escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan istanbul escort istanbul escort istanbul escort vtunnel
Bugun...


İbrahim ŞAŞMA


Facebookta Paylaş









BİR EVDE BİR ANA VARSA
Tarih: 01-03-2018 15:14:00 Güncelleme: 01-03-2018 17:01:00


         Bir evde bir ana varsa, o evde sessiz bir sabrın nöbetçisi vardır. O ki sevdadır, aşktır, yardan da öte yar’dır. Bir evde bir ana varsa, o evde yüreğini cennetin dal uçlarına asan bir kadın vardır. O ki paktır, aktan da aktır, namustur, şereftir, ardır. Bahar, ince ince filizlenir onun avuçlarında. Hatice’nin tebessümü vardır o evde. Ve cümle yıldızlar onun kirpik uçlarına kondurulmuştur. Billur avizeli köşklerin odaları, onsuz yüreğime dardır. Virane de olsa bir evde bir ana varsa, o evde cennet kokusu vardır. Söz ana olunca şu benim aciz gönlüm haklıdır da haklıdır. Çünkü hazineler, harabelerde saklıdır.

       Bir evde bir ana varsa, hasret vardır o evde. Bezm-i Elest’ten beri yanan bir yangının külleri vardır. Tandır ekmeğinin kokusu ve ekmekle pişen, kadının elleri vardır. Avuçlarından içildikçe anlam bulur suyun varlığı. Yeryüzünde görmedim, görülmemiştir, derin vadilerin çizdiği alnı kadar ak olan. Suyun dokunduğu yer değil, onun elinin değdiği sudur, pür-i pak olan. Onsuz ki dağlar cüruf olur, okyanuslar küflenir. Bir evde ana varsa, ayın şavkı vurur yüzüme ve ruhuma aşk üflenir.

       Bir evde bir ana varsa, üryan yüreklere merhamet ipiyle ve sabır çilesiyle örgüler ören biri vardır. Aşikârsındır, ama gören gözler görmezken, seni kalp gözüyle gören biri vardır. Bitimsiz dualarla semaya açılıp uyuşan ellerin çatlağı, Ihlara’dan derindir.  Onun kucağıdır vatanın. Ezeli ve ebedi yerindir. Zemheride can sıcaklığıdır. Ağustosta gül dalı gölgesidir, serindir.  Ve kalp çarpar senin için,  kendisi için çarpmayı unutan. Ve sen hala onun bir tek ve bir tel saçı aşkına bir ömür feda edemeyeceksen, utan ey kalbim utan… Bir evde bir ana varsa o evin saçağına yuva kurar güvercinler. Pencerenin pervazında kuru ekmek kırıntıları, mutfak balkonunun altında sarı bir kedi vardır. Varsın olsun zemheri olsun kapıdan dışarısı, o evin içi bahardır. Varsın gece olsun cihanda, bir ana varsa bir evde, o evin bahtı nehardır.  Kadın ki sessiz bir kalp işçisidir, Hacer misali su taşır çatlamış dudaklara. Ve bir kadın vardır, peşi sıra melekler yürür akın akın. Bir kadın vardır kalbine senden, sana kalbinden de yakın. Bir evde bir ana varsa cümle hasretlerin kalbe ateş diye düşme vaktidir. Gönüllere merhamet ve şefkat mayasının çalınma vaktidir.  Derunuma doğru gergef gergef işlenir sevda nakışları. Ve yıldızları mahcup kılar, güneşi utandırır o kadının gözlerime, gözlerime bakışları.

       Bir evde bir ana varsa, Hüsn-ü Yusuf çiçekleri boy verir bahçesinde. Guzum kelimesi şaha kalkar sevda lehçesinde. Ve kara bir lastik bekler o evin kapısını. Vermez kadın, kimseye vermez hem de, sevginin sevdanın emeğin sabrın tapusunu. Bir evde bir ana varsa, çivit mavisi gecelere şavkını düşüren isli bir çıra yanar o evde.   Sabahın seherinde sihirli bir el örter üzerinizi. Ruhun bütün söküklerini diken bir terzi sabahın ilk ışıklarında kaldırır kepenklerin. Bir evde bir ana varsa bir su sesi duyulur o evden.. Avuçlarını Zemzem membaına çevirir.  Bir Kemal doğurur kadın, güneş onun yüreğinden doğsun diyerek, mavi gözleriyle yıllanmış bir karanlığı boğsun diyerek.

       Bir evde bir ana varsa, latif bir boyun eğişi vardır kadının, canından can bildiklerine. Evladının yüreğinde tutsak bir gönlü vardır onun. Şiirin kalbe dokunuşu gibi saçlarıma naiften bir el dokunur. Bir evde bir ana varsa, o evde sevda yazılır, aşk okunur.  Bir evde bir ana varsa, yanaklarımda dokunur yeryüzünün en nazenin busesi. Kevser ırmakları akar evimin orta yerinden ve gönül çeperlerimde yankı bulur su sesi. Sevginin yağmurları bir tek kadında bulutlanır. Cemre de düşer, dallar meyveye durur. Mevsim hep bahar olur. Üşümez adem, bir evde bir ana varsa. Hele bir muhabbet hırkasıyla bir ana evladını sarsa. Bir evde bir ana varsa şairimdir ben ozanımdır.  Yüreğime damlamış taze bir mürekkep lekesiyle, muhtaçlığımla, mahcubiyetimle yazanımdır. Ben geldim anne. Yokluğunun sindiği köhnemiş kapını aç artık.

       Ben geldim anne. Yüreğimde bıçak izleri. Heybemde sancılı bekleyişler.  Aç kapıyı anne. Açsan da göğsüne yaslansam. Gönlümün çorağına indirilen sağanaklarda ıslansam.



Bu yazı 1529 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI