Örnek HTML sayfası
Bugun...


Çelebi ÖZTÜRK


Facebookta Paylaş









AŞK ÇARPMASI!
Tarih: 01-09-2020 21:04:00 Güncelleme: 03-09-2020 14:21:00


       İlkbahar, adı gibi hoşluğuyla geldi.

       İlkbaharın gelişiyle birlikte toprak canlandı! Yeşil çimenler, envayi türde otlar, rehavet dönemi geçirdikleri yorganın altından birer birer başlarını çıkarmaya başladılar! Ağaçların tomurcukları açtı. Kuşların cıvıltısı neşe getirdi. Bütün güzellikler birbiriyle yarış edercesine selama durdular. Tabii çevremde oluşan bu güzellikler gönlüme hoşluk getirdi. Gönlüme huzur, gözlerime ışık, bu yaşlı bedenime bir canlılık getirdi. Çevremi saran yeşilliklerin aslında yüreğimde paslanmış duyguları da açığa çıkardığını görmek beni mutlu etti. Çevremde oluşan bu güzel, hoş ve içime ferahlık veren değişimlere neredeyse âşık olacağım. Kendimi, liseli bir genç gibi hissediyorum. Çevreme bakınıyorum; bu güzel âlemin aşk için yaratılmış olduğunu anlıyorum.

       Ağlamak istiyorum. Ne için olduğunu bilmeden, sadece ağlamak: sevmek için ağlamak, aşkın sonsuzluğunda yaşamak için ağlamak, yaşam iksirinden içmek için ağlamak…

       Çevremde güzel bir koku var! İlkbaharın gelişiyle ortaya çıkan ve ruhumu sarhoş eden bir koku! Beni adeta canlandıran, ayağa kaldıran bir iksir gibi. Bunun, ruhuma ilham veren aşkın ta kendisi olduğunu anlıyorum. Her yanım aşkın kokusu ile dolu. Geçte olsa anlıyorum.

        Aşk, böcekleri bile birbirine yaklaştıran büyük bir tılsım. Şairlere, âşıklara, ozanlara ilham veren büyülü iksir. Dağları, taşları, kuşları hatta kuru bir çölü bile sevdiren tatlı şurup! O duyguyla kuşatılmış hissediyorum kendimi. Ona hazır mıyım bilemiyorum ama ruhumu teslim aldığını anlıyorum. Belki azap çektirecek. Belki geceler boyu ağlatacak. Belki neşe getirecek şu kalan ömrüme. Kim bilir belki daha kötüsü olacak ve beni süründürecek. Bunu istemiyorum.

       O iksir ki insanları sevdirecek: iyi, kötü, güzel, çirkin… Nefret ettiğin, selam vermekten kaçındığın hatta içinden öldürmek istediklerini bile… Ve vicdanın harekete geçecek! Taş düşüren insanın çektiği sancı gibi çekeceksin o sancıyı! Nerede bir garip görsen onun için gözyaşı dökeceksin. Sana avuç açana son kuruşunu vereceksin. Nerede gariban görsen için parçalanarak onun için gözyaşı dökeceksin. Çaresizler, ağlayanlar, hastalar sen olacaksın! Dünyanın neresinde olursa olsun onları düşündükçe için sızlayacak. Görüyorsun ya! Ne büyük şeylere kadir o iksir. İnsana ne ediyor, neler yaptırıyor.

       Anan çağırsa fizana gitmezsin! Aşk çağırdığı zaman ölüme seve seve gidersin! Şimdi bu büyük iksiri bir kalıba koy, tanımla. Hangi sıfatla onu tanımlayabilirsin? Damarında dolaşan kan mı? Kalbine can veren zar mı? Etine, kemiğine can veren ruh mu? Hangi sıfat ona uyar? Hangi söz onu anımsatır? Hangi davranış onu hatırlatır? Acı veren, neşelendiren, kimi zaman hüzünlendiren, ağlatan, kimi zaman gururlandıran kimi zaman gururu yok eden kimi zaman çocuklaştıran bu duygunun üzerine söylenecek söz var mı?

       Zorluklara göğüs gerdiren o iksirdir. Yorgunluğu yok eden yine o iksir... İçinde gittikçe büyüyen ve volkan olup patlayan bir çocuk gibidir aşk. Sel olur günden güne kabarır, bir gün ruhundan taşar ve önüne kattığı her şeyi alır götürür.



Bu yazı 568 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
1305 Okunma
1248 Okunma
1236 Okunma
1209 Okunma
1196 Okunma
1176 Okunma
1061 Okunma
1045 Okunma
999 Okunma
745 Okunma
720 Okunma
703 Okunma
4596 Okunma
4537 Okunma
4535 Okunma
4514 Okunma
4473 Okunma
4421 Okunma
4126 Okunma
4054 Okunma
3914 Okunma
3590 Okunma
3463 Okunma
3462 Okunma
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI