escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan istanbul escort istanbul escort istanbul escort vtunnel
Bugun...


Ali KAYBAL


Facebookta Paylaş









KÖR TALİH
Tarih: 02-08-2018 07:59:00 Güncelleme: 02-08-2018 07:59:00


İstekler tükenmez.

İhtiyaçlar tükenmez.

İllaki olsun ister.

Kul beklenti içindedir.

Herkesin varmak istediği bir hedefi var.

Olmak istediği bir mevki var.

Bunun için bazen tek başına yürür bu yolda.

Bazen de güç birliğine girişir, yanına birilerini alarak çıkar bu yolculuğa.

Bilmez ki insan ne umar, neyle karşılaşır.

Buna bazen kader diyoruz.

Bazen de  kısmet diyoruz.

Ele geçiremediklerimiz için “ Kısmetten öte yol yok” diyoruz.

 

Bir insanla kader yolculuğuna çıkıyorsunuz.

Birlikte yol alıyorsunuz.

Hani şarkılarda  diyor ya;

"Beraber yürüdük biz yollarda,

Beraber ıslandık yağan yağmurda“

Tam da böyle.

Uzun yolları beraber geçiyorsunuz.

Yağan yağmurlarda birlikte sırılsıklam oluyorsunuz.

Ama gücü eline geçiren sizi dışarıya atıveriyor.

Eskilerin dediği gibi “ Evi yapan balta dışarıda kalırmış.”

Siz bir şeyler umuyorsunuz.

Onlar size gözünüzü yumduruyorlar.

Bir şey görme.

“Benim malım benim malım. Senin malın benim malım “ felsefesi devreye girer bir anda.

Talihiniz yaver giderse, bir gemide de olsanız bir yumak düşer gökten.

İşinizi halledersiniz.

Ufacık da olsa gönlünüz alınır.

Gönlünüz alınmasa da isminiz alınır.

Hani Rusların dediği gibi “Talihli olanların horozları bile yumurtlamaya başlar “

Bu talihten yoksunsanız o zaman denecek bir söz var.

Talihsiz bedevi çölde kutup ayısına rastlarmış.

 

Bu iş bu gün de böyledir. Geçmişte de böyleydi.

İstanbul belediyesi caddelerden birine “Abdulhak Hamid caddesi” adını vermiş.

Abdulhak Hamid ve İsmail Hami Danişment birlikte bu caddeden geçiyorlarmış. 

Şairi Azam gülümsemiş. Danişment sormuş. O da şöyle cevap vermiş ;

İstanbul belediyesi benim ismimi bu caddeye vereceğine, bu caddedeki apartmanlardan birini bana verseydi daha çok makbule geçerdi, diyor.

Gönül böyle arzu ediyor.

Bazen talih önümüze Sultan Mahmut’u çıkarır.

Bizi hazine dairesine indirir. Elimize bir kürek verir. Hadi bakalım Mehmet ağa küreği daldır hazineye. Bir coşku ile saldırırsın altınlara. Bu heyecanla nereden bileceksin. Küreğin ağzı elinde, sapı ile altına daldırdığını. Çıka çıka sapına bir altın konar. Olmadı bir daha daldır. Bir daha daldır.

Yok !

George Herbert’in dediği gibi “Talih, kimine anadır, kimine üven ana “ dediği bir dönemdir.

Kesilmiş bütün yollar.

Sanki bütün hazine tükenmiş.

Fare düşse kafası yarılır diyeceğiz ama farenin düşeceği bir boşluk yok.

Yine de bir altından öteye geçmiyor kısmet.

İşte odur ki ;

Vermezse Mabut, Neylesin Sultan Mahmut, dedirtiyor adama bu kör talih.

 

Ne umarsın kulundan ne beklersin elinden

Sözü yerine gelmez boğulursun arından

İçindeki figanı düşür sazın telinden

Hakka aç düşünceni ne beklersen yarından. (Dermanî)

 

 



Bu yazı 1006 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI