Bugun...


İhsan KURT


Facebookta Paylaş









TARİHİN DÖNEK MAHALLİNDE BİR ŞEHİT: NUSRET BEY...
Tarih: 31-07-2017 08:37:00 Güncelleme: 31-07-2017 08:37:00


       5 Ağustos tarihi, “Tarihin dönek mahalli” sözünün sahibi Milli Şehit Mehmet Nusret Bey’in idam edilişi ya da ettirilişinin 90.yıldönümüdür. Bu yazıyı onun tekrar rahmetle anılmasına vesile olması ümidiyle kaleme aldık.

       Maalesef tarihin bazı dönemlerinde “dönek mahalleri” zaman zaman artmış, buralarda geleceği yazdığından habersiz tarihler hüzün hanesine kaydedilmiştir. İşte Kemal Bey’den sonra tarih sayfalarında ebedi bir olay olarak yer alan Urfa Mutasarrıfı Şehit Nusret Bey’den bahsetmek istiyorum. Bu yazımı “İki Milli Şehit” adındaki çalışmamdan faydalanarak hazırldım. Bu vesileyle en azından yeni nesillerin Nusret Bey’i kısaca da olsa tanıması adına küçük bir katkım olursa çok memnun olacağımın da bilinmesini isterim.

       Nusret Bey 1876 yılında Preveze Sancağı eski Sorgu Hâkimlerinden Behram Efendi’nin oğlu olarak Yanya’da doğmuştur. Osmanlı’nın artık can çekişmeye başladığı zamanlar içerisinde Mektebi Mülkiyeyi Şahane’nin hazırlık ve yüksek kısımlarında verilen dersleri alarak iyiye yakın derecede 1 Ağustos 1895 ve 19 Eylül 1899 tarihli diplomalarını almıştır. 
İlk görev yerlerinden olan Yanya Vilayetinde görev yaparken Hayriye Hanım’la evlenmiş,  Nasuhi, Mazlum ve Tarık Kuruosman adlarında üç çocukları olmuştur.


       Nusret Bey’in hayatını etkileyecek olan asıl görevleri ve buralardaki hizmetleri, mücadeleleri İstanbul’dan sonra 27 Nisan 1914 tarihinde göreve atandığı Bayburt Kazası Kaymakamlığı ile başladığını söylemek mümkündür.

       Nusret Bey’in hayatı başarılarına dayanan hakkıyla kazanmış olduğu ödüllerle doludur. Daha genç yaşlarında Bayburt Kaymakamı ve Ergani Mutasarrıfı iken bir üst makamların kendisine layık görmüş olduğu ödüller listesini artırmıştır. İçinde bulunduğu her türlü olumsuz şartlarda dahi başarılı çalışma azminin hiçbir şekilde kırılmasına izin vermemiştir. Bütün akranları ve arkadaşları arasında temiz kalpliliği, dürüstlüğü ve vazifesine olan düşkünlüğü ile tanınmış, seçkin idare amirlerinden biri olarak birçok defalar takdir belgesi ve çeşitli ödüllerle ödüllendirilmiştir


       Bayburt Kaymakamı görevinde bulunurken I.Dünya Savaşı’nın en buhranlı günlerinde bir yandan Bayburt Ermenilerinin salimen tehciri için çaba sarf ederken, dirlik ve düzeni sağlamaya çalışırken diğer yandan da 3.Ordu’ya erzak temini için çalışmaya devam etmiştir. Nusret Bey 3.Ordu’ya yaptığı bu hizmetlerinden dolayı değişik tarihlerde Erzurum Valiliği ve 3.Ordu Kumandanlığı tarafından mükâfatlandırılmıştır. Dördüncü rütbeden Nişanı Âliyi Osmanî ile taltif edilmiş. Bütün bu kutlama ve ödüller gösteriyor ki Nusret Bey 1.Dünya Harbi sırasında büyük bir gayret göstererek canla başla vatana ve millete faydalı olmak için var gücüyle çalışmıştır. Fakat o bütün bu çabalarının karşılığında daha sonra hüsrana uğratılacaktır ne yazık ki…


       Kaynaklarda onun kişiliği konusunda hep olumlu ve takdir edici ifadelere rastlanmaktadır. Öyle ki Nusret Bey’den terbiyeli, özü sözü doğru, temiz, vatanını ve milletini seven biri olarak sıkça bahsedilmektedir. Çünkü O gerçekten Devlet hizmetini en iyi şekilde yerine getirmekten başka düşüncesi olmayan, milletin ve ülkesinin yararını her şeyin üstünde tutan, başarılı, çalışkan, verilen her görevin üstesinden gelen yöneticilerden biri olduğunu görev yaptığı yerlerdeki çalışmalarıyla göstermiştir. Devlet hizmetini en iyi şekilde yerine getirmekten başka düşüncesi olmayan, milletin ve ülkesinin yararını her şeyin üstünde tutan, başarılı, çalışkan, verilen her görevin üstesinden gelen bir yönetici olarak tanınan Nusret Bey zaten bu özelliğini kendisine verilen ödüllerden ve takdirlerden de çıkarmak mümkündür.


       Nusret Bey’in görev yaptığı ilk yıllarda hemen her taraf yangın işaretleri verirken Balkanların karıştığı açıkça görülüyordu. Bu karışıklık duracağa da hiç benzemiyordu. Nitekim onun Bayburt Kaymakamı olarak göreve başlamasından kısa bir süre sonra da I.Dünya Savaşı çıktı. Osmanlının güç kaybettiği diğer ülkelerin yanı sıra içerde de azınlıkların hareketlerinden isyan hareketleri açıkça hissediliyordu. Bunun üzerine Bayburt Bölgesinin de içinde bulunduğu Doğu Anadolu Bölgesi’nde yaşayan Ermeniler, Rusların bağımsız bir Ermenistan Devleti kurmalarına yardımcı olacağı şeklindeki kışkırtmaları sonucu gönüllü silahlı Ermeni grupları teşkil ederek Türk mahalle, köy, kasaba ve şehirlerinde katliamlara başladılar. Bu durumlar özellikle Bayburt’u da kapsayan bölgede daha çok görülüyordu. Dolayısıyla Nusret Bey’in kaymakamlık yapmakta olduğu Bayburt da bu saldırılardan etkilenmeye başladı. Burada yaşamakta olan Ermeniler de bir taraftan Ruslarla iş birliği içine girerek gizlice Rus birliklerine katılırken, diğer yandan da bölgede her türlü anarşiyi çıkarmak için çetecilik eylemlerine başlamışlardı. Bu eylemlerin başında da en ufak sebepler ileri sürerek bölgede bulunan devlet amirlerine ve askerlere iftiralar atarak Ermeni halkı tahrik etmek geliyordu. Özellikle Hınçak ve Taşnak gibi benzeri Ermeni komiteleri de bu faaliyetleri planlı bir şekilde destekliyordu.  Bu arada 1.Dünya Savaşı’nın çıkmış olması da onların işine yaramıştı. 


       Nusret Bey’in görev yapmakta olduğu Bayburt’ta yaşayan Ermeniler de Ruslarla işbirliği içine girerek bir kısmı gizlice Rus birliklerine katılırken diğer yandan da bölgede asayişi bozmak için çeşitli çetecilik eylemlerini sürdürüyorlardı. Hatta 1.Dünya Savaşı’nın ilanının hemen arkasından Amerika ve diğer yabancı ülkelerde bulunan Osmanlı Ermenilerinden Osmanlı topraklarındaki ailelerine gönderilen mektuplar da kışkırtmaları destekliyor, Türkler ve hükümet hakkındaki niyetlerini ortaya koyuyordu. Doğu Anadolu Bölgesi’nde bu olaylar cereyan ederken Osmanlı idaresi,1 Haziran 1915’de savaş mıntıkasında oturan Ermeniler’in savaş alanı dışı olan Suriye dolaylarına gönderilmesini içeren“Ermeni Tehciri”kanununu çıkardı. Bunun üzerine Haziran 1915’de Erzurum’daki 3.Ordu Komutanı Mahmut Kamil Paşanın emriyle, Bayburt harp sahası içinde olduğu için bölgedeki Ermeniler de Nusret Bey’in idaresi altında bulunun bölgedeki jandarma güçleri vasıtasıyla gerekli tedbirler alındıktan sonra salimen Erzincan’a sevk edildiler. Nusret Bey, hayatında çok önemli bir yeri olan bu görevi kendisine verilen bir emir neticesinde yasalara ve günün şartlarına uygun olarak yerine getirmeye çalıştı. Savaşın bütün şiddetiyle devam etmekte olduğu tehcir sırasında doğrudan kendisinden kaynaklanan gayri kanuni hiçbir olay olmamıştır. Tehcire tabii tutulan Bayburt’taki Ermenilerin emval-i metrukleri de oluşturulan bir komisyon tarafından satılarak bedelleri kendilerine verilmiştir. 

       Nusret Bey, Bayburt’ta görev yaparken yetenekleri ve başarıları dikkate alınarak 12 Eylül 1915’de Erzincan Sancağı Mutasarrıf Vekilliği’ne, 13 Kasım 1915’de Ergani Sancağı Mutasarrıflığı’na terfian nakledildi. 14 Haziran 1917’de, o sıralarda Yıldırım Orduları 2.Grup Kumandanı bulunan Mustafa Kemal Paşa’nın ataması üzerine Urfa Müstakil Sancağı Mutasarrıflığı’na yine terfian atanmıştır.

 

 



Bu yazı 2535 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI