escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan istanbul escort istanbul escort istanbul escort vtunnel
Bugun...


Ali KAYBAL


Facebookta Paylaş









"TOPRAK MI VEFALI, YÜREK Mİ BİLMİYORUM."
Tarih: 02-04-2018 12:33:00 Güncelleme: 02-04-2018 12:37:00


Ne demişti Abdurrahim Karakoç;

“ Ölüler toprağa gömülür, hatıralar yüreğe

Toprak mı vefalı, yürek mi bilmiyorum. “

 

Tarihin derinliklerinden seslenen Fuzuli de sitayişle bahsetmiyor vefadan;

“Her kimden vefa istediysem ondan cefa gördüm;

Kimi gördüysem vefasız dünyada, onun vefasızlığını da gördüm.”

 

Bazılarının aksini ispat etmeye çalıştığı, aslının kendisidir.

“Hayır, aslında bu böyle değil” ifadeleriyle yanlış anlaşıldığını ortaya koymaya çalışmaktadır.

Geriye dönüp baktığında söylenmiş sözler hatırına gelir.

“Vefa dediğiniz bir semt adı değil. Bir bozacı da değil” sözleri bir teessürün kapısıdır bu noktada.

Bu yolda “Dün dündür. Bu gün bu gündür” diyenler de çok oldu.

Bu ifade biraz daha redde dayalı. “Ben artık dönüş yaptım”ın başka şekilde izahıdır.

Bu türden ifadeleri geçmişle artık bağınız kalmadıysa rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Ya geçmişe hâlâ ihtiyacınız varsa!

Ne güzel demiş Âşık Ömer ”Hercaiden vefa gelmez. ”

 

Amerika’da bir fuar açılmıştı. Fuarda zencileri beyaza dönüştüren bir makine tanıtılıyordu. Deneme 10 dolardı. İki zenci fuarı gezerken makinayı görürler ve denemek isterler. Birinde 9 diğerinde 11 dolar varmış.

Dokuz doları olan; Sen bir doları bana ver. Birlikte girip beyaz olalım, der.

Diğeri; Önce ben girip bir deneyeyim. Memnun kalırsam, sana da bir doları veririm, deyip anlaşmışlar.

Biraz sonra içeri giren zenci beyaz olarak çıkar. Dışarıda kalan sevinçle arkadaşının yanına varır.

Haydi, bana bir doları ver de ben de beyaz olayım.

Haydi oradan pis zenci.

Bu kadar vurdumduymazlığa ne desin Ömer Hayyam ;

“ Vefalı yabancıyı arkadaşmış kabul et.

Akraba vefasızsa düşmanın kabul et.

Zehir şifaysa eğer, onu panzehir say.

Eğer bal dokunursa arıymış kabul et.”

 

İşte böyle.

Beyazlık yakışınca insan vefayı bozacıda arıyor.

İnsafsızlık edip de, kimseyi üzmek değil maksadımız.

Ama vefasızlık eden de, dönüş yolunda tekrar aynı zencilerle karşılaşacağını bilmesi gerekir.

Mevlana Celaleddin Rûmi’nin diliyle;

“ Vefa arkanda bıraktığını, giderken yaktığını yabana atmamandır.

Vefa; dostluğun asaletine, bir dua sonrası verilen sözlere, hayallere ihanet katmamandır.

Vefa; ötelerin sonsuz mükâfatı karşısında, cehennemi hafife almaman, ulvi güzellikleri dünyaya satmamandır.”

 

İnsanlara iftira atmak da değil düşüncemiz.

Konuyu sadece uygun olan yerinden ele aldığımız için başkaları için uygunsuzluk teşkil edebilir.

 

Teşbihte hata olmasın. Dünyanın en güzel gözlerine sahip olan hayvan eşektir.

Gözlerine övgüler dizeriz. Ama gözleri güzel diye de attığı tekmelerden vücudumuzda meydana getirdiği ezik ve çürükleri göz ardı edemeyiz.

Eğer güzellik üzerine konu açılsaydı methiyeler dizilirdi.

Ancak canı yanan eşek de atı geçiyor. O an dilinizin ucuna bir şeyler geliyor;

 

Zırha bürünmüş bedenler içine giremiyorsun

Mazide kalmış anılar vefayı göremiyorsun

Yolu geri döner de karşılaşırım diye

Dilin ucuna gelen sözü diyemiyorsun. 

                                               (Dermanî )

 

 



Bu yazı 253 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI