Örnek HTML sayfası Your Page Title escort bursa bursa eskort escort bursa Görükle Escort escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa alanya escort bayan antalya escort eskişehir escort mersin escort alanya escort bayan bodrum escort bayan havalimanı transfer
altıparmak escort çarşamba escort eve gelen escort gemlik escort görükle escort gürsu escort heykel escort inegöl escort iznik escort karacabey escort kestel escort masöz escort mudanya escort mustafakemalpaşa escort nilüfer escort orhangazi escort osmangazi escort otele gelen escort rus escort sınırsız escort üniversiteli escort whatsapp escort yıldırım escort
Bugun...


Ali KAYBAL


Facebookta Paylaş









ÂŞIK EDEBİYATINDA KOŞMA VE DERMANİ’DEN ÖRNEKLER 25
Tarih: 01-07-2021 22:22:00 Güncelleme: 02-07-2021 14:27:00


Âşık Edebiyatı'nın en sevilen ve en yaygın olarak kullanılan şiir biçimidir.

Aşk, türlü acılar, doğa, insanlık sevgisi ve yiğitlik gibi temalar işlenir.

Nazım birimi dörtlüktür. Dörtlük sayısı genelde üç ile beş arasında değişir. Altı dörtlükten oluşan koşmalar da vardır.

 

11'li hece ölçüsüyle (6+5 ya da 4+4+3 duraklı olarak) yazılır/söylenir. 4+3 ve 4+4 kalıbıyla söylenmiş koşmalar da vardır.

 

Sözlü Türk Edebiyatın'daki koşuk nazım şeklinin devamı niteliğindedir.

 

Genelde yarım kafiye kullanılır. Kafiye düzeni abab, cccb, dddb ya da abcb, dddb, eeeb şeklindedir...

Eski Türk edebiyatındaki adı “koşuk”; Divan edebiyatındaki karşılığı ise “gazel” dir.

 

Ozan, koşmanın son dörtlüğünde mahlasını ya da “tapşırma”sını söyler.

 

Koşmalar, saz eşliğinde kendine özgü bir ezgiyle okunur.

 

Türk Edebiyatı'nın tanınmış koşma şairleri Karacoğlan, Bayburtlu Zihni, Aşık Ömer ve Erzurumlu Emrah'tır.

 

Genellikle saz eşliğinde, ezgiyle söylenen koşmalar, ezginin niteliğine göre "Acemi koşması, Ankara koşması, topal koşma, kesik kerem" gibi türlere ayrılır.

 

Karşılıklı konuşma şeklinde yani "dedim" "dedi" diye başlayan dizelerle söylenebilir. Bu tür koşmalara "mürâcaa" ismi verilir.

 

Bütün kafiyeleri cinaslı olan koşmalara "tecnis" denir. Bir de araya mani eklenerek yapılan Yedekli koşma vardır.

 

Koşmalar konularına göre dört çeşittir: 

 

  1. Güzelleme: İnsan, hayvan ve tabiat güzelliklerinin anlatıldığı koşmalara denir. En ünlü şairi Karacaoğlan (17. yy) dır.
  2.  
  3. Koçaklama: Yiğitçe bir anlatımla söylenen, kahramanlık ve savaş konulu koşmalardır. Bu türün en başarılı sanatçıları Köroğlu (16. yy) ve Dadaloğlu (19.yy)'dur.
  4.  

c) Taşlama: Toplumun ve insanların eksik yönlerinin ele alınarak, bunların eleştirildiği koşmalardır. Aynı konunun işlendiği şiirler Divan Edebiyatı'nda hiciv, Batı edebiyatında satir, çağdaş edebiyatta yergi olarak adlandırılır. Bu türün ünlü ozanı Seyrani (19. yy)'dir.

 

d) Ağıt: Ölüm ve doğal afetler üzerine özel bir ezgiyle söylenen koşmalardır. Ölüm konulu şiirlere Sözlü Türk Edebiyatı'nda Sagu, Divan Edebiyatı'nda Mersiye adı verilir.

 

ETTİĞİNİ BİÇER SULTANIM  (Düz koşma)

 

Gönül sevecekse elbette seçer

Yaralı kalpleri gurbette seçer

Sevdalı olanı  hasrette seçer

Herkes kendi gibi seçer sultanım.

 

Benden güzeli yok diye nazlanır

Bir öpeyim diyen dilden hoşlanır

Öpmek istemezsen gönül yaslanır

Bu güzellik senden geçer sultanım.

 

Meyhane gezerim kadeh elimde

Sarhoşluk olmasın sakın halimde

Aşkı ilanım var sana dilimde

Aşık olan lebden içer sultanım.

 

Ey Dermani sende bir güzel sevsen

Lebi goncaları sulayıversen

Bayram çocukları gibi bir görsen

Herkes ettiğini biçer sultanım.

27-10-2004

 

KESİN    (Tecnis Koşma )

 

Yeni öğrenmişim aşkta ben A’yı

Korkutamaz beni vahşi bir ayı

Yere indiririm gökteki ayı

Korkarsam selamı sabahı  kesin.

 

Geçerim denizi varırım yara

Derdimi dökeyim bir güzel yara

Kapanır o zaman bendeki yara

Sevdiğim bir umut vermeli kesin.

 

Dermanî yelkenin görmeden kara

Aldırmam yağmura aldırmam kara

Olsa da güzelim bu bahtım kara

Gönlünde bir sevda yatar her kesin.

12-05-2011

 

AÇILIR GÜL  (yedekli koşma)

 

Bülbül gelmez oldu seher vaktinde
Yerlere eğilmiş boyun bükmüş gül                                             
Niye boyun bükmüş gül
Göz yaşını dökmüş gül
İçindeki ateşle
Bu hasreti çekmiş gül
Umursamadı hiç bülbül ilkinde
Ağlanır bu hale elbet güler gül

Yerlerde sürünür asmanın dalı
Bulunmaz gayri bu aşkın yolu
Çiledir aşkın yolu
Sevdalılar dert dolu
Öyle bir yüklenir ki
Çekmez Allah’ın kulu
İflah olmaz gönül bu can yaralı                                            
Gönlümün sebebi elbet değil gül  

Dermanî’yi götürsen de asmaya
Kararını vermez aşksız kalmaya
Gül hiç aşksız kalmaya
Dalında hiç solmaya
Ey sevgili duy beni
Gel namazım kılmaya
Dilim lal olsa da gelmez susmaya
Feryadımı anlar da açılır gül



Bu yazı 1697 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI