Örnek HTML sayfası
Bugun...


Çelebi ÖZTÜRK


Facebookta Paylaş









ELEŞTİRİYİ ÖNEMSE
Tarih: 01-11-2020 13:10:00 Güncelleme: 01-11-2020 13:10:00


       Türk Dil Kurumu’nun tdk.gov.tr isimli sitesinde eleştiri şu şekilde tanımlanıyor:

 

1.         Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit.

2.         Bir edebiyat veya sanat eserini her yönüyle değerlendirerek anlaşılmasını sağlamak amacıyla yazılan yazı türü, tenkit, kritik.

3.         Özellikle bilginin temellerini ve doğruluk durumunu inceleme, sınama, yargılama.

 

       Düşüncelerimizi ve fikirlerimizi kendi özgür irademizle açıklamaya başladığımız andan itibaren kendimiz veya başka bir insan hakkında kişiliğini, davranışlarını ve yaptığı işler hakkında fikirlerimizi açıkladığımız olmuştur.

 

       Sevmediğiniz, kızdığınız veya kıskançlık nedeniyle hasetlik ederek bir insanın kötü yanını eleştirerek yargıladığınız olmuştur. Kendinizde çok defa bu şekilde eleştirilmişsinizdir. Bu eleştirilere çok defa kızdınız, bunlara kırıldınız ve küstünüz

 

       Eleştiri yapıcı olursa iyidir. Ancak kötü eleştirileri de göz ardı etmemeliyiz. Bizi kötü eleştiren kişinin hangi amaçla eleştirdiğini anlamalıyız. Bunu tespit etmemiz başarılı, huzurlu ve mutlu olmamız için gereklidir.

 

       Eleştirmekten ya da eleştirilmekten korkmamalıyız. İnsan, çoğu zaman sırf kötü eleştirilmeyim düşüncesiyle hiç sevmediği şeylere temayül eder. Bu, korkaklıktır. Başkası tarafından eleştirilmemek için geri adım atmamalıyız. Eleştiri bazen incitici olabilir. Toplum içinde kötü şekilde eleştirildiğiniz zaman utanabilirsiniz. Eleştiri nasıl olursa olsun kaçmamalısınız. Herkes sizi sevmeyebilir, sevmek zorunda da değildir. Sizden hoşlanmaz ve sizi bazen incitmek için, bazen utandırmak için eleştirebilir.

 

       Sanal veya hayal dünyasında yaşamıyoruz. Ailemizin, oyun oynadığımız arkadaş grubumuzun, okul arkadaşlarımızın, iş arkadaşlarımızın olduğu gerçek bir dünyada yaşıyoruz. Gerçek bir hava soluyoruz. Her gün güneş doğuyor, sabah oluyor, ardından güneş batıyor gece oluyor ve bu döngü bu şekilde devam ediyor. Bu gerçeklik, içinde yaşadığımız hayatın kendisidir. Bu hayatın canımızı yakan bazı unsurları olacaktır. Bunlara katlanabilmek için Zahiri ve Bâtıni ilimlerle kendimizi güçlendirmeliyiz.

 

       Cenabı Allah Celle ve Celalüh’ün dünya, güneş, ay ve yıldızların döngüsünü muntazam bir yörüngede herhangi bir aksaklığa meydan vermeden sağlaması ne kadar gerçekse, hayatımızda olup bitenlerde birer gerçektir. Bu gerçekliğin içinde bizimle ilişkili olanlar bizi ilgilendirir ve onları dikkate almalıyız. Eleştirilerde bizi ilgilendiren kısımlar dikkatimizi çekmelidir. Biz, istesek de istemesek de eleştirilere maruz kalacağız, belki haksız eleştirilere canımız sıkılacak, bizi incitecek. Bu döngü, dünya var oldukça ve insanlar yaşadıkça, sûr üfürülüp vakit gelene kadar devam edecektir.

 

       Kendine, yaptığı işe ve Allah’a inanan insan, eleştiriden güç alır. Yoluna devam ederken eleştirilerin verdiği güçle kendini mutlu eder.

 

       Olumsuz eleştirinin nedenlerini tespit edebilmişsek; eğer kötü eleştiri haksız yere, kıskançlık, hasetlik vs. gibi nedenlerle yapılmış ise o eleştiriyi yapandan uzaklaşmak gerekir. Haksız eleştirinin kaynağında çekememezlik, hasetlik ve kem göz vardır. Kötü gözün etkisinden ve kötü eleştirinin sihirli büyüsünden kendimizi korumalıyız. Haksız eleştiride bulunan insan içinden güler. Eleştirdiği kişiye verdiği acıdan, rencide etmekten ve utandırmaktan zevk alır ve mutlu olur.

 

        Allah, Mutaffifin Sûresi 29. Ayette; “Günahkârlar (dünyada) iman edenlere gülüp dururlardı.” 30. Ayette; “Yanlarından geçtiklerinde birbirlerine kaş göz ederlerdi.” 31. Ayette; “Sonra kendi çevrelerine dönerken neşe içinde dönerlerdi.” Buyuruyor.

 

       Evet, haksız yere kötü eleştiri yapanlar art niyetli olanlardır. Bunlar, Allah’a karşı gelenlerdir. Allah korkusu olan insan kimseye haksızlık yapmaz. Kimseyi kötülemek için eleştirmez. Haksız eleştiriler boş sözlerdir.

 

       Cenabı Allah Celle ve Celalüh, A’lâ Sûresi 10. Ayette; “Allah’tan korkan öğüt alacaktır.” 16. Ayette; “Fakat siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz.” diye buyuruyor.

 

       Allah’ın men ettiği şeylerden sakınarak gerçek kul olanlar için Gâşiye Sûresi 8, 10 Ayetlerde şöyle buyruluyor: “(8)O gün kimi yüzler mutludur.”, ”(11)Orada boş söz işitmezler.”

 

       Kötü eleştiriler karşısında insanın canının sıkılması, moralinin bozulması normaldir. Böyle bir durumda belki çok sert tepki verebilirsiniz. Kötü eleştiri karşısında hiddetten sakınmalıyız. Hiddet şeytandandır. Ne kadar sakin olursak o kadar çok üstünlüğü ele geçiririz. Doğru düşünür doğru hareket edebilirsek, art niyetle yapılan kötü eleştirileri ve bu eleştiriyi yapanları bertaraf ederek kendi kazdıkları kuyuda boğarız.

 

       Şunu unutmayın; iyi eleştiri de kötü eleştiri de bizim dikkate alındığımızı ve önemsendiğimizi gösterir. Kötü eleştirilerin önemsendiğini karşı tarafa hissettirmeyin. Yapanın canı sıkılsın. Siz, kötü eleştiriyi önemsediğinizi karşı tarafa göstermezseniz yapan kişinin içi içini yer. Bundan dolayı kendi kendini cezalandırır; huzursuz, mutsuz ve hasta olur.

 

       İyi eleştiriyi sonuna kadar kullanın. O sizi kamçılayacaktır. Başarıya giden yolda sizi motive edecektir.

 

       Hayatta en kolay şey insana hizmet etmek, en zor şey ise insanı memnun etmektir. Biz, insanı memnun etmek için değil, insana hizmet etmek için çalışalım. Tabii ki böyle bir hizmette olumlu eleştirilerin yanı sıra olumsuz eleştirilerde alabiliriz. Sorun yapmayın. “Âmeller niyetlere göredir.” İyi niyetle yapılan işlerde iyi sonuç alınır.

 

       Eleştiri yaparken, eleştirilen konuya gerçekçi yaklaşmalıyız. Eleştiri, ahlak sınırını aşmamalıdır. Haksız ve kötü niyetle kimseyi eleştirmemeliyiz. Aksi halde vebal alıp günaha girerek ahret mutluluğumuzu tehlikeye atabiliriz. Allah’a karşı hesabını veremeyeceğimiz sorumluluklardan kaçınmalıyız.

 

       Eleştiri yaparken bir insanı mı yoksa o insanın işinin mi eleştirileceğine dikkat edilmelidir. Eleştirilen kimse çok iyi bir insan olabilir ancak eseri çok iyi olmayabilir. O halde eseri eleştirirken, kötü, çirkin, rencide edici sözlerden kaçınmak ahlakın gereğidir. Ayrıca eleştireceğiniz konu hakkında bilgi sahibi olmalısınız. Bir konuyu ancak uzmanı eleştirebilir. Uzmanın dışında yapılan eleştiri iyi niyet sınırlarını aşar.

 

       Profesyonel şiir tahlilleri yapan bir insan olarak bugüne kadar 25’e yakın şairin şiirlerini inceledim. Eleştirirken sadece eserin özgünlüğüne baktım. Şairin kişiliğine, sosyal hayatına bakmadım.

 

       Özellikle sanatçılar eserlerini kendileri için yapmazlar. Bu, şairler içinde böyledir. Şiir, tamamlanana kadar şair’in malıdır. Yayınlandıktan sonra toplumun malıdır. Şiirden anlayan da anlamayan da iyi ve kötü eleştiri yapabilir. Ancak bu eleştiriyi yaparken yukarıda bahsettiğimiz hususlara dikkat etmek gerekir. Eğer kötü eleştirinin art niyetle yapılmış olduğuna inanıyorsanız üzerinde durmazsınız. İster sanatçı olsun ister sıradan bir kişi olsun eleştiriye açık olmalıdır.

 

       Eleştiri fitne amacıyla da yapılmış olabilir. Günümüzde bu amaçla yapılan eleştirilere çok sık rastlıyoruz. Bu tür eleştiriler insanları birbirine düşman eder. Toplumda barış ve huzuru bozar.

 

       Kur’an-ı Kerim, haksız yere devamlı kusur arayarak iğneleyenleri aşağılık ve saldırgan kişi olarak nitelemiştir. Bu nedenle “aşağılık kişi” olmamak için bilmediğimiz her konuda ahkam kesmeyelim. Sevmeseniz de ilgi alanıza girmese de saygıyı ve hoşgörüyü elden bırakmayalım.

 

      Sağlıkla kalınız.



Bu yazı 4343 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
1315 Okunma
1203 Okunma
1156 Okunma
1129 Okunma
1110 Okunma
1092 Okunma
1092 Okunma
1087 Okunma
1013 Okunma
1004 Okunma
689 Okunma
682 Okunma
4845 Okunma
4616 Okunma
4553 Okunma
4328 Okunma
4326 Okunma
4269 Okunma
4124 Okunma
3756 Okunma
3268 Okunma
3114 Okunma
3097 Okunma
2978 Okunma
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI