Bugun...


Durdu GÜNEŞ


Facebookta Paylaş









BU DÜNYADAN BİR DE BAHATTİN KARAKOÇ GEÇTİ
Tarih: 07-11-2018 14:37:00 Güncelleme: 11-11-2018 09:58:00


       Bahattin Karakoç’un vefatını gece yarısı sosyal medyadan öğrendim. Her fani gibi Bahattin Karakoç’ da (biz ona sürekli Bahattin abi derdik)

bu dünyadan göçtü. Zaten bu dünya gurbet, ebedi dünya sıladır. Ama yine de sevdiğimiz insanları uğurlarken gurbete gönderir gibi içimizde bir

ayrılık sızısı duyuyoruz.

       Bahattin abinin vefatını duyduğumda hani sonbaharda hüzünlenirsiniz, sararan yapraklar yere değilde içinize düşer gibi hafif bir üşüme

ve ince bir sızı duyarsınız ya öyle duygulandım. Sosyal medyada rahmet dilemeler, Onunla çekilmiş fotoğraflar paylaşılıyordu. Hani insan

çok üzüldüğünde kalabalıktan çekilip bir köşeye çekilip ağlarsınız ya, öyle bir içimde gariblik hissettim. Her ölümde biraz da biz varız

aslında. Çünkü ölüm ortak paydamız, kimseyi es geçmez. Hepimiz parantezin ne zaman kapanacağını bilmeden hayatın cazibesine kapılır

gideriz. Ama her halükarda oyun bitecek, perde kapanacaktır. İşte oyun bitip perde kapandığında insanlar “iyi insandı, Allah iyi kulumdu”

diyorsa hayat hikayemiz bir şaheser olmuştur. Bahattin abimiz ruhuyla şairdi, her anında şairdi ve inanmış bir şairdi. Dünyamıza güzel ke-

limeler ve sesler bıraktı gitti. Nur içinde yatsın.

       Bahattin abiyle 1982 yılında tanıştım. Sağlık memuruydu. K.Maraş Verem Savaş Dispanserinde çalışıyordu. Ben K.Maraş Sağlık

Müdürlüğünde Çevre Sağlığı Teknisyeni olarak çalışıyordum. O zamanlar Hareket Yayınlarından çıkmış “Seyran” isimli bir şiir ki-

tabı vardı. Henüz çok tanınmış bir şair değildi. Fakat ben biliyordum. İlk fırsatta ziyaretine gittim. Gittiğimde önünde daktilo şiir yazı-

yordu. Bana “hoş geldin” dedikten sonra şiire öyle konsantre olmuştu ki bir yandan bana hal hatır soruyor bir yandan şiirini yazıyordu.

Hiç unutmam şiirin adı “Anadolu Çınarı” idi. Şiiri benimle sohbet ederken tamamlamıştı.

Bahattin abiyle aynı teşkilatta meslekdaş olarak çalışmamız hem de şiire meraklı bir genç olmamız hasebiyle zaman zaman bir araya

gelirdik. Sonra ben K.Maraştan ayrıldım, Ankara’ya geldim. Bahattin abi Ankara’ya geldiğinde de çeşitli vesilelerle bir arada bulunurduk.

       Bahattin abi K.Maraş’ta Dolunay isimli bir edebiyat dergisi çıkardı. Dolunay Dergisi birçok şairin yetişmesinde okul gibi rol

oynadı. Her yıl K.Maraş’ta Dolunay şiir şölenleri düzenliyordu. Şiir şölenlerinden birinde şiirimi okuduktan sonra beni tebrik ettiği fotoğ-

rafını buldum albümde.

       Bahattin abi emekli olduktan sonra peşpeşe şiir kitapları çıkardı. Çok velud bir şairdi. Renkli, sıradan olmayan, kabına sığmayan bir

dünyası vardı.

       Ali Akbaş hoca ve arkadaşlar bir araya geldiğimizde en çok O’nun Yaralı ve Kepez başlıklı şiiri okunurdu. Ali hoca bu iki şiiri çok

iltifat ederdi.

Ölüm de bir şiir gibi hep davetsiz geliyor
Renkli ışıklar bırakıp gittin Bahattin abi
Ölüm Allahın emri elden birşey gelmiyor
Kalblerde meşale yakıp gittin Bahattin abi


Allahın rahmeti seninle olsun, ruhun şadolsun
Ailenin, dostların, ülkenin başı sağolsun

 

...

 
 
 
 
 

 


Bu yazı 196 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI