Bugun...


Elif YAVAŞ


Facebookta Paylaş









DEMİR PARMAKLIKLAR ARDINDA NAZIM HİKMET RAN
Tarih: 01-01-2019 13:21:00 Güncelleme: 01-01-2019 14:34:00


    NAZIM HİKMET” denilince akla hep başkaldırışın şiirleri, demir parmaklıklar, cezaevi, özgürlük şiirleri ve sol bakış gelir. “Romantik devrimci”, “romantik komünist”, “güzel yüzlü şair” sıfatlarıyla halkın diline yerleşmiş. Hayatları sürgün ve polis koşturmaları ile geçen, dönemin hükümet adamlarına dair fikirlerini ele alıp da en ufak bir şiir yazdıklarında cezaevine atılan, dilini tutamadığı için sözlerinin özgürlüğü sonucunda demir parmaklıkların esiri olan yazar ve şairlerimiz gün gelir şiirleriyle hatırlatırlar kendilerini.

     Bir emekli öğretmenden dinlemiştim Nazım’ın anılarını ilk kez, sonrasında da yazılanları okudum. Hani doğrudur; siyasî seçimlerde her seçim sonucu sürekli isimler ve makamlar değişiyor, sonrasında makam adamları unutuluyor. Değişen dönemin Milli Eğitim Bakanı, İçişleri Bakanı, Kültür Bakanı, Adalet Bakanı, Ulaştırma Bakanı, Kaymakam, Belediye Başkanı gibi üst düzey bakanlık koltuğundaki adamların ismini siyasî seçim sonrası çoğumuz hatırlamayız. Ne adı soyadı ne de siması tam akıldadır, sadece ülkemiz için çok köklü işler yaptılarsa vatandaşımız anca onu hatırlar. Bir yazar, şair, sanatçı her ne yaşarsa yaşasın iki mısralık şiirle, elden ele dolaşan romanlarıyla, dillerde mesken tutan türkü sözleriyle devlet bakanlarından fazla tanınır. Yüzünü gören olmasa da, yazarların sürgün edildiğinden haberdar olmasalar bile ünlüdür onlar. Şiirleri gün gelir şarkılara beste olur. Aslında şair ve yazar adamlar cezaevinde de boş durmaz. Kapalı mekânlar onlar için dört duvarlı bir canlı kütüphane ve yazmak için tam zamanıdır. En bilinen sanatçıların kitapları belki bir savaş esnasında, evlât acısı yaşadığı yıllarda yahut koğuşta kaleme alınmıştır. Dikkat ederseniz böyledir. İşte yaşanmış bir Nazımca hatıra:

      “Nazım Hikmet, Bursa Cezaevi’ndeki günlerinde koğuş arkadaşlarını okumaya ve yazmaya yönlendiriyordu. Aynı zamanda da cezaevi yönetimine yardım ediyordu. Bir gün cezaevi denetimine Adalet Bakanlığı’ndan bir müfettiş geldi. Uzun süren denetimlerden sonra müdüre: ”Nazım da buradaymış, çağır da görelim nasıl biridir?” dedi ve hemen Nazım’ı odaya getirdiler. Koltuğa iyice yayılan müfettiş yukarıdan bakarak Nazım’ı iyice süzdü: ”Demek Nazım sizsiniz” dedi, fakat oturması için yer göstermedi. Kısa bir konuşmadan sonra ise gidebileceğini söyledi. Nazım tam kapıdan çıkarken durdu:

Nazım: Ömer Hayyam adını duydunuz mu?
Müfettiş: Duymaz mıyım, kim duymaz Hayyam’ı?
Nazım: “Hayyam zamanında İran hükümdarı kimdi?” diye sordu. Müfettiş duraksadı ve anımsayamadı hiç. Nazım devam etti akıllara kazınan o en can alıcı cümlesiyle…

Nazım:Görüyorsunuz, sanatçıyı anımsadınız ama hükümdarı anımsamadınız. Yıllar sonra beni dünya anımsayacak ama dönemin Adalet Bakanını ve sizi kimse anımsamayacak.”

     Nazım Hikmet’in özlü sözleri var tutku dolu. Birkaçına değinelim ki anımsayanlar vardır:

* “Yürekli bir kadının başı, yüreksiz bir erkeğin omzuna ağır gelir!” (Nazım Hikmet Ran)

* “Umut bin bir ayaklı, Umut Güneşte saklı. Umut edenler haklı, Umut insanın hakkı.” (Nazım Hikmet Ran)

* “Hapşurduğumda: ‘Çok yaşa, iyi yaşa’ yerine: ‘Benimle yaşa’ deseydi keşke. Ben de: ‘Sen de gör’ değil de: ‘Emrin olur.’ deseydim sessizce.” (Nazım Hikmet Ran)

     Şairin Piraye’ye olan aşkı, hapiste yazdığı şiirler, polisle olan kovalamacası, vatandaşlıktan çıkarılma durumları ve birçok konu Türkiye’de dillendi. Şiirleri farklı zamanlarda değişik duygularla kalem alınmış ve her birinin hatıralık yaşantılarla kaleme alındığı bilinir.

     MEMET (Nazım Hikmet Ran)

Karşı yaka memleket,

sesleniyorum Varna’dan,

işitiyor musun?

Memet! Memet!

 

Karadeniz akıyor durmadan,

deli hasret, deli hasret,

oğlum, sana sesleniyorum,

işitiyor musun?

Memet! Memet!”

 

     Şairin hayatında iki Memet var. Bu şiiri yazdığı kişi Nazım Hikmet’in Münevver Andaç’tan olan oğlu: Memet Nazım. Diğeri Piraye’nin oğlu: Memet Fuat. Şair, Memet Fuat’ı oğlu gibi sevdiği için kendi oğlunun adını da ‘Memet’ koyar.

     Henüz 3 aylıkken terk etmek zorunda kaldığı Memet Nazım, artık :”Memet Andaç Borzecki”. Milliyet Gazetesi’nden Halit Çapın ve Orhan Türel’in 28 Mart 1970 tarihli röportajında Memet hayatı boyunca sadece 15 gün görebildiği babasından adeta nefret etmektedir. Memet Nazım:                                                                                                        

     “Ben bütün yaşantım boyunca onu sadece 15 gün görebildim. Hepsi o kadar. “ 15 gün için karşıma çıkan bir adam ve bana söylenilen bir laf: ‘İşte baban…’  ‘Olmaz öyle şey!’ ve ekliyor: “Benim babam ve her şeyim annemdir.” 

     Nazım’ın aşkı olan ve herkesin bildiği PİRAYE Hanım’ın oğlu Memet’i de bu çocuğun annesine olan aşkından ötürü onu kendi çocuğu gibi bilmiş. İki Memet olduğu ortadadır. Biri kendi öz oğlu olan, kendi ilk ismini koyduğu ‘Memet Nazım’. Diğeri de şiirlerinin ilham kaynağı olan gizemli kadının oğlu olan ‘Memet Fuat’. Ünlülerin çoğunun hayatı enteresandır. Sade bir hayat kurup da işi ve evi arasında dengeli bir aile düzeni yaşayanı çok azdır. Onu hep gülen yüzlü, sarışın adam olarak gördük fotoğraflarında. Piraye’ye yazdığı şiirleri meşhurdur en çok. Mavi gözlere dair bir şiiri var hani, hepiniz az çok duymuşsunuzdur. Uzun bir şiir olsa da bir kısmına yer vererek şiir tadında bir kahve molasıyla yazımıza son verelim.

MAVİ GÖZLÜ DEV, MİNNACIK KADIN 
VE HANIMELLERİ 

 

O mavi gözlü bir devdi. 
Minnacık bir kadın sevdi. 
Kadının hayali minnacık bir evdi, 
                       bahçesinde ebruliii 
                                 hanımeli 
                                              açan bir ev.

Bir dev gibi seviyordu dev. 
Ve elleri öyle büyük işler için 
                          hazırlanmıştı ki devin, 
yapamazdı yapısını, 
                         çalamazdı kapısını 
bahçesinde ebruliiii 
                   hanımeli 
                             açan evin.

……………       …………..    …………

…………          ……………     …………..

  • NAZIM HİKMET RAN 
  • KAYNAK: www.turkedebiyati.org


Bu yazı 2091 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI