Bugun...


Ayşe İrem SEÇKİN


Facebookta Paylaş









KAR ÇİÇEĞİ
Tarih: 01-12-2018 12:07:00 Güncelleme: 01-12-2018 12:07:00


       Yılın en sevdiği zamanlarıydı bu zamanlar. Sokaklar tektük insanlar dışında boş olurdu. Sabahları işe veya okula gidecek kişiler dışında hiçbir göz değmezdi kendisine. En güzeliyse tüm bu topraklar bembeyaz örtüyle kaplanırdı, dünyada ki tüm kötülüklerin üstünü kapatmak istercesine. Tek sıkıntısı soğuktu. Birkaç günün ardından soğuğa alışmaya başlamış olsa bile, hastalıktan uzak tutamazdı kendini. Hastalık işin içine girince de, alıştığı soğuk bile işe yaramazdı. Dudakları ve parmak uçları donarak morarır kendisini hissizliğe ve uykuya çekerdi. Lakin böyle zamanlarda uyumaması gerektiğini bilirdi, ne kadar göçüp gitmek istese bile bu zamanlarda yanında olan dostlarına ihanet edemezdi. Onlar kendisini bırakmadığı sürece, o da dostlarını bırakamazdı. Yeri geldiğinde birbirlerine sarılarak ısınmaya çalışırlar, yeri geldiğinde ellerinde avuçlarında olan birkaç ekmek kırıntısını paylaşırlardı. Tabii güzel günleri de olmadı değildi. Bazen birkaç blok ötedeki fırıncı onları fırına davet eder, simit ve su ikram eder, fırının içinde biraz kalıp ısınabileceklerini söylerdi. Bir keresinde de evlerde oturan biri onlara birkaç battaniye vermişti. Battaniyeler başkası tarafından çalınana kadar birkaç ay daha rahat geçirmişlerdi. Bazen ise şansları yaver gider, yapım halindeyken inşaatı durmuş bir bina bulurlar ve diğer kader ortakları tarafından kovulana dek geceleri orada geçirirlerdi.

       Dostlarını severdi sevmesine ama kendini ait hissetmediği bu yerde yaşamaya çalışmak çok zordu. Yıllardır tek istediği gitmekti. Karın üşütmediği, insanların insan olarak kaldığı ve dostlarına benzeyen kedilerin bir sürü olduğu bir yer çok güzel olabilirdi. Zaten hissediyordu da, çok az kalmıştı gitmesine, çok çok az kalmıştı.

       Kafası tüm bu düşüncelerle dolu halde, son birkaç gündür kendisine ve dostlarına ev sahipliği yapan parka ulaştı. Biraz yiyecek bulmak için kedi dostlarını parkta bırakmak zorunda kalmıştı ama onlara sürpriz olarak bir ekmek bulabilmişti. Bugün ziyafet var diye düşündü.

       Lakin kedilerinin olduğu yere ulaştığında, dostları ona sürpriz yapmışlardı. Yanlarında bir kız çocuğu ile annesi vardı ve şefkatle dostlarını sevip, mama veriyorlardı. Yakında ki bir ağacın arkasına saklandı ve dostlarının mutluluğunu izleyip, mutlu oldu. Birkaç dakika sonra ise kız çocuğu konuşmaya başlayınca dikkatle kulak kabarttı,

''Anne, hava çok soğuk kediler burada çok üşürler en azından kış bitene kadar evimize alabilir miyiz?''

       Annenin yüzünde düşünceli bir ifade belirdi, birkaç saniye sonrada merhametle başını salladı. Bir kediyi o, diğer kediyi de kız çocuğu kucağına aldı ve parktan uzaklaşırlarken annenin, ''ilk önce veterinere gidelim'' dediğini duydu.

       Gözlerinden akan, mutluluk ve özlem göz yaşlarıyla olduğu yere oturdu. Dostlarının artık sıcacık yuvaları olmuştu. Onları çok özleyecek olmasına rağmen anneyle kızının çok iyi bakacaklarına emindi. Bunu yüzlerinde görmüştü.

       Saatlerce orada oturduğu yerde gözyaşı döktü ama bu gözyaşları artık sadece mutluluk ve özlem barındırmıyordu. Tüm hayatını ağlıyordu kadın.

       Gözleri, bedeni ve tüm duyuları hissizleşmeye başşladığında beklediği ve istediği sonun yaklaştığını anladı. Artık kar üşütmüyordu ve bütün gözlerden uzaktı.

       Son dakikalarının tadını çıkartmak istercesine, bembeyaz karı izliyordu. O anda gözüne birşey çarptı. Yaklaşık bir metre ötesinde bir kar çiçeği, üzerinde ki santimetrelerce kara rağmen yılmamış ve güzel çiçeklerini açıp, mutlu sonucuna ulaşmıştı. Kadın, kar çiçeğine bakarak gülümsedi ve gözleri yavaşça kapanmaya başladı. O da üzerinde ki zorlu hayata rağmen yılmamış ve yaşamıştı. Şimdi de tıpkı kar çiçeği gibi  mutlu sonuna ulaşmayı başardı.

       ''Dostoyevski'ye göre dünyanın en zor hissi; kendini ait hissetmediğin bir yerde bulunma zorunluluğudur.''



Bu yazı 325 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI