escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan istanbul escort istanbul escort istanbul escort vtunnel
Bugun...


Ayşe İrem SEÇKİN


Facebookta Paylaş









MAHALLENİN DELİSİ
Tarih: 02-04-2018 12:41:00 Güncelleme: 02-04-2018 12:43:00


       Size son zamanlarda, (aslında son zamanlarda değil, baya uzun zamandır) oturduğum semtte ki insanların dillerine pelesenk olmuş, mahallemizin delisinden bahsetmek istiyorum. Üç yıl önce taşındığım bu mahallede bütün olaylardan mahallemizin delisi sorumlu tutulur.

       Birinin bahçesinde ki elma ağacından elmalar mı çalındı? Kesin mahallenin delisi yapmıştır. Yan komşunun kümesinde ki tavuklar mı yok? Kesin mahallenin delisi çalmıştır.

       Hayattaki tek amaçlarının altın günlerinde ki kısırı hangisinin daha güzel yapacağı konusunda birbirleriyle yarışan kadınlarında bir numaralı dedikodu konusudur, mahallenin delisi.

       ‘’Kız Fatma, biliyor musun? Geçen gün mahallenin delisini sokakta ki köpeklerle konuşurken görmüşler!’’

        Köşede ki kahvehane de, hayattan elini kolunu çekmiş sabah akşam tavla oynayan abiler, amcalarda her gün oranın önünden geçen mahallenin delisi ile dalga geçmeden edemezler.  
       ‘’Hey deli! Palton yırtılmış.’’ Ardından kahkahalar, ‘’ha ha ha.’’

       Hani, bir insana 40 kere deli desen deli olur, diye bir söz var ya bu da aynı hesap işte. Yıllardır adamcağıza deli diye diye deli etmişler. Onun hakkında kimse bir şey bilmez. Nerden geldiğini, kaç yıldır burada yaşadığını, ailesi var mıdır? Açıkçası merak ettiklerini de sanmam. O sadece delidir işte. Mahallenin delisi.

      Aslına bakarsanız bende buraya taşındığımdan beri böyle düşünüyordum. Hareketleri çok deliceydi. Ya da bilemiyorum ama bu toplumun aklıma işledikleri  saçma sapan düşüncelerden biride olabilirdi. Çünkü ne zaman bir komşu ile muhabbet etmeye kalksam o konuşmada ister istemez mahallenin delisi geçer. Bu kadar çok konuşulacak ne vardı bu delide anlamazdım. Ama konuşulurdu işte.

       Bu düşünce geçtiğimiz gece yaşadığım olaydan sonra aklımdan çıkmaya ve yerini güzel düşüncelere bırakmaya başladı. O çok iyiydi, merhametliydi, tertemiz bir yüreği vardı, kim olsa orda aynısını yapmazdı!

       Gece saat on bir civarındaydı. Canım, abur cubur şeyler çekiyordu. Kalktım ve evime pekte yakın olmayan markete gittim. Marketten çıktıktan sonra mahallenin delisini gördüm. Üstelik eski tip mahalle evlerinin kapılarının önündeki ayakkabıları temizlerken. Mahallenin delisi, kapıların önüne bırakılmış olan ayakkabıları temizliyordu. Bu sahneye şahit olduktan sonra bazı komşulardan duyduklarımı anımsadım.

       ‘’her sabah kapının önünde ki ayakkabıları tertemiz buluyorum. Beni ayakkabı temizliğinden kurtarıyor, her kimse Allah razı olsun’’

        ‘’Bir gece kim diye merak edip camda bekledim. Siyahlar içinde kadın mı, erkek mi olduğu belli olmayan biri…  Belli ki ermiş! Esaslı insanmış.’’

         ‘’Helal olsun valla’’

          O geceden sonra hep şahit olduğum bu olayı düşündüm. Bir bilselerdi ayakkabıları temizleyenin mahallenin delisi olduğunu böyle diyebilecekler miydi? Meçhuldü Ama ne olursa olsun bana çok büyük bir ders olmuştu.

          Olayı yaşadığım gecenin ertesi günü yıllardır yazılarımı yazdığım bloğu açmış ve aldığım dersi kelimelere aktarmıştım,

         Her insan delidir bir parça. Fakat bu, toplum baskısı gibi çeşitli yollarla ortaya çıkabilir. Fakat insana neden ‘deli’ denir? Sokakta üstündeki paltonun bir kısmı yırtık diye mi? Ya da cebinde parası yok diye mi? Belki de sokak köpeklerinin kafasını okşayıp onlarla konuştuğu içindir? Ya deli diye horlayıp, aşağılayıp geçtiğimiz insanların içinde hiç bir insanda bulunmayan bir insanlık varsa? Parası olmayıp insan olan mı, yoksa parası olup insanlığını unutan mı deli?

        Boş versene, delirelim.



Bu yazı 538 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI