Örnek HTML sayfası
Bugun...


Çelebi ÖZTÜRK


Facebookta Paylaş









EDEBİYAT VE SANATTA HİCİV, BAŞKALDIRI VE AYRIMCILIK (1)
Tarih: 01-02-2020 15:27:00 Güncelleme: 01-02-2020 15:27:00


Hep söylerim, edebiyat ve sanatın kendine has bir dili var. Bu dil, hangi inanç, hangi siyasi düşünce ve hangi etnik kökenden olursa olsun insanları buluşturan, birleştiren zengin ve etkili bir dildir. Bu dilin zengin fakir ayrımı yoktur.

 

Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi âşık ve şairlerinin en önemli özelliği taşlama türü şiirde çok başarılı olmalarıdır. Aynı zamanda taşlama türünde hicvi de başarıyla kullanmışlardır. Şairler, hicivlerinde nükteye başvururlar, bu da hicvin en önemli özelliğidir. Genel olarak yönetimdeki aksaklıkları, yanlışları, devlet yönetiminin yanlış ve hatalarını, çelişkili durumları, tavırları, gülünç olayları, batıl inançları, inançların yanlış yorumlanmasını, haksızlıkları eleştirmişler ve taşlama türü şiirlerde mizahla birlikte hicvederek başarıyla bu sanatı kullanmışlardır. Özellikle hicivdeki başarıları hem güldürür, hem düşündürür, kimi zaman incitirken kimi zamanda incitmeden olayı açığa çıkarır. Hiciv, “kişiyi, bir toplumu, bir âdeti, kişi veya toplumda görülen kusur ve eksiklikleri, gülünç hâlleri, açık veya kapalı olarak yeren, alaya alan söz ve yazılar”1 olarak tanımlanır.

 

Edebiyatın ustalık gerektiren önemli sanatlarından biri olan hiciv. mizahla birlikte kullanılır ve eleştirilen kişiyi bile güldürebilir. Hiciv, toplumda görülen her türlü olumsuzları, toplumsal düzensizlikleri, adetleri, gelenekleri, görenekleri, toplumsal düzen ve kuralları hicvederek sorgulanmasına neden olur. Hiciv, Nef’î’nin aşağıdaki örneğinde görüldüğü gibi saldırırken, aynı zamanda da karşıdan gelecek saldırıyı karşılar.

 

"Bize kâfir demiş mütfî efendi
Tutalım ben anca diyem Müselmâ
Vardık da yarın Rûz-i Cezâya
İkimiz de çıkarız anda yalan"   Nef'î

 
(Müfti efendi bana kâfir demiş, ben de ona Müslüman diyeyim ama yarın mahşere gittiğimizde ikimiz de yalan çıkarız. Mütfü kâfir, Nefi’nin Müslüman olduğu anlaşılır)2

 

Siham’ı Kaza’dan
 
Ne gune kaldi meded devlet-i Al-i Osman 
Hey yazuk hey ne musibet bu ne matem a köpe
 
Ne ihanetdür o sadra bu zamanda ki anun 
Olmaya sahibi bir Asaf-ı kerem a köpek      Siham’ı Kaza’ ( Nefi ) 3

 

“Hiciv şairler tarafından birinin kusurunu, ayıbını meydana çıkarmak, kötü ve çirkin yanlarını, açıklamak ve göstermek, toplumun acıklı ve gülünç yönlerini alaylı bir ifade ile ortaya koymak şeklinde anlaşılmış ve yazılmıştır. Hicivler, nazım veya nesir olarak yazılabilmektedir. Yani nesir türünde de hicivler vardır.”4


Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinin usta hiciv sanatçısı Neyzen Tevfik’in günümüzde de çok sık kullanılan şiirleri vardır. Özellikle yönetimleri ağır dille hicvederken siyasal mizahı da ustalıkla kullanır.

 
Kime sordumsa seni doğru cevap vermediler
Kimi alçak, kimi hırsız, kimi deyyus dediler.
Künyeni almak için partiye ettim telefon,
Bizdeki kayda göre, simdi o mebus dediler. (Neyzen Tevfik)

 

Osmanlı döneminin şair ve yazarları içinde yaşadığı toplumun etkisinde kaldılar. Bu dönemin edebiyat ürünleri incelendiği zaman şiirler de ve yazılar da bu dönemin etkileri görülür. Edebi dilleri çok güçlü olan bu şair ve yazarların karakter ve ahlak bakımından sağlam ve korkusuz oldukları, dönemin kültürüne bağlı olmakla birlikte sahip oldukları veya sonradan geliştirdikleri edebi dilleriyle dönemin kültürünü ve sanatını da etkiledikleri görülür. Özellikle âşıkların şiirlerinde görülen dil, halkın günlük hayatta kullandığı dildir. Halk, bu şiirlerin dilini rahatlıkla anlayabilir. Âşıklar, halkın beklentilerinin karşılanmamasını, yaşanan sıkıntıları, kargaşa, yoksulluk, adaletsizlik gibi olumsuzlukları, halkın hoşnut olmadığı konuları şiirlerinde hicvederek eleştirmişlerdir. Pek çok şairde âşıklar gibi taşlama türü şiirlerinde sosyal konuları eleştirmiştir. Amaç yönetimleri kötülemek değil, halkın mağduriyetlerini, çilelerini, memnuniyetsizliklerini yönetimlere aktarabilmek ve öğüt vermektir.

 

Osmanlı döneminde olduğu gibi Cumhuriyet döneminde de âşıklık geleneği devam etmektedir. Âşıklar toplum yaşayışına hassas kişilikteki sanatçılardır. Taşlama türü şiirlerinde mizahı hiciv sanatıyla birlikte ustalıkla kullanırlar. Halkı eğlendirmenin dışında icra ettikleri sanatla protesto işlevini de yerine getirmiş olurlar. Onların etki alanları toplumdur ve halkın duygu ve yaşayışlarını kendilerine özgü ebedi dille ifade ederler. İçinde yaşadıkları toplumun bireyleridir ve onlarla güler, onlarla sevinir, onlarla üzülürler. Yönetimlerden beklentilerinin karşılanmaması, toplumsal yaşayışta görülen eksiklik, aksaklık, düzensizlik, olumsuzluklar, ekonomik, siyasi, etnik, ideolojik, dinsel, yönetimlerin sorunları ötelemeleri ve görülen adaletsizlikler âşıkların duyarlı olduğu ve icra ettikleri sanatın özüdür. Bu nedenle herkesi eleştirebilirler. Bu eleştirilerde siyaset, politika, sosyal düzen, yoksulluk, zulüm gibi konular ağırlıklı olarak yer alır.

 

Bahar Osanmaz, bir makalesinde şöyle der; “Yapılan eleştirilerin politik mahiyet alması, tekke, göçebe aşiret gibi birimlerin Osmanlı Hükümeti ile çatışmalara girmesiyle başlamıştır. İç çatışmaların, savaşların etkileri yaygınlaşıp Anadolu’nun yoksulluğu büyümeye başlayınca, âşıkların askerlik, yargı organları, vergi alma gibi, bürokrasi gibi toplum kurumlarına yönelik kınamaları ve taşlamaları yoğunlaşır.” 5

 

DEVAM EDECEK

 

 

 

Kaynakça

1 Şahamettin Kuzucular. ( 05 Mayıs 2013) https://edebiyatvesanatakademisi.com/

2 Şahamettin Kuzucular. a.g.s.    

3 Şahamettin Kuzucular. a.g.s.    

4  Şahamettin Kuzucular. a.g.s.         

5 Bahar Osanmaz. Âşık Şiirinde Başkaldırı Bağlamında Nesimi Çimen. Ç.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt 26, Sayı 1, 2017, Sayfa 131-139. S.132.

 



Bu yazı 1146 defa okunmuştur.

Osman Sancaklı / 01-02-2020 17:46

Hocam, yazınız etkileyiciydi. Devamını da bekliyorum. Ülkemizde edebiyat, sanat diye bir şey kalmadı. Bu konuda söyleyecek çok şeyimiz olmalı aslında. İnsanlar bölük pörçük oldu. .



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
240 Okunma
176 Okunma
172 Okunma
167 Okunma
164 Okunma
152 Okunma
148 Okunma
114 Okunma
112 Okunma
103 Okunma
67 Okunma
57 Okunma
645 Okunma
457 Okunma
384 Okunma
383 Okunma
363 Okunma
347 Okunma
347 Okunma
340 Okunma
337 Okunma
331 Okunma
330 Okunma
328 Okunma
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI