fırtına  kalkmaz olur bu yelkenli

Bir^anda savruluyor yar gelince gül  renkli

Vurunca dalgası baş kaldırırda görkemli

Bir^anda devriliyor yar, gelince gül renkli

 

Mefâilün / Feilâtün / Mefâilün / Fa’ lün 

 

            Gönül bir yelkenliye benzetilmiş. Fırtınalarda bile etkilenmeyen bu gönül gül renkli ve yanakları kırmızı sevgili göründüğünde fırtınadan daha güçlü bir tesir altında kalıyor.  Dalgalara başkaldıran bu gönül gemisinin yarin görünmesiyle birlikte devrildiği mecazi olarak ifade edilmektedir.


NEV BAHAR GELSİN

Nev bahar gelsin de etraf şenlenir güller açar

Gül açan dallarda bülbüller olurmuş ötmeye

Sevgiden bir kalp bulur canlar bulutlardan uçar

Hep güzellikten sorarlar yer ararlar gitmeye

 

Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün

 

            Güzellerin gelişi baharın gelişine benzetilmiş. Güzelleri gören gönüller de birisinin kalbini kazanmak ve aşık olmak için onlardan birisini tercih eder. Tıpkı gül açan dalın üzerinde bülbülün ötmesi ve gülün şenlenmesi gibi.           

 

KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ

Böyle kötümser düşünürsen eğer

Kalmayacak  hiç yaşanan bir değer

Bir çare olmaz  tepeden düşmeler

Bilmelisin kendi düşen ağlamaz.

 

Müfteilün / Müfteilün /  failün

 

            Anlatılmak istenen kendi düşen kişinin feryat edemeyeceğidir. Çile çeken beden hep kötümser düşünmekle durumunu daha vahim kılmaktadır. Mutlaka güzel bir tarafının olduğu da düşünülmelidir. Çekilen bu derde dert çekmesini bilmeyenler de bir çare olamaz. Bunun içinde bu çileye talip olan kişinin bir figana gerek duyamayacağı vurgulanmaktadır.

 

HUYLUNUN HUYU

Göz görüyor aklı bilip ermede

Hep perişan gönlü sevip sevmede

Meyhaneler meskeni mey içmede

Huylu huyundan daha vazgeçmiyor.

 

Müfteilün / Müfteilün /  failün

 

            Huylunun bir türlü vazgeçmediği huyları. Gözü her şeyi görüyor olsa da, aklı her şeye yeter olsa da, sevginin gerçeğe dönüşmesi noktasında hep olumsuzlukları kullandığı, bunun için de bir türlü meyhanelerden çıkmayışı kötülükten yana tavır alındığını anlatmaktadır.

 

YALANCININ MUMU

Yalan dolan içinde hiç zaman geçer mi sevdiğim

Gönül oyunlarında olmadan yalan değil söylemim

Huzur bizimle bir olur güven verirse sözlerim

Vakit olunca yatsı hep söner yalancının mumu.

 

Mefailün / Mefailün / Mefailün / Mefailün

 

            Yalancının mumu yatsıya kadar yanarmış. Gösterilen sevginin bir gönül oyunu olmadığı, bir ömür sürmesi gerektiği, yalan dolan içinde de bu ömrün geçmeyeceği, bu nedenle sözlerin güven vermesi gerektiği anlatılmaktadır.

 

GÜLDEN AYRILMAK

Gözüm bir takılmış yüzün rengine

Beğendim güzel gül dalından gülü

Yanık söyledim hem gülün kendine    

Ayırmak ne mümkün seven bülbülü

 

Feûlün / Feûlün / Feûlün / Feûl

 

            Güzeli gören gözler güzelin yüzüne takılınca onun gül dalındaki gülden farksız olduğunu dile getiriyor. Yanık söylerken güzel için türküler söylediğini, bu yüzden de seven kişinin bülbül gibi olduğunu ve gülden ayrılmak istemediği belirtiliyor.

 

GÖNÜL KIRMAK

Sakın boş hayaller kurup durma sen

Okul diplomam var mı sorma sen

Alıngan olur can gönül kırma sen

Hayat mektebinden mezun olmuşum

 

Feûlün / Feûlün / Feûlün / Feûl

 

            Sevmek sadece aşka dayalı bir olaydır. Makamı, mevkisi ve parası olan insan için sevme duygusu olmayabilir. Sevgi yerine bunların aranması gönül kırmaya vesile olur. İnsan para ve pul sahibi değil ama hayat tecrübesine sahip olmakla mutluluğu yakalayacağının işaretlerini vermektedir.

 



Bu yazı 2813 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
758 Okunma
728 Okunma
657 Okunma
570 Okunma
492 Okunma
481 Okunma
432 Okunma
405 Okunma
402 Okunma
397 Okunma
385 Okunma
349 Okunma
2781 Okunma
2338 Okunma
2263 Okunma
2129 Okunma
2116 Okunma
2058 Okunma
1987 Okunma
1944 Okunma
1924 Okunma
1875 Okunma
1865 Okunma
1553 Okunma
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI