escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan istanbul escort istanbul escort istanbul escort vtunnel
Bugun...


Çelebi ÖZTÜRK


Facebookta Paylaş









KLAVYE DELİKANLILARI!
Tarih: 04-12-2017 09:37:00 Güncelleme: 04-12-2017 09:48:00


       Bir makalem de edepten söz etmiş ve en edepsiz insanların bile klavyenin arkasında “edep kralı” kesilebileceğinden söz etmiştim. 

       Edepli kılığına bürünmüş klavye kahramanlarının ağzında adeta işkence gören ve rencide edilen bir kelimedir edep.   

       Peki, nedir edep? Önce edep kelimesinin anlamını hatırlatarak başlayalım.  Türk Dil Kurumu şöyle tanımlıyor;

      1.         Toplum töresine uygun davranma.

      2.         İyi ahlak, incelik, terbiye.

      Abdülhak Şinasi Hisar’ın "Olur şey mi bu, haydi edebinle çık git, çekil karşımdan!" cümlesinde edebin iyi ahlak, incelik ve terbiye unsurlarına vurgu yapılıyor.

       Genel ahlak ve toplum kurallarına uygun davrananlara edepli, terbiyeli, ahlaklı, saygılı ve nezaketli denirken,  bu kuralları ihlal edenlere de terbiyesiz, saygısız, nezaketsiz diyoruz. Günlük hayatımızda hemen her gün edepsiz bir insanla karşılaşmamız mümkün. Terbiyesizlik yapana ‘edep yahu!’ diye sitem edildiği gibi, ikaz etmek anlamında ‘edebini takın, terbiyesizlik yapma’ dendiğini de duyuyoruz.

       Makalemizde kendini edepli sayan, egoları tavan yapmış burnundan kıl aldırmayan insanların tavırlarından söz edeceğiz.

     Ahlak, terbiye, edep, saygı ve nezaket gibi unsurlar, erdem denen kavramın insan da vücut bulmuş hâlidir. Bunların bir insanda yok olması, bir insan tarafından  bilerek ve isteyerek dikkate alınmaması edepsizliğin tavan yaptığını gösterir. Özellikle sanal ortamda bu kavramlarla kendisini özdeşleştirerek başkalarına saygısızlık yapanların erdemli insan olamayacaklarını belirtmekte fayda var.

       Edep, saygı ve nezaket birbiriyle ilişkili üç önemli kelimedir.

       Edepli, saygılı ve nezaket kurallarına uyan insanlar, başkalarının haklarına ve hukukuna saygı gösterirler. Bir toplulukta kendini daha üstün göstermek için bir başkasını küçük düşürmeye yönelik davranışlar uygun görülmez. Kişinin doğrudan şahsını hedef alarak eleştirmek hoş karşılanmaz. Nezaket ve edep kuralları çerçevesinde davranış beklenir.

      Bildiğimiz, tanıdığımız bazı insanların, hatta bazı “şair, yazar” takımının kendi eserlerine yönelik olumsuz eleştiriler karşısında nasıl kızdığını, hatta aşağıladığını,  küçük düşürücü ve küfür sayılabilecek sözlerle eleştirenlere saldırdığını zaman zaman görüyoruz. Hâlbuki eleştiri dikkate alındığınızı ve önemsendiğinizi gösterir. Eleştiriyi hazmedemeyen insanın “ben şairim, yazarım” havasında olması da ayrı bir “benlik” duygusudur! Kendisini eleştirene de saygı duyması ve nezaket kuralları çerçevesinde tartışması ve eleştiriye layık görüldüğü için teşekkür etmesi gerekir.

       İyi eleştiriyi önemserken, kötü eleştiri karşısında kızan, bağıran çağıran ve ağzından köpük saçan insanların edep, saygı ve nezaket kavramlarını yalnız kendi egolarına uygun ortam ve söylemler geliştiği zaman düşündüklerini söylersek önemli bir konuya vurgu yapmış oluruz; zira bu tür insanların egoları tavan yapmış demektir. Burnundan kıl aldırmayan bazı yazarlar bu türün temsilcileridir! Kendilerinin diğer insanlardan, yazarlardan çok daha üstün olduklarına inanırlar. Böyle inandıkları için saygısızlıkları tavan yapar! Eğer bu tür insanlarla ilişkiniz varsa ve çeşitli nedenlerle bazı konularda uyarmak zorunda kalmışsanız yine de aldırmazlar. Saygı ve nezaketsizliklerine edepsizce devam ederler. Bu türün insanları, bu davranışlarının edep, saygı ve nezaket çerçevesinde çok incitici olduğunu kabullenmezler. Dediğim gibi bu tür insanların benlik duyguları tavan yapmıştır ve sizi umursamazlar. Ama ne zaman kendilerini bu tutum ve davranışları nedeniyle eleştirmeye kalksanız size küfür dahi etmekten çekinmezler ve hatta yazılarında sizi aşağılarlar.

       Bir yazarın, eseriyle ilgilenen bir yayıncının emeğine saygı duyması da edep, saygı ve nezaket çerçevesinde değerlendirilebilir. Eseriyle ilgilendiği için kendisine teşekkür etmesi ve ilişkisini daha ilerleterek dayanışma halinde olması beklenir. Yayıncının, yazara “Hocam, üstadım, sevgili yazarım, sayın yazarım” gibi bilgiçlik ve saygı uyandıran kelimelerle seslenmesi, onun saygısını ve nezaketini gösterirken, diğerinin usta bir yazar olduğunu göstermez. Burada ortaya çıkan esas konu edep, saygı ve nezakettir. Nitekim herhangi bir insandan bir talepte bulunduğunuz zaman geri dönüş yapmıyorsa, bu onun saygısızlığını, edep ve nezaket çerçevesinde eksikliğini gösterir.

       Biri sizi umursamıyorsa siz de onu umursamayın ve hayatınızdan çıkarın. Çünkü onun hayatınızdaki varlığı sizin için kambur demektir! Özellikle klavye delikanlılarıyla ilişkilerinizde kararlı bir tutum sergileyin. Aksi halde sizi sömürecek olan bu tipler, hakkınızda “ezik” düşüneceklerdir. Buna fırsat vermeyin.

       Klavye delikanlılarıyla karşılaşmamanız dileğiyle, sağlık, huzur ve mutluluklar diliyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 



Bu yazı 2870 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI