Bugun...


Elif YAVAŞ


Facebookta Paylaş









KADIN ROMANLARIYLA TANINAN HALİDE EDİP ADIVAR
Tarih: 02-11-2018 07:21:00 Güncelleme: 02-11-2018 07:21:00


     2015 yılıydı sanırım. En çok okunan kitaplar ve cinsiyet durumuna göre bir araştırma yapılmıştı, sonrasında halk arasında yine sokak röportajları olmuştu. Türkiye’de en çok kitap okuyanlar, özellikle edebî tür olarak roman okuyanlar kadınlarmış. Kadınlarımız erkeklerimizden daha fazla kitap okuyormuş. İlerleyen teknoloji ve gelişen koşullar, işbölümü araya girince kadınlarımız kendini aştı. Açıköğretim Fakültelerine, Açıköğretim lise ve ortaokul tamamlama eğitimlerine kayıt yaptıran bayanlarımız da çoğaldı. Ev hanımı deyip geçmemek gerek ki aslında okumaya kocalarından fazla vakit bulanlar onlardır. Düşünsenize; yemeği erkenden yapmışsınız, çocuklarınız varsa onları okula göndermişsiniz, eşinizi de enfes bir kahvaltıyla işe yolcu etmişsiz ve kitaplarla baş başasınız.

     Kadınların mahalle/altın günleri, kitap kafelerde yapılan imza günü ve söyleşiler, kahve saati muhabbetleri, aile ortamına uygun sinema ve tiyatrolar, edebî etkinlikler ve daha fazlasına aktif katılımı tüm ev hanımlarımızı mutlu eder. Vakit varken her insan boş zamanını mutlu mekânlarda dolu dolu ve verimli hâle getirince gün bereketlenir. Yapılan araştırmalarda Türkiye’de en çok satan kitap yazarlarımız da İskender Pala, Elif Şafak, Ahmet Ümit idi. Yazdıklarıyla iyi para kazanan üç kişi… Bir elin beş parmağını geçebilmek zordur kitap yazma işinde. Ayşe Kulin, Sinan Yağmur, Şermin Çarkacı kitapları da genç kızlarımız ve anne adaylarımızın ilgisini daha çok çekiyor olsa gerek. Kadınlardan bahsetmişken, her yazarımızda olduğu gibi yaşantılarını kaleme aktaran bir yazarımıza değinelim. Aldatılma, feminizm ve kadınlarla ilgili anlatılar Halide Edip’in eserlerinde çok yoğundur. Halide Edip Adıvar en çok da romanlarıyla tanınır. Cumhuriyet Dönemimde Millî Mücadele’nin içinde beylerle cesurca yer alan, lider, mücadeleci ruhta bir kadındır. Eserleri ilk başlarda çeviridir, sonrasında sade Türkçe hâline ulaşılır. Halide Edip ADIVAR ile edebiyata yolcu olalım mı?

     Halide Edip ADIVAR; 1884 yılında İstanbul’da doğmuş. Millî Edebiyatın önemli romancılarından biridir. İşgal yıllarında Millî Mücadele’nin içerisinde aktif rol oynamış, özellikle de Sultanahmet Mitinglerinde yaptığı konuşmalarla öne çıkmıştır. Bu konuşmalar sonucunda hakkında idam kararı çıkmış. Halide Edip bunun üzerine Anadolu’ya geçerek Millî Mücadeleye katılmıştır.

     Sanatçı, sivil olmasına rağmen rütbe alarak bir savaş kahramanı sayılmış. Kurtuluş Savaşı’nda cephede Mustafa Kemal’in yanında görev yapmış. (Cephede Mustafa Kemal’e olan hayranlığı, gözlerini atamızdan bir türlü ayıramayışı dillerden düşmez. Bu konuyla ilgili ayrıntıları yaşlı bir öğretmenimiz en yakın tanıdığından dinlemiş. Atatürk’ün çevresinde yaşananları bizlerle paylaşmıştı. ) Halide Edip, savaş yıllarında Anadolu Ajansı’nın kurulmasında rol alarak gazetecilik de yapmıştır.

     “Millî Edebiyat Döneminin tanınmış İLK kadın romancısı ve hikâyecisi” olarak anılmaktadır. İngiliz Dili ve Edebiyatı profesörüdür. Bazı eserlerini İngilizce yayımlamıştır, eserleri çeviri olduğu için yabancı dili iyidir. Fatih ve Sultan Ahmet’te yaptığı mitingleriyle tanınmıştır. Romanlarında da gördüğümüz gibi tasvir ve tahlilde başarılıdır. Tasvirleri realist nitelik taşır. Karakterlerini bulunduğu çevreye göre konuştururken, romanlarında gözlem önemlidir. Dili özensiz ve eserlerinde basit dil yanlışları var olduğu görülmektedir.

    İlk romanlarında aşk konusunu işlemiş, kadın psikolojisi üzerinde durmuştur. Bu romanlarının kahramanları genellikle Batılı bir anlayışla idealize edilmiş, güçlü ve kültürlü kadınlardır. Sonra Türkçülük akımını benimsemiştir. Kurtuluş Savaşı yıllarında o dönemin şartları gereği millî duyguları öne çıkaran romanlar yazmıştır.

     Edebi Kişiliği ve romanlarından söz edelim biraz da. En bilinen eserlerini öğrencilik yıllarınızda az çok okumuşsunuzdur.

    Sanatçı, Handan romanında kahramanlarının birbirlerine yazdıkları mektuplarla gelişen olayları anlatır. Mektup biçiminde yazılmış bir romandır.

    Ateşten Gömlek romanında Millî Mücadele yıllarında yaşananları, İzmir’in işgali sırasında kocası ve çocuğu düşman tarafından öldürülen Ayşe’nin etrafında gelişen olaylarla anlatır. 

    Vurun Kahpeye‘de Batı Anadolu’ya öğretmen olarak atanan Aliye’nin yaşadığı sıkıntılar işlenir.

       Sanatçı, en önemli romanlarından biri olan ve “olgunluk dönemi eseri” olarak kabul edilen Sinekli Bakkal’da; II. Abdülhamit dönemi toplumunu bir aşk hikâyesi etrafında tahlil eder.

Bir başka toplumsal tahlili ise Tatarcık romanında yapar. Bu eserde Cumhuriyet dönemi gençliğinin durumu anlatılır.

     “Sinekli Bakkal” romanını öğrencilik yıllarımda okumuştum. Bazı eserlerini lise yıllarımızda okumamız gerekirken insan ortaokulda okuyunca, on yıl öncesinde okuduğu romanı anlayamazken üniversite döneminde daha iyi idrak edebiliyor. “Vurun Kahpeye” eserinin filmini izleyenler hatırlar, bazı sahneleri beni üzüp etkilemişti. İzlemeyenler için filmin sonunu hatırlatmak hoş olmaz, merak edip belki kitabını okumak isteyenleriniz olabilir.

     Halide Edip’in ilk kocası tarafından aldatıldığını ve sırf bu yaşadıkları yüzünden romanlarında kadın kahramanlarına yer verdiğini biliyor muydunuz? Fakültedeki bir sınıf arkadaşımız Halide Edip’in hayatını görsellerle çok güzel anlatmıştı. Detaylı araştıran, bir kitabı ballandırarak anlatan birileriyle tanışırsanız o insanı asla bırakmayın. Size muhakkak anlatacağı yeni şeyleri vardır. Birazcık Halide Edip’in özel hayatına, anılarına misafir olalım. Buyurun…

     İlk kocası dönemin matematik dehası Salih Zeki 40 yaşında, Halide Edip 17 yaşında iken birbirlerine âşık olurlar, aralarındaki ilişkiyi de: “Onun kölesiydim, zihninin kölesi” diye tanımlar Halide Edip. Evlendikten sonra tam anlamıyla Salih Zeki’nin kulu kölesi olur, anne olmak için de paralar kendini.

     Eşini çalıştığı yerde ziyarete gittiğinde yüzündeki yaşmaktan kim olduğunu anlayamayan görevlinin:“Hanım, sen az önce burada değil miydin?” demesinden eşinin kendisini aldattığını, daha sonra da evlendiğini anlamasıyla boşanır. Salih Zeki’den boşandığı yıllarda kadının boşanma hakkı yoktur aslında. Ama o kocasının yeni bir eş getirmesini asla kabul etmez. Sanki intikam almak için romanlarını yazar. ‘Seviyye Talip’ romanındaki kadın kahramanı, sevdiği adamla nikâhsız yaşayan bir kadındır. O yıllar için çok ileri bir şeydir bu. Bir başka kahraman, Handan ise cinselliğini açık açık anlatan bir kahramandır. Kimse ona: “Sen nasıl böyle şeyler yazarsın?” türünden eleştiriler getirmez, tam tersine: “Romandaki Handan, Halide Hanım’ın ta kendisi.” derler. Anlattıkları hayal gücü değil, yaşadıklarıdır.

     İlk ve bir daha unutamadığı sevgilisi, birinci eşi Salih Zeki olmuştur. Bunu sonradan Mina Urgan’a itiraf eder. Ama ikinci eşi Adnan Adıvar’la da arasında müthiş bir bağlılık vardır. Halide Edip’in ‘flörtöz’ (Türkçe bir kelime olmasa da) bir kadın olduğu söylenir. Hüseyin Cahit ve Yusuf Akçura flörtlerinden sadece ikisidir. Yaşadığı yıllarda erkek ve kadının arkadaş olabilmesi zor, buna rağmen erkek arkadaşlarını evine davet eden ve onlarla konuşacak şeyleri olan bir kadındır.

    Feminist bir yazardır. İlk romanlarında bile bu görülür ama öbür yanıyla da bazı romanlarında da (Sinekli Bakkal, Akile Hanım Sokağı) halkının muhafazakâr değerlerini de anlamaya çalışmıştır. II. Meşrutiyet’in ilan edildiği yıl, 1908’de Halide Edip gazetelerde kadın haklarıyla ilgili yazılar yazmaya başlar. Yazıları muhafazakâr çevrelerin tepkisini çeker. Ölümle tehdit edilir.

Salih Zeki’den olan iki oğluna çok ilgili bir anne olamaz ama ablası Mahmure’den çok destek alır. Çünkü çok meşguldür, Millî Mücadele için cepheye gider, müfettiş olarak okullara gider, romanlar yazar.

     “Mor Salkımlı Ev” kitabı duydunuz mu? Aranızda bu kitabı bir solukta okuyanlarınız oldu mu? Mor Salkımlı Ev; Halide Edip’in çocukluğundan 36 yaşına kadar yaşadıklarını anlatan bir anı kitabıdır. O kitabı kütüphanede merak edip bulamayınca yerine başka kitapla değişmiştim.

    “1910’da benim aile hayatımda büyük bir değişme olmuştu. Salih Zeki Bey ikinci defa evlenmeye karar vermişti. Taaddüdi zevcât aleyhine hiçbir zaman değişmeyen ve taassup derecesini bulan bir kanaatim vardı. O zaman Yanya’da bulunan babamı çocuklarımla beraber ziyarete gittim. Salih Zeki Bey’e karar vermeden evvel düşünebilmesi için zaman vermek istedim. Döndüğüm zaman, bu meselenin kapanmasının mümkün olmadığını görerek ayrıldım. Yani dokuz senelik hayat arkadaşlığımız sona erdi.” (Mor Salkımlı Ev)

    Mina Urgan, “Bir Dinazor’un Anıları” kitabında üvey babası Falih Rıfkı Atay’ın fikrini şöyle aktarır: “Halide Edip, öteki erkekleri etkilediği gibi Mustafa Kemal’i de etkilemeyi, ona da egemen olmayı aklına koymuştu. Mustafa Kemal’in Halide Hanım’a gelip evinde bir acı kahve içerken: “Hanımefendi ne dersiniz, acaba Cumhuriyeti ilan edeyim mi?” ya da “Halifeliği kaldırmamı doğru buluyor musunuz, Hanımefendi?” diye sorarak icazet almasını istemişti. Mustafa Kemal bunu yapmayınca da ona düşman kesilmişti.”

     Geçmişte yaşadıkların ötürü belki de erkeklerden bir nevi intikam almak isteyen bir yazarımız idi Halide Edip. Başından geçenler, üzüldüğü noktalar elbette kalemine yolcu olmuş. Millî Mücadele Döneminde eşi Adnan Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Mustafa Kemal Atatürk gibi birçok fikir adamıyla kadın başına cephede yer akan cesur biri. O dönemler kızlarımızın fikirlerini rahatça ifade edemediği, kız çocuklarının Anadolu’da pek okutulmadığı ve eğitim oranının düşük olduğu yıllardır. Öyle bir dönemde böyle bir kadın edebiyatımıza kadınca ruhuyla iyi ki böyle eserler bırakmış ki bizler de faydalanabiliyoruz.

     Zordur Halide Edip olabilmek. Belki erkeleri baştan çıkarmaya çalışan biri olarak anıldı, Atatürk’ü bile yönetmek istedi. Memleket işlerinden çocuklarına vakit ayıramadı belki. Ama en önemlisi de ülkemizin en zor zamanlarında, o zor şartlarda böylesine sürükleyici romanlar yazabilmesidir. Halide Edip’in cesaretiyle taçlanan mücadeleci bir ruhunuz, onun eserleriyle dolup taşan enfes bir kütüphaneniz olsun. Keyifli okumalar…

 

Kaynak: K Dergisi, Radikal Kitap, Vatan Kitap, İpek Çalışlar Röportajları, Mehmet Birkiye.



Bu yazı 267 defa okunmuştur.

SİBEL UNUR ÖZDEMİR / 07-11-2018 06:14

Elifçiğim emeğine sağlık. Çalışmanı beğeniyle okudum.Sevgiler.



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI