Bugun...


İhsan KURT


Facebookta Paylaş









İÇİMİZDEKİ ZİNDANLAR!
Tarih: 01-12-2018 12:05:00 Güncelleme: 01-12-2018 12:05:00


       Çağımız bireyi, kendisinin inşa ettiği hapishanenin mahkûmudur. İşin tuhaf yanı da bundan kurtulmak yerine kendisine labirentler şeklinde yeni hapishaneler icat ederek özgürlüğü hayal etmeyi bile güçleştirmektedir.

       Daha çok elde etme, daha çok hükmetme…

       Daha, daha da çok arzusuna bir türlü sınır çizememe, engel tanımama. Birey böyle bir arzunun sarasına tutulduğunun farkında olmazken, bunun nöbetlerini geçirdiğini hatırlatanları da zindanına hapsetme peşinde. Para biriktirme kadar adam biriktirmeyi hiç düşünmemekte. Hatta insanı ne kadar harcayabiliyorsa onu o kadar önemseme durumunda.

       Her insanın içinde zindanları vardır. Bunları kimisi fark eder, çoğu da fark etmeden yaşar. Oysa bilinmelidir ki insanlık içindeki zindanları aydınlattığı gün kurtuluşa doğru kanat çırpacaktır.

       Dünya bağımlılığı insanın içindeki zindanlardan sadece biridir. Bu aynı zamanda diğer zindanların beslenmesine de sebep teşkil eden zindanlardır. Dünya bağımlılığı; dünyaya ve dünyada var olan hemen her şeyi sorgulamayı, aklı, izanı bir kenara bırakarak bireyde çoğaldıkça derinleşir, koyulaşır. Yaşamak için bağlılığı gerekli, zorunlu görürken bağımlılığa saplanma insanın içindeki büyük zindanlardan birini oluşturur. Dünya bağımlılığı insanı her şeyin peşinde koştururken kendinden uzaklaştığını fark edemeyen birey bu zindanını genişlettiğini de anlayamadığından içindeki diğer zindanlara yolu uğrar.

       Benim zindanım; istemediğim veya istemediğimi fark etmediğim halde bende olandır. Benim zindanım aynı zamanda istediğim halde bende olmayanlardır: İstemediğim bazı arzularımın, isteklerimin bende yaşamaya devam etmesi, onları aydınlatamam ne kadar da çekilmez, ıstırap verici. İsteklerimle biriken zindanlarım fazla değil. Ama yine de ben de mevcutlar; istediğim halde sahip olamadıklarım. Sanıldığı gibi bunlar çoğu defa mal, mülk, makam değil… Şöhretin afet olduğunu öğrendikten sonra şöhret mi onu da bilemiyorum. Peki ya nedir isteklerim? Net olarak bilseydim zindanım olurlar mıydı? İsteklerim var ama bunları gün yüzüne çıkaramıyorum. Bunlar günlük, sıradan değil biliyorum. Ancak bu isteklerin sadece beni değil diğer insanları da aydınlatabileceği düşüncesindeyim. Belki de bana öyle geliyor. Zindanlarda nesnelerin varlığını ya da yokluğunu anlatmak kolay olmasa gerek. Zindanın yokluk, varlığın aydınlık olduğunu fark edebilmek karanlığa ışık tutmak kadar bir gerçek.

       Ömrüm hep içimdeki zindanlara ışık yakmaya çalışmakla geçiyor. Düşüncede arayışlarım, gözlemlerimle benimi karşılaştırışım beni tedirgin etse de onun üzerine gidiyorum. Soramadığım soruların her birini aydınlattığımı, cevaplarını bulduğumu sandıkça onlar daha da çoğalıyor. Yeni ışıklar arıyorum çoğalan zindanlarımı aydınlatmak için… Yine içimde bulacağımı umduğum ışıklar.

       İçinizdeki zindanları aydınlatamadan ne dışınızdakilerin karanlığına ne de toplumdaki bakar körlüklere ışık olamazsınız. O halde her şeyden önce ve en evvel içimizdeki zindanlara aydınlıklar üretmemiz gerekiyor. Zaten içimizdeki zindanlar aydınlatıldığında bizler topyekûn aydınlık olacağımızdan dışımızdakilerin de aydınlandığını göreceğiz.

 



Bu yazı 474 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI