Bugun...


İhsan KURT


Facebookta Paylaş









SAHİLLERİN IZDIRABI!
Tarih: 02-09-2019 10:27:00 Güncelleme: 03-09-2019 12:58:00


Hemen aklınıza gelecek belki de. İnsanın ve diğer canlıların dışında nesnelerin, eşyaların, coğrafyanın da ızdırabı olur mu ki?

 

Ben de şimdiye kadar bunu pek düşünmemiştim doğrusu. Yaşananlar ve gözlenenlerin yaşattıklarından sonra artık nesnelerin, doğanın, yörenin de ızdırabı olabileceğini, hatta olduğunu düşünmeye başladım.  Bu düşünceme sahil boyu gezilerim, buralarda gördüklerim, şahit olduklarım sebep oldu.

 

Sahil, sahilin kıyısında uzayıp giden deniz bir inleyiş içerisinde gibi geldi bana. Kirletilen sahil, denize atılan mikroplarla dolu çöpler bir feveranın yansımaları gibi. Istırap öylesine derin ki bu derinlikten sahilin çehresi değişmekte, yüzünden, hatta palmiye ağaçlarının diplerinden fışkıran çöplükler onun acılarının görüntüsü olarak yansımakta. Bütün bunlar sahilde eğlence adına, dinlenme adına yapılıyor. O zaman nasıl bir toplum sorusuna cevaplar bulmakta zorlanıyorum. Eğlencenin psikolojik ve toplumsal ihtiyaçlarının neler olduğu konusunda birçok şey söylenebilir, yazılabilir. Ancak insanların eğlenme veya dinlenme adına yaşadıkları yerleri yaşanmaz hale getirmeleri söz konusu edilemeyecektir, edilmemelidir.

 

Sahil ağlıyor, üzerindeki çöplerle deniz dalgalanıyor. Hiddetleniyor, köpürüyor ama çabuk dağılıyor köpükleri. İnsafı unutan insana insaf ediyor belki de. Güzele ve güzelliklere ihanet insan eliyle yapılıyor. Ne gariptir ki güzele ve güzelliğe nutuklar da insan diliyle çekiliyor. İnsanlar umursamaz yürüyüp geçiyor. Ne ağıtlara kulak kabartan bir hassasiyet ne de dalgalarla bir göz aşinalığı. Bencillik içinde boğulurken sahilin ve denizin kirlenmesine, kirletilmesine aldırdığı da yok. Umursamazlığın, vurdumduymazlığın sessiz acısı sahillerde görülüyor, dalgalarla azalıp çoğalıyor. Deniz dalgalanıyor, sahil ağlıyor, insan kayboluyor…

 

İnsanlar dağılıyor sahillerde, hatta kalabalıklar giderek artıyor. Mangalların dumanları da, etrafa saçılan çöpler de midelere hizmet etme yarışında. Yeme-içme şehveti, mide iştihaları güzel görme ve güzellik duygularını tamamen kapatıyor. Lakin kimse bu sahillerde sevdalıları beklemiyor, bekler gibi yapıyor. O söylenen şarkılardan ne eser ne de bir iz kalmış. Geçmişte kalan sevdaların hayalleri de sahilin ıstırabı içinde boğulmuş. Ancak bir zamanlar sevdalara, şarkılara, türkülere ilham olan sahillerin ıstırabına ara sıra maziden, cızırtılı bir plaktan şu sesler geliyor:

 

Beklerim her gün, bu sahillerde mahzun böyle ben
Gün batar, kuşlar döner, dönmez o yoldan beklenen
En nihayet anladım, yokmuş gören hatta bilen
Gün batar kuşlar döner, dönmez bu yoldan beklenen

 

Masumiyetini yitiren, doğallığını kaybeden insan, sahili ve denizi de bu yitirilmişliğe ortak edinir görünmektedir. Martılar bile deniz kıyısından ve sahilden içerilere doğru uçmayı, buraları mesken yapmayı tercih ediyorlar. Sahilin ızdırabı onları da vurdu. Beyaz kalmak için direnen dalgalar üzerindeki kirlilikten ritmini de, musikisini de yitirdi. Artık böyle bir sahilde kim kimi bekler ki? Hangi ilhamla hangi şarkılar bestelenebilir ki?

 

Henüz vakit varken sahillerin ızdırabını dindirmeye, denizin dalgalarını sevindirmeye çare onu bu hale getiren yine insandan gelecektir. İşte o zaman sahillerde beklenenlerin heyecanı, sahillerde söylenen şarkıların nameleri insanları daha mutlu kılacak, belki de çoğu sorunlarından arındıracaktır. Sahillerin ve denizin doğallığına dokunmayın, doğallığını kirletmeyin yeter.

 

Sahiller yine bekleyen ve beklenenlerin yeri olsun. Gün batarken de, doğarken de sahillerden ızdırabın sesi değil ilhamın sesi, tertemiz dalgaların coşkusu coşkumuz olsun. Gelecek nesillere karşı sorumluluğumuz, bütün insanlığa karşı sorumluluğumuz da bunu gerektirmekte değil mi?



Bu yazı 1732 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
196 Okunma
187 Okunma
179 Okunma
166 Okunma
164 Okunma
151 Okunma
145 Okunma
139 Okunma
138 Okunma
138 Okunma
135 Okunma
134 Okunma
292 Okunma
266 Okunma
260 Okunma
251 Okunma
227 Okunma
222 Okunma
221 Okunma
210 Okunma
197 Okunma
196 Okunma
196 Okunma
194 Okunma
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI