escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan istanbul escort istanbul escort istanbul escort vtunnel
Bugun...


Çelebi ÖZTÜRK


Facebookta Paylaş









AĞLATAN MEKTUP!
Tarih: 01-07-2018 10:33:00 Güncelleme: 01-07-2018 10:33:00


       Sadece medrese eğitimi alan ve ailesinin övündüğü bir genç kız… Allah’ın hükümlerini dikkate almayan ve eğitimi sadece din eğitimi alanıyla sınırlandıran bir aile. Halasının, genç kızın düğünün de okuduğu mektup dinleyenleri coşkuyla ağlatıyor!

       Halasının bir tanesi!

       Bir zemheri ayıydı, 1994’ün Kasım’ı. Havalar soğumuş, garibanlar, kimsesizler, evsizler soğuktan korunmaya çalışırken, bizim evimizi ısıtan, ocağımıza sıcaklık katan, evimize huzur getiren, mutluluğa boğan, hepimizin yüzünde sevinç parıltılarına neden olan, mutluluktan sevinç gözyaşları akıtan sen dünyaya geldin. Sağlıklı, şirin, güzel bir bebektin.

       Doğduğunda; dünyanın meşakkatine, çirkefliğine, hayatın zorluğuna karşı korkuyla ağladın. Ben böyle düşündüm. Güzel bebektin. Seni kucağıma aldığımda çok heyecanlandım.  O zarif yanaklarına birer öpücük kondurdum. Ve yüzüne baktım. İçimden “ağlama bebeğim. Korkma. Senin yanında olacağım ve ağlamana izin vermeyeceğim”  dedim. O an hissettiklerimi sana söylemek istiyorum:

       “Bebeğim hoş geldin,” dedim. Sen ne güzel bir bebeksin böyle. Minicik, şirin, güzel bebeğim. Aramıza hoş geldin. Dünyaya hoş geldin. Ağlama. Ama sen hiç susmayacakmış gibi ağlıyordun. Çok küçüktün. Bir acziyet içinde ağlıyordun. “Ben, senin halanım,” dedim. Dünyanın tüm çilelerine katlanmaya geldin. Bunun için ağlama. Zor da kalmayacaksın. Sana söz veriyorum. Daima yanında olacağım ve seni hep seveceğim. Boynunun bükülmesine izin vermeyeceğim. Ben, senin halanım. Daima yanında olacak insanlardan biri… Doğarken her insan ağlar ama bu ilk ağlaman ve son kez ağlıyorsun. İstediğin kadar ağla, çünkü bir daha ağlayamayacaksın.

       Yıllar geçti. Gözümün önünde yavaş yavaş büyüdün. Büyümeni seyrederken mutluluk duydum. Tıpkı bir fide gibiydin. Önce emekledin. Bende seninle emekledim, sonra yürümeye başladın, bende seninle yürüdüm. Düştün, ödüm koptu. Canın acıdı, benim yüreğim yandı. Nadide bir çiçek fidesi gibi gözümün önünde yavaş yavaş büyüdün. Sana karşı hala gibi değil de daha ziyade bir annenin verebileceği sıcak duyguyla yaklaşmaya çalıştım. Kimi zaman arkadaşın olmak istedim, kimi zaman halan, kimi zaman annen gibi davrandım. “Halacığım” diyerek etrafımda dolaşan, yaramazlık yapan, ortalığı dağıtan çiçeğimdin. Sana bakarken mutlu oldum. İçimi mutluluktan titreten, beni heyecanlandıran tek insan sen oldun. Halasının bir tanesi oldun. Bana mutlulukların en güzelini yaşattın. Seninle gezmek, seninle oturup konuşmak, seninle yemek içmek benim için zevklerin en büyüğüydü.

         Biliyor musun? Sen çok şanslı bir çocuksun. Çünkü seni seven iyi bir annen, iyi bir baban var. Ve biz seni çok seviyoruz.

       Seni kızım gibi bağrıma bastım. Döşümde uyuttum. Saçlarını öptüm, kokladım. Gece beraber uyuduk. Bir ananın kızına duyduğu heyecanı yaşattın bana.

       İlköğretime gitmedin. Aslında gitmeni isterdim. Saçlarını yıkayıp, sonra kurutup ellerimle taradıktan sonra örmeyi ve seni okula göndermeyi isterdim. Okul dönüşünü heyecanla beklemeyi isterdim. Bunlar halanın hayalleri. Varsın bunlar olmasın. Her insana nasip olmayacak bir eğitim aldın: Sen medrese eğitimi alırken, “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” diyen Resul-ü Ekrem’in ahlakıyla donandın. Faziletli ve onurlu bir insan olarak yaşamayı öğrendin. Aynı zamanda yardımlaşmayı, iyilik yapmayı ve insanları sevmeyi öğrendin. Erdemli, iyi bir insan oldun. Ve kalbinin güzelliği yüzünle bütünleşip eşsiz bir insan olarak davranışlarına yansıdı.  

       Güzel meleğim, biliyorum annenin yeri ayrıdır. Ama ben, annen yanında olmadığı zaman da sevgimi sınırsız bir şekilde sunmaya çalıştım. Çünkü bunu yaparken büyük mutluluk duyuyordum. Sende bana evladım gibi sevgini tattırdın.

       Annen, baban ve ben senin üzerine titredik. Öksürdüğünde korkuyla yüreğimiz titredi. Seni her şeyden koruduk. Kötülüklerden uzak tuttuk. Yüreğimizle bir bütün olduk. Kimsenin sana zarar vermesine, seni ağlatmasına izin vermedik. Bir halanın yüreğiyle seni hep Allah’a emanet ettim.

       Sen, benim canımsın. Ve benim güzel meleğimsin. Sen, benim hayata tutunduğum umudum, yaşama gayemsin.

       Halasının bir tanesi! Büyüdün, serpildin, güzelleştin. Sen, sessizce büyürken duyguların evrim geçirdi. İnsanın aklını, zihnini çelen o hoyrat duyguların benliğini ele geçirmesine izin vermedin. Allah’ın emrine, Hz. Peygamber aleyhisselatu vesselam’ın sünneti seniyesine uyarak yaşamaya gayret ettin. Bu uğurda gösterdiğin özen ve gayret, Allah’ın yardımı ve takdiri ilahisi ile alnı ak, yüreği pak, arkasından iyi şeyler söylenen Müslüman bir genç kız olarak yaşamana vesile oldu.

       Halasının hoş kokulu çiçeği! İyi bir eğitim aldın. Bu eğitimi almana vesile olanlardan Allah razı olsun. Müslüman bir genç kız olarak yaşadın. Sen, sadece kendin için yaşamadın; aynı zamanda anneni, babanı ve tabii ki halanı düşünerek, akrabalarını, yakınlarını, seni sevenleri düşünerek yaşadın. İffetini korudun. Örnek oldun.

       Güzel meleğim! Büyüdün, gelinlik kız oldun. Allah’a çok şükür, beyaz gelinliğin içinde seni görmek nasip oldu. Düşünüyorum da daha dün küçücüktün. Ne çabuk büyüdün? Ne çabuk evlenecek yaşa geldin? Sen, hâlâ küçük bebeğimizsin. Ve şimdi seni evlendiriyoruz. Ailemizin arasına katılmanla büyük mutluluk duymuştum. Şimdi bana ikinci mutluluğu yaşatıyorsun. Güzel ahlakınla hak ettiğin o beyaz gelinliğin içinde bir meleğe benziyorsun.

       Benim gül kokulu çiçeğim! Gözyaşın hiç akmadı. Sen, nadide bir çiçektin bizim için. Seni soldurmadan öylesine sevdik.

       Bebeğim, dualarım seninle olacak. Allah Celle ve Celâlühü seni korusun. Seni çok seviyorum ve senin mutlu olmanı istiyorum. Allah seni daima mutlu etsin. Sana acı yüzü göstermesin. Seni kem gözlerden, kıskançların kıskançlığından, hasetçilerin hasedinden, su-i zancıların kötü zannından korusun. Ben, seni kimselere emanet edemem. Seni ancak Yaradan’a emanet edebilirim. O’ senin hakkında en hayırlı olanı verir.

       Halan olarak seni çok seviyorum. Seninle hep mutlu oldum. Halan olarak bana yaşattığın mutluluk nedeniyle sana çok, ama pek çok teşekkür ediyorum. Allah’ım senden razı olsun. Sen benim meleğimsin. Hoşça kal, mutlu kal…

 



Bu yazı 1187 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI