escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan istanbul escort istanbul escort istanbul escort vtunnel
Bugun...


Behiye YILMAZ


Facebookta Paylaş









ÇOCUKLAR ÇİZDİKLERİ RESİMLERDE NE ANLATIR?
Tarih: 01-05-2018 10:33:00 Güncelleme: 01-05-2018 10:33:00


       30 yıllık meslek hayatımda en çok duyduğum sorulardan biridir.  Bir sanat öğretmeni olarak, 9 yaşına kadar olan yaş gruplarının, daha üst yaşlardaki çocuklara göre, daha fazla resim yaptıklarını gözlemledim . Farklı ailelerden farklı kültürlerle yetiştirilmiş öğrencilerimin, sınıfta çizdikleri resimleri bir araya toplayıp karşılaştırdım ve hikâyelerini anlatmalarını istedim. Anlattıkları hikâyeler ile benim gördüğüm resimler arasında büyük farklılıklar vardı. Kelimelerle ifade edemedikleri her şeyi çizdikleri resimlere döküyorlardı. Bize sadece o resimleri doğru okumak kalıyordu. Peki, çocuklar neden resim yapar?

       Çocuklar;  boş bir kâğıt ve iz bırakabilecek bir nesne bulduklarında çizerler. Bu nesneler sadece boya kalemleri değil iz bırakacak her şey olabilir. Annesinin ruju, göz kalemleri, renkli ve sıvı olan her şey onlar için bir resim malzemesi olabilir. Yaptıkları resimlerdeki ev bildiğimiz evlere benzemeyebilir. Doğa resimleri, gördüğümüz doğa resimlerine benzemeyebilir. Odalarını süslemek için mi, yoksa boş zamanlarını değerlendirmek için mi resim yaparlar? Yoksa Beğenilmek, takdir edilmek için mi?

       Çocuklar bunlara ihtiyaç duymazlar. Onlar ayrıntılar içinde boğulmazlar. Basit ve somut düşünürler. Sürekli yeni deneyimlerle karşılaşırlar. Gördükleri dokundukları her şey yenidir ve keşfedilmeyi bekler. Bu deneyimleri özümsemeye ihtiyaçları vardır. Kelime dağarcıkları yaşadıklarını anlatmak için yeterli değildir. Onlar da çizerek anlatırlar. Böylece zihinlerinde bulunanı görünür kılarlar. Böylece kendi varlıklarını görürler, bir iz bırakırlar. Henüz dil yetenekleri gelişmemiş olan ya da hislerini ve duygularını sözlü olarak ifade etmek istemeyen çocuklar için sözsüz ifadenin en kolay yoludur.

       4-6 yaş grubu çocuklarda insan resmi önemli hale gelir. Bu dönemde çocuklar kendilerinin, anne-babalarının, kardeşlerinin ve diğer kişilerin resimlerini yaparlar. Çocuğun resimlerinde görülen kişilerarası ilişkiler, kendine bakışını da yansıtır. Özellikle çocukların çizdikleri aile resimleri çocuğun, ailesindeki diğer bireylere karşı tutumunu, aile içindeki rolünü, kendini aile içinde nasıl algıladığını ve yetişkinlerle arasında olan problemleri çözme biçimini ortaya koyar. Çizdikleri her figür somut olanı değil, duygusal olanı temsil eder. Biz çizilen resimdeki “ev” şeklini somut olarak algılarız. Çocuk için ise “ev” resmi, aile hayatında şefkat ve güvenliğin arandığı yeri temsil eder. Çirkin çizilmiş ya da tamamlanmamış bir “ev” resmi ailede yaşanan olumsuzlukların ilk sinyalleridir. Hayvanlar genelde ailenin bir parçası olarak resme eklenirler. Ağaçlar, çiçekler ve güneş; ışık, doğa ve evin sınırlandırdığı dünyaya duyulan ihtiyacın bir ifadesidir. Çocuk resimlerinde kullanılan renklerinde ayrı ayrı anlamları vardır.

       Çocuğunuzu analiz ederken resimlerinde kullandıkları renkler ve figürler size sözle anlatamadıklarının bir yansımasıdır. Yaptığı her resmin bir hikâyesi vardır ve o hikâye yaşadığı, duyduğu, korktuğu, özlediği bir şeyleri anlatmanın en kolay yoludur. Çocuklar hoş ve güzel figürlerde en çok tercih ettiği renkleri (Bunlar genelde sıcak ve pastel renklerdir.), çirkin, kötü figürlerde koyu ve karmaşık renkleri tercih ederler. Tarafsız oldukları figürlerde ise orta değerdeki renkleri kullanırlar. Olumsuz, kötü karakterlerde en çok kullandıkları rengin ise siyahtır. Resimde başın normalden büyük çizilmesi duygusal ve sosyal dengedeki tutarsızlıkla ilgilidir. Normalden küçük çizilen baş insanlarla ilişki kurmada zorluk çeken, içe kapanmaya eğimli çocuklarda sık rastlanır. Çocukların ailelerini çizerken figürleri ve görsel sınırları nasıl yerleştirdikleri, onların aile ilişkilerini algılayışları konusunda fikir edinmemizi sağlamasına rağmen kesin olarak bir karara varmak zordur. Örneğin bir figürü diğerlerinden ayrı bir yere çizme, sınırlar içine hapsetme başkalarından kaçmanın bir ifadesi olarak düşünülürken, bazı çocuklar için bağımsızlığın ifadesidir. İstismarcı davranışların görüldüğü ailelerde çocuk korunma ve kaçma duygusu ile resimde sınır yaratabilir. Resimlerinde, çok çirkin çizilmiş bir insan figürüne rastlandıysa mutlaka araştırılmalıdır. Ailede kendilerini kardeşlerine göre daha önemli bir konumda çizen çocuklar genelde kendilerini ebeveynlerine daha yakın bir yere koyarlar. Bununla beraber çocuk kendini kardeşinden farklı, soyutlanmış hissediyorsa kendini bir köşede, ailesel etkinliğe katılmayan bir durumda çizecektir. Kendini annesinin yanında çizen bir çocuk, annesinin daha çok sevdiğini düşündüğü bir bireyi aile çemberi dışına itmesiyle kendi isteklerini yerine getirmeyi ifade ediyor olabilir. Çocuk kendini eğer aile resmine dâhil etmiyorsa, gruba dâhil olmadığını düşünüyor olabilir. Bununla beraber bazen resme aile fertlerini de dâhil etmeyebilirler. Bu, çocuğun bir ebeveyne ya da kardeşine karşı hissettiği kızgınlık, yabancılaşma, reddedilme duygularını yansıtıyor olabilir. Bazen de ailede olmayan birini resme dâhil edilebilir. Bu genellikle çocuğun o kişiyle kurduğu yakın ilişkinin ifadesidir. Çocuğun birlikte yaşamadığı bir ebeveyni resme dâhil etmesi, anne babanın boşanması durumunda, bunu kabullenemediğinin bir göstergesidir. Bu gibi durumlarda anne baba yan yana ve el ele çizilebilir. Dersine girdiğim öğrencilerimi tanımanın en güzel ve kolay yollarından biridir. Şu unutulmamalı ki; eğer çocuğunuzu tanımak istiyorsanız çizdiği resimleri inceleyin. Birkaç kelimeyle bile o resmin hikâyesini anlattırın. Çizdiği bir çizgi film kahramanı bile çocuğunuzun özlediği, korktuğu ya da hissedip anlatamadığı bir çok gerçeği bir resim kâğıdında size anlatabilir.



Bu yazı 1020 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI