Örnek HTML sayfası
Bugun...


Ali KAYBAL


Facebookta Paylaş









DİVAN EDEBİYATINDA KİNAYE SANATI VE DERMANÎ’DEN ÖRNEKLER (8)
Tarih: 01-03-2020 16:07:00 Güncelleme: 01-03-2020 16:07:00


KİNAYE

            Bir sözü aynı zamanda hem gerçek hem de mecazi anlamıyla kullanma sanatıdır. Sözün açık söylenmesinin hoş olmadığı durumlarda alay, şaka, sitem amacıyla kullanılır. Bu kullanışta sözün geçek anlamından bir sonuç çıksa da geçerli olan mecazi anlamıdır. Örneğin Şeyhülislam Yahyâ’nın, "Dilber gelince bezme yüzü güldü aşıkın" dizesinde bir kişinin gerçek yüzünün gülmesini anlamaya bir engel yok. Ama asıl anlatılmak istenen aşığın çok sevinmiş olmasıdır (mecazi anlam)

 

Türkçe deyimlerin çoğu mecazi anlamlarıyla kullanıldığı için kinayedir. Kinayede sözün başka bir anlama gelmesi olasılığı yoksa bu türe "kinaye-i karibe" (yakın kinaye) denir.

 

ŞEYTANA UYMAK

Gözlere bakmakla âşık olmuşum

Bir güzelin uğruna yol gelmişim

Karşılığın yok demişim içmişim

Şeytana uyduk güzelim bir sefer.

Müfteilün / Müfteilün /  failün

 

            Bir güzelin gözlerine bakmakla aşık olan ten gurbete gitmiş kendince karşılıksız bir aşk bulunca kendini içkiye vurmuştur. Sarhoşluğun irade dışı şeytana uymasından kaynaklanmaktadır.

 

AKAN SULAR DURUR

Gülünce aklımı baştan alır güzel kızlar

O an ne yapmalı bilmem içim bir an sızlar

Benim de bir onu sevmem için nedenler var

Akan sular duruyor hep önünde set varsa.

Mefâilün / Feilâtün / Mefâilün / Fa’lün

      

İki gönülden biri sevince diğerinin de onu sevmekten başka çaresi yok. Bir suyun önüne set çekilince suların durduğu gibi bu işte orda durur.

 

GÖZÜNDEN UYKU AKAR

Ufku kızıllık bürüyor gün aşıp

Akşamı geçsin geceler başlıyor

Ay gibi bir kız giriyor gönlüne

Uyku gözünden akıtıp kaçmıyor

Müfteilün / Müfteilün /  failün

 

Eğer sözün anlamı gizleniyorsa kinaye "kinaye-i baide" uzak kinaye) olarak adlandırılır.

 

GÖRÜNEN KÖY

Hangi taraftan bakacaksan bakın

Hep tütüyor dam görünür bir duman

Bir aşıversek tepeden köy yakın

İstemeyiz biz götürürsün de sen.

 

Bir koku var etrafımızdan geçen

Gitse peşinden varıyorlar hemen

Gül kokuyor hem bu köyün her yanı

Biz buluruz istemeyiz gösteren.

Müfteilün / Müfteilün /  failün

 

Nitelenen tek özelliği belirten kinayeye "kinaye-i müfrede" (tek kinaye) denir.

 

EFSUNLU BİR ANI

Kalbimde yer alır çağırır var olan biri

Bilmezdi kimseler gezinirdim sahilleri

Bir ay şahitti başkası bilmez bu yerleri

Efsunlu bir anıydı sahillerde var olan.

Mef'ûlü / Fâilâtü / Mefâîlü / Fâilün

 

Sahilde bir aşk yaşayan ancak bunun kimse tarafından bilinmediği ve görülmediği ifade olunmakta. Olayın tek şahidi aydı. Ve sahiller he zaman orada yaşayan sevgiliyi efsunlu bir anı olarak hatırlatmaktadır.

 

KAFALAR DUMANLI

Ne gökyüzünde siyah kaplanan bulutlar var

Ne üstümüzde gerilmiş kalın çadırlar var

Aval aval bakınıp görmedik diyenler var

Görünmüyor kafalar çok dumanlı oldukça.

Mefâilün / Feilâtün / Mefâilün / Fa’ lün   

 

Etrafı görememenin sebebi ne üstlerine gerilmiş bir çadırın varlığı. Ne gökyüzünü kaplamış siyah bulutlar var. Kafaların hafif çakır olması nedeniyle önlerini dahi göremiyorlar.

 

HALİME BAKMADAN

Tek kuruş isteme benden cebimizden akmaz

Bir gönül derdine düş sen bakanın hiç olmaz

Bir kader var kaçınılmaz yazımızdan çıkmaz

Tek kürek mehtaba çıktık sonumuz hayrolsun.
Fâilâtün / Feilâtün / Feilâtün / Fa’lün   

  

DERVİŞİN FİKRİ

Komşunun kızları  çıkmış duruyor balkonda

Dil neler söyleniyor fitne durur aklında

Tövbe kırk bin kere derviş azacak şimdi

Dervişim fikrini neyler dili söyler zikri

Fâilâtün / Feilâtün / Feilâtün / Fa’lün      

 

Birkaç özelliği birden belirten kinayeye de "kinaye-i mürekkebe" (birleşik kinaye) adı verilir.

 

VURDUM DUYMAZ

Sırnaşık olmamı çok istedi bir kız benden

Ben de baktım bu güzel sözlere daldım birden

Girmişim kalbine bir kez köleyim artık ben

Bir kez vurulsun dedi son kez kapı vurdum duymaz.

Fâilâtün / Feilâtün / Feilâtün / Fa’lün      

 

Kapının vurulduğunu ancak içeride olanın duymadığı, kapının vurulduğunu ancak içerde olanın umursamadığını, kapının son kez vurulmasını isteyenin vurdum duymaz olduğunu ifade etmektedir.

 

AY YÜZLÜ GÜZEL

Kapkaranlık geceler etrafı sarmış bir kez

Seyredin yıldızı hepsinde görürsün bir naz

Gönlümüz ay ışığından ziyadan almış haz

Ay gören yıldıza artık itibar etmezmiş.

Fâilâtün / Feilâtün / Feilâtün / Fa’lün      

 

Aşık olan bedenin etrafında hep karanlık geceler vardır. Bu gecelerde peydah olan güzellere bakıldığında hepsinde bir naz vardır. Göz alan vardır. Ancak ay yüzlü olandan haz alınca artık diğer güzellere itibar etmezmiş gönül.

 

BU GÜL VAR YA

Bahçede güller açılır saf güzel

Bir bakıversin kanıyor gönlümüz

Kırmızı bir gül tanıdım bahçede

Bin dereden çok su getirmiş bu gül.

Müfteilün / Müfteilün /  failün

 

Dünya bir gül bahçesi gibi. İçinde güzeller bulunur. Saf ve güzel. Bu güzellere bakacak olsan gönül hemen kanıyor. Bunların içinde öyle biri var ki kandırmak için ne lazımsa onu yapıyor.

 

GONCA GÜL

Her yanımız gül açıyor renga renk

Kırmız var pembesi var hepsi denk

Mis kokular verse de yok bir ahenk

Gonca gülün üstüne gül koklamam.

 

Mevsimi gelsin dokunur dalda yel

Sevdiğimin gözyaşı olmakta sel

Derdime derman oluyor gonca gül

Başka çiçekler gezinip yoklamam.

Müfteilün / Müfteilün /  failün

 

Gül ve diken hem gerçek hem mecazi anlamlarıyla kullanılıyor. Ancak asıl kastedilen mecazi anlamları. Şair hem birleşik kinaye hem uzak kinaye yapıyor.

 

 

 

 

 

 



Bu yazı 1993 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
587 Okunma
571 Okunma
524 Okunma
510 Okunma
480 Okunma
461 Okunma
432 Okunma
405 Okunma
376 Okunma
358 Okunma
314 Okunma
301 Okunma
2405 Okunma
1990 Okunma
1927 Okunma
1848 Okunma
1744 Okunma
1692 Okunma
1640 Okunma
1572 Okunma
1556 Okunma
1494 Okunma
1489 Okunma
1482 Okunma
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI