escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan istanbul escort istanbul escort istanbul escort vtunnel
Bugun...


Ali Rıza ATASOY


Facebookta Paylaş









“BANA NE” ŞİİRİNE DAİR
Tarih: 01-07-2018 10:23:00 Güncelleme: 01-07-2018 10:27:00


                 Kültür ve sanatımızın gelişmesi için,  illerde ve ilçelerde yerel yöneticilerin bu alanlara öncelikli destek vermeleri gerekliliğini sık sık tekrar ederim. Bu anlamda; Amasya Belediye Başkanlığı her yıl düzenlediği şiir, güfte-beste ve karikatür dallarındaki yarışmalarla kültür sanat dünyamıza büyük ve önemli hizmetler yapmaktadır.

               2018 yılında sekizincisi yapılan “Ulusal Amasyalı Mihri Hatun Şiir Yarışması” bu yarışmalardan birsidir. Sekiz yıldır yapılmakta olan şiir yarışmalarının yedisinde seçici kurul üyesi olarak bulundum. Bu yarışmalar vesilesiyle aruz, hece ve serbest şiir kategorisinde edebiyatımıza çok kıymetli seçkin eserler kazandırıldığını düşünüyorum. Ödüle layık görülen eserler ile jüri tarafından prestij albümüne alınması kararlaştırılan eserler, Belediye tarafından her yıl albüm halinde kitaplaştırılarak kayıtlara geçirilmek suretiyle kalıcılığı sağlanmaktadır. Bu hizmeti edebiyatımız ve sanat dünyamız adına çok önemsiyorum. Bugün olmasa bile ileride bu eserler mutlaka fark edilecektir, buna can-ı gönülden inandığımı belirtmek isterim.

                Yarışmaya katılanların ve ilgilenenlerin bildiği gibi; her yıl yarışma duyurusu ve şartnamesi sonbaharda yayınlanmakta ve müracaat için yaklaşık altı aylık bir süre tanınmaktadır. Yarışmaya müracaatlar internet sistemi üzerinden yapılmakta ve jüri üyeleri de ön değerlendirmelerini sistem üzerinden inceleyip, yine sistem üzerinden puanlamak suretiyle yapmaktadır. Seçici kurul üyelerine, ön değerlendirme aşamasında ve nihai değerlendirme toplantısı bitimine kadar katılımcı şair isimleri ve rumuzları verilmemektedir. Müracaat süresi bitiminde, yarışmaya gönderilen her şiire bir numara verilmek suretiyle gelen şiirler yine sistem üzerinden jüri üyelerine toplu olarak gönderilmektedir. Jüri üyeleri kendilerine tanınan bir aylık ön değerlendirme süresi içinde, şiirleri inceleyerek sistem üzerinden puanlama yapmaktadırlar. Bu süre zarfında seçici kurul üyeleri birbirleriyle görüşmemekte, görüş alışverişinde bulunmamaktadırlar. Her yılın Mayıs ayının ikinci haftası yapılan nihai değerlendirme toplantısında jüri üyeleri bir araya gelip, toplam puan ortalaması itibariyle her kategoride ilk yirmiye giren esreler üzerinde değerlendirme yaparak, ödüle layık görülen ve prestij albümüne girecek eserler belirlenmektedir. Böylece oldukça itinalı ve objektif bir değerlendirme süreci sonucunda en iyi eserlerin seçilmesi sağlanmaktadır.

                 2018 yılı Ulusal Amasyalı Mihri Hatun Şiir Yarışmasına aruz 94, hece 312 ve serbest 539 olmak üzere toplam 945 şiir gönderilmiştir. Her yıl olduğu gibi bu sene de her kategoride seçmekte zorlandığımız sanat değeri yüksek, iyi şiirler vardı. Jüri üyesi olarak gerek ön değerlendirme aşamasında şiirleri incelerken, gerekse nihai değerlendirmede ödüle layık görülen ve prestij albümüne girecek eserleri belirlerken kılı kırk yardığımızı belirtmeliyim.

                Gerek yarışmaya gönderilen eserleri incelerken gerekse herhangi bir yayın organında ilk kez duyduğum bir şiiri okurken benim bir önyargımın olduğunu belirtmeliyim. Şöyle “Eğer bir şiirin başlığı özgün ve şiirselse o şiirin iyi şiir olma ihtimali yüksek, eğer sıradan bir başlık taşıyorsa o şiir vasat ya da vasatın da altıdadır” şeklinde. Bu yargımın genellikle doğru çıktığını da çoğu kez görmüşümdür.

                      İşte, 2018 yarışmasına hece kategorisinden gönderilen  “Bana Ne” şiiri de bana göre böyle bir şiirdi. Şiirin adını görünce vasat bir şiir olma ihtimali içgüdüsüyle bir kez okuyup geçmiştim ki birden okuduğum şiirin içimde bir ses bıraktığını fark ettim ve belki de ilk kez bu önyargımda yanıldığımı gördüm. Dönüp şiiri tekrar tekrar okudum, olmadı şiiri bilgisayarımın masa üstüne kaydederek bir ay süreyle defalarca okudum. Her okuyuşumda ayrı lezzet tattım şiirden, sonunda şiiri ezberlemiş olduğumu fark ettim. Ön inceleme aşamasında jüri üyesi diğer arkadaşlarla da görüşemediğim için, bu şiirin onların da gözünden kaçabileceği ihtimalini de düşündüm.

                 Nihayet nihai değerlendirme toplantısı günü gelip çattı. “Bana Ne” şiiri benim favori şiirlerimden birisiydi, toplantıda sırası gelince şiiri arkadaşlara bir kez okudum ve şiir hakkındaki düşüncelerimi paylaştım. Jüri üyesi diğer arkadaşların da bu şiiri değerlendirmeye alınacak şiirler arasına seçmiş oldukları anlaşıldı.  Neticede “Bana Ne” şiiri nihai değerlendirme sonunda hece kategorisinde üçüncülük ödülüne layık görüldü.      

BANA NE


Hakkın testisinden içtim şarabı
İçkilerden kımızlardan bana ne
Gaiplerden duydum kadim hitabı
Hocalardan vaizlerden bana ne
 
Akmak için hep gönülden gönüle
Talip oldum en şerefli ödüle
O bir güldür ben aşığım o güle
Nergislerden navruzlardan bana ne
 
Bir baktım ki her varlıkta bir mana
Taklidinden erdim gerçek imana
Demir attım aşk denilen limana
Ummanlardan denizlerden bana ne
 
Tezat  derler işte en güzel tezat
Ona kul oldukça olurum azat
Hayalimde yüzü tebessümlü zat
Suratlardan benizlerden bana ne
 
Bir sabahın seherinde sır gördüm
Hira gördüm, sina gördüm, tur gördüm
Muhammed’in nurundan bir nur gördüm
Yıldızlardan gündüzlerden bana ne
 
On sekiz bin bana anlattı bir’i
Öyle geldi ilham denilen peri
Ezberledim içimdeki şiiri
Serbestlerden aruzlardan bana ne

Şeyhmus Çiçek

             Hep bu şiirin şairini merak ediyordum. Ödüle layık görülen ve prestij albümüne alınacak eserler belirlenip de sonuçlar tutanağa bağlandıktan sonra şiirlere verilen numaralar karşısındaki eserlerin şairleri açıklandı. “Bana Ne” şiirinin şairi Kayseri’de yayın hayatını sürdüren Çıngı Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi Koordinatörü Şair Şeyhmus Çiçek’ti. Şeyhmus Çiçek’i daha çok serbest tarz şiirlerinden tanıyordum, böylesine güzel hece şiirleri yazdığını bilmiyordum açıkçası. Yıllar önce “Ağlamak” isimli serbest tarz bir şiirini okumuştum şairin ve o şiirin kısa bir tahlilini de yapmıştım.  İsimler açıklanıp da “Bana Ne” şiiri karşısında tanıdık bir ismi görünce hem çok şaşırdım, hem de bir kez daha iyi şiiri seçtiğimize dair görüşümde müsterih oldum. Ve “O şair bu şiiri yazar” dedim, tereddütsüz.

                  Görüldüğü gibi “Bana Ne” şiiri sıradan bir şiir gibi ilk bakışta. Bu tarz şiirlerin derinliğine bir iki kez okumakla inemezsiniz. Şiirde her şeyden önce özgün bir söyleyiş var. İkinci olarak yaşayan Türkçe’nin kolay olduğu kadar tam kıvamında kullanıldığını görüyoruz. Üçüncü olarak ise gelenek ile güncel söyleyişin en güzel örneği, çağın en güzel hür sesi niteliğinde şiir. Ve dördüncü olarak da sanatsal değere haiz bir şiir. Ben bu şiirde birçok edebi sanat saydım, bir şiirde birkaç edebi sanatı yerli yerinde ve doğaçlama kullanmak kolay bir iş değildir.

                Her şeyden önce de edebiyatımızda eskilerin “Sehl-i Mümteni” dedikleri, bugünkü anlamıyla “Zorun Kolay” anlatımı diyebileceğimiz bir edebi sanat vardır. Bu şiir, her dizesi ve her dörtlüğü itibariye Sehl-i Mümteni sanatının en güzel örneklerinden birisidir. Türk edebiyatında pek az şair bu sanatı şiirlerinde başarıyla uygulayabilmişler, birçok şair de denemiş ama yeteri kadar başarılı olamamıştır.

               Bir şairin şiirini başka bir şairin eseriyle kıyaslamak anlamında söylemiyorum asla, ama “Bana Ne” şiiri merhum Abdurrahim Karakoç üstadın ünlü “Mihriban” şiiri eşdeğerinde bir eserdir bana göre. Öyle ümit ediyorum ki “Bana Ne” şiirinin de ileride güzel bir bestesi yapılacak ve bu eser geniş kitleler tarafından ezberlenip sıkça okunan şiirler arasında yer alacaktır.

                “Bana Ne” şiiri her şairin “Bu şiiri ben yazmış olsaydım” diye imreneceği nitelikte bir şiir. En çok da son iki dizesine bayıldım. Şair  “hece” kategorisinde yarışmaya müracaat etmiş “Ezberledim içimdeki şiiri/Serbestlerden aruzlardan bana ne!” diyerek, jüri heyetine olduğu kadar şiiri okuyan herkese kendine özgü üslubuyla sesleniyor ve şiirindeki sanatına haklı bir özgüvenle dikkat çekiyor. Bu anlamda şiirin her dizesinde gizemli bir ahenk ve mistik bir ses var. Ve bu vesileyle biz de ezberlemiş olduk içimizdeki şiiri!

                  Bu güzel şiiri yazan kalemi can-ı gönülden tebrik ediyorum. Edebiyatımız yıllarca dillerden düşmeyecek enfes bir eser kazanmıştır.

 

 

 



Bu yazı 556 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI