Örnek HTML sayfası Your Page Title escort bursa bursa eskort escort bursa Görükle Escort escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa alanya escort bayan antalya escort eskişehir escort mersin escort alanya escort bayan bodrum escort bayan havalimanı transfer
altıparmak escort çarşamba escort eve gelen escort gemlik escort görükle escort gürsu escort heykel escort inegöl escort iznik escort karacabey escort kestel escort masöz escort mudanya escort mustafakemalpaşa escort nilüfer escort orhangazi escort osmangazi escort otele gelen escort rus escort sınırsız escort üniversiteli escort whatsapp escort yıldırım escort
Bugun...


Behiye YILMAZ


Facebookta Paylaş









GALİBA SEVİYOR
Tarih: 01-04-2021 09:54:00 Güncelleme: 01-04-2021 09:54:00


En çok sevdiğim çiçeklerin başında gelir. Her bahar sırf aralarına girip, onlarla sohbet etmek için çıkarım kırlara. Anlattığım her şeyi anlıyorlarmış gibi gelir nedense. Nazlı nazlı salınırken, dokunduğumda yaşadığım huzur tarif edilecek gibi değildir. O incecik gövdesiyle meydan okuması, saflığından, inceliğinden bir şey kaybeden duruşunu sergilemesi ayrı bir değer katar ona.Farklı özellikleri ve birçok faydası bulunan bu güzel çiçeğin sarı ve beyaz renkleri en çok bilinenleridir. Farklı kültürlerde, farklı çeşitleri ve anlamları olan, Nisan-Eylül aylarında çiçek açan, 25 cm kadar boyunda, bir yıllık otsu bir bitkidir. Yaprakları ince parçalı olup, sapsızdır. Çiçeğinin orta kısmı sarıdır. Kenarlarında 12-20 tane dil biçiminde beyaz veya sarı renkli çiçek vardır. Çiçeklerin içeriğinde acı madde, tanen ve glikozitler vardır. Meyvesi sarımtırak esmer renkli bir uçucu yağ taşır. Yaz aylarında toplanıp, kurutulur. İşin mitolojik kısmına gelecek olursak, papatyaların 4000 yıldan beri yeryüzünde var olduğu düşünülüyor. Bir mite göre de bu güzel çiçeği gökyüzü tanrıçası Astraea‘nin yarattığı söylenir. Astraea, tanrılar diyarından gökyüzüne baktığı zaman hiç yıldız olmadığını görmüş ve ağlamaya başlamış. Buzullar hariç her yerde yetişen papatya, otsu bir bitki olup Türkiye’de 1100’ün üzerinde türü bulunur. Papatya, C vitamini açısından çok zengindir. Bu sebeple kozmetik, sağlık ve gıda sektöründe çok kullanılmaktadır. Papatya kullanımı sadece günümüzde yaygın değildi, Eski Mısır’da papatya, tanrılara adak olarak sunulurdu. Yine eski çağlarda yılın ilk açan papatyalarının şans getirdiğine inanılırmış, küçük çocukların çabuk büyümeleri için ellerine papatya demetleri verilirmiş. Mısır seramikleri de papatya çiçekleri ve desenleri ile süslenmiş. Girit Adası’ndaki Minoan Sarayı kazılarında saç tokası olarak papatya kullanıldığı görülmüş. Papatyalar küçüklüğümden beri bana hep uçsuz bucaksız cenneti anımsatırdı. Zannederdim ki çocuklar öldüğünde, papatyalarla dolu cennete gidiyorlar. O yüzden okuduğum her kitabın arasına, mutlaka bir papatya koyardım.

Ve….. Hikayesi…

 

Günlerden birgün güzelliği ile göz kamaştıran bir kelebek kozasından çıkmış ve üç günlük ömrünü  yaşamak için dağlara doğru yol almış. Kelebeğin kendine hayran bırakan kanatları ve eşsiz desenleri gittiği her yere onunla birlikte ulaşmış ve doğaya karışmış. Kelebek dağlardan kırlara doğru uçup konarken papatya da onu seyre dalmış. Kelebek bir anda papatyanın dikkatini çekmeye ve ilgi alanına girmeye başlamış. Artık kelebek dağlarda değil papatyanın etrafında dönüp duruyormuş.Birlikte üç gün geçiren papatya ve kelebek için ayrılma zamanı gelmiş çatmış. Beraber onca zaman geçiren papatya ve kelebek bir türlü gerçek duygularını birbirine anlatamamış ve son ana kadar beklemişler. Durumu kötüleşen kelebek daha fazla dayanamayarak duygularını açık edip vedalaşmaya  karar vermiş ve sevgi sözcükleri bir bir ağzından dökülmeye başlamış. Durum karşısında şaşkınlık geçiren papatya veda sözcüklerine anlam verememiş. Kelebek ise son anda 3 günlük ömrü olduğunu ve bugünün son olduğunu söylemiş. Kelebek için son nefesler sayılmaya başladığında ise papatyaya; “Seni … seni seviyorum” diyebilmiş. Üzüntüsünü ve şaşkınlığını gizleyemeyen papatyanın tek sözü ise “bende” olmuş. Kelebeğin yaşamının son bulması ile birlikte papatya artık eski canlılığını ve neşesini koruyamaz hale gelmiş .Sürekli kelebeği ve son sözcüklerini düşünen papatya, belli bir süre sonra cansız ve üzgün bir hal almış. Zamanla  kuruyan papatyanın her bir yaprağı tek tek dökülmeye başlamış. Yapraklarını hüzünle döken papatya her düşüşte sadece şu kelimeyi söyleyebilmiş “seviyormuş”. (Alıntı)

 

Bu hikayeden sonra artık yaprakları düşen papatyalar klasikleşen bir öykünün baş kahramanı olarak anılmaya başlanmış. Bu nedenle günümüzde papatyalar ve yaprakları “seviyor, sevmiyor” heyecanı arasında bir bir koparılıyor. Bir çoğumuz bu hikayeyi de bilmiyor sanırım. Sadece kulaktan kulağa oyununu oynar gibi, günümüze kadar gelmiş seviyor-sevmiyor hikayesi.



Bu yazı 370 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI