escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan istanbul escort istanbul escort istanbul escort vtunnel
Bugun...





Facebookta Paylaş









AFRİN MEKTUPLARI
Tarih: 02-04-2018 13:10:00 Güncelleme: 02-04-2018 13:13:00


       Dün gece düşümde gördüm seni Mehmedim. Gözlerinde mert bakışlar vardı. Çatıktı kaşların. Gözlerinde ne ana, ne baba, ne de yâr vardı. Yiğidim; gözlerinde şeref vardı, namus vardı, ar vardı. Dün gece düşte gördüm seni Mehmedim. Adını sordum söylemedin. “Türk tarihini bilen ve ona sahip çıkan bir ananın, atanın oğluyum ben” dedin sadece. “Türk tarihini yeryüzünde sonsuza dek var edebilmek ve onu yaşatabilmek adına buradayım” diyordun. “Şanlı tarihimden ders alarak yarına emin adımlarla yürüme aşkına Afrin’deyim” diyordun.  Ardına hiç bakmadan ve hiç korkmadan cephenin en ilerisine, daha da ilerisine gidiyordun. Anladım ki geçmişime ve geleceğime el uzatan kendini bilmezlerin eline bir pençe gibi yapışan “Ruhi’ gibiydin.  Fırat gibiydin Mehmedim. Sevda gibiydin. Aşk gibiydin.

       Dün gece düşümde gördüm seni Mehmedim. Günlerden Afrin, aylardan Afrin, mevsimlerden Afrin’di. İstikbalime ve istiklalime kastedenlerin suratına şamar, yollarına çelikten bir duvar olmuştun. Vakit kendini bilmezlerin karşısına aslanca duruş vaktiydi. Vakit bu kansızlara hesap soruş vaktiydi. Kalleş bir merminin karşısına göğsünü aşk ile geriş vaktiydi. Sıkılan mermiler aziz şehitlerimin bedenini delerken milletin mukaddesatına sarılarak kelime-i şahadet ile son nefesini veriş vaktiydi.  Dün gece düşümde gördüm seni Mehmedim. Uyandım uyuyamadım rahat yatağımda. Sen Afrin’de kahramanlığın destanını yazarken ben kendimden hicap duydum Mehmedim.  Her adımım da üşüdüğümü hissettim. Her adımda yandığımı. Ve utandım, utandım, utandım kendimden. Dağların taşların ardına saklamak istedim, kendimi bilgisayar devrinin sanal savaşlarının kahramanı sandığımı. Oysa ben sırtımın ortasından hiç mermi yemedim. Ben bıyıklarım terlemeden kutlu bir sevdanın peşinden koşmadım. Benim göğsüme hiç saplanmadı kör bir kurşun. Merak ettim sordum kendime. Ben hep sanal dünyaların sanal kahramanı mı olacağım? Meğerse ne büyük yükünüz ve ne büyük sevdanız varmış. Meğerse sevda sizde sevda, yâr sizde yârmış. Ben dert sanırdım sevdiğimin bana yüz vermeyişini. Günün geçmeyişini. Çalmayan telefonu. Kaçırdığım diziyi. Gitmediğim filmi.  Yağmur düşerken kutlu toprağa,  toprak kızıl ağlarken utandım. Afrin Dağlarında şahadet mertebesine ulaşan şehitlerimin acı haberlerini aldığımda kendimden utandım.  Ve eğdim başımı eğebildiğim kadar.   Ben bu demde anladım hak olanı ve sahiyi ve öyle bir demde gördüm gözlerinde Kılıçkıran Ruhi’yi. 

       Dün gece düşte gördüm seni Mehmedim. “Düşmanımla, hainlerle, kansızlarla karşı karşıya olmalıyım. Çünkü çarpışmak, boğuşmak istiyorum” diyordun. “Hem ben kendimin ne olduğunu anlayayım hem de düşman anlasın” diyerek gittin. Yolun açık olsun yiğidim. Ne olur izin verme ruhumuzun çiğnenmesine. Sınırlarımızın çiğnenmesine ne olur izin verme. Namusumuzun şerefimizin üzerine gölge düşürtme yiğidim. Sen ki “Ya Allah” diyerek 215 kiloluk top mermisini kaldıran Balıkesirli Seyid Onbaşının imanını taşıyorsun. Sen ki “sağ kolumu kaybettim zararı yok, sol kolum var onunla iş görebilirim” diyen Mehmet Çavuşun aşkıyla müsemmasın.   Mehmedim sen bu kutlu toprağın koynunda bir  ünlemsin. Cümle cihanın gördüğü. Sen sultanlar içinde sultan, şahlar içinde şahsın.  Asımsın. Sen aşksın şehidim. Sen hayallerini, ideallerini ve millet olma şuurunu bir potada eriterek bir yüreği şaha kaldıransın Sen benim milletimin rengisin Sen benim geçmişimin, gelecek zaman dilimlerimin özeti ve ışığısın.

       Ey harcı aşkla karılan ademin efendisi. Kan renginde açıyor artık bu şehrin dağlarında kırkikindisi. Vatan aşkmış meğer, aşk vatan’ın kendisi. Şimdi sen Anadolu’daki bütün kadınların dudağında bir duasın yiğidim İstiklale ve hürriyete yürekten bağlı bir ulusun Afrin’de yazdığı ve yazacak olduğu destanların en büyük öznesisin. Bir milletin kendi al kanıyla yazdığı destanın mürekkebisin. Yazılmış en büyük destan, söylenmiş en kutlu türküsün. Şimdi cennet vatanımda özgürce aldığım her nefes için yazıyorum sana.  Anlat bana Mehmedim kan kokulu mataralardan içtiğiniz suyun tadını. Arsız bir akının küstahlığı karşısında o kırılmaz inadınızı. Keşke ben de yaşasaydım, o yeniden diriliş ruhunun ben de içinde olabilseydim. Afrin’in bir fedaisi de ben olabilseydim.  Dörtnala sürebilseydim düşmanın üzerine yüreğimdeki kır atı.

        Dün gece düşte gördüm seni Mehmedim. Peşrev çeker gibi hainlerle kapışmak isteyen sen miydin yiğidim? Bir arsız hevesi bir kursakta koyma zevkine eremediğim için yanıyordum. Ufku tutan kesif bir bulut kümesi gibi dağlarımın üzerinde pervasızca dikilen hainlere asrın tokadını atan biri olamadığım içindir benim benle olan savaşım.   Bir tümen asker tozu dumana katarak Afrin’e doğru yürürken ve hepsinin yüreği içerisinde kırk kibrit çöpü bulunan, dokunsan parlayacak küçük bir alev kutusu haline gelmişken ben kendimden hicap ediyordum

       Bilmem ki hangi söz anlatsın seni Mehmedim, hangi cümle kifayet bulsun. Sem ekmeğimin buğusundasın. Özgürce içtiğim bir tas suyun serinliğinde ve azizliğindesin.  Sen Anadolu’da tüten her evin kutsi hatırasındasın. İnanç, vatan sevgisi, dayanışma, birlik ve beraberlik duyguları ile Türk’ün yenilmezliğini, azim ve iradesini aynı zamanda centilmenliğini tüm dünyaya göster de gel Mehmedim.

 

Dün gece düşte gördüm, ruhumda ateş yaktın.

            Çaldıran Ovasından, Tunus’a doğru baktın.

 

                        Dedin kalbim Tuna’dır, bak yüreğim Şar Dağı.

                        Vur haini alnından, taşırırsa bardağı.

 

                                   Dedin ki kıyamdayım, Seddülbahir kıyamda.

                                    Boyun eğmek olmadı, olmayacak mayamda.

 

                                               Dedin ki koç yiğitler, atlar yola koyulsun.

                                               Bir ezan okuyun ki Kosova’dan duyulsun.

 



Bu yazı 1282 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI