Bugun...


İhsan KURT


Facebookta Paylaş









TRANSFORMATÖR VEYA “SERHATLİ” RUHU
Tarih: 04-12-2017 10:23:00 Güncelleme: 04-12-2017 10:26:00


       Bazı kitaplar vardır okuyucuya vereceğini kırık dökük cümlelerle ta başında verir. Nutuk çekenler, akıl verenler, emredenler, yasaklayanlar yayın âleminde gırla gider. Oradan buradan çalma çırpma paragrafların, sayfaların toplanması ile okuyucu avlayan kitaplar da az değildir. Görünen o ki alıcıları ve okuyucuları bulunduğuna göre kimileri de bunlardan hoşlanmaktadır.

       Bazıları sizi sabra davet eder, sabrederek, “belki… belki…” diyerek bir beklenti içerisinde okursunuz, netice koca bir kof çıkar.

      Yine bazı kitaplar da vardır ki bir çay kaşığı bal alabilmek için birkaç kilo keçiboynuzunu (harnup) yemeniz gerektiğini salık verir. Midenize, daha doğrusu zihninize yüktür bunlar. Şu kısa ömürde zamanınızın hırsızlarıdır aynı zamanda…

     Kitaplar! Öğüt sıralamayan, okuyucuya daha akıllı olduğu mesajını vermeyen ama birazcık düşünen okuyucuda yepyeni fikirlerin kıvılcımlarını çaktıran, duygularını zenginleştiren, taze buluşlara gebe bıraktıran kitaplar da vardır.

      Oysa bazı kitaplar da vardır ki vereceklerini alıcısına göre dirhem dirhem, yavaş yavaş verir ve sonunda taşı gediğine koyar.

    Zor ve kor günler yaşamakta olduğumuz zamanlarda bugünlerde bitirmiş olduğum Safiye Erol’un Ciğerdelen’i de bu nadir kitaplardan biri. Yazar, roman kahramanlarından hastalık geçirmekte olan Haşmet’in ağzından şu açıklamayı yapıyor:

      “…Transformatör, insanların ancak Azrail’le yüz yüze gelince harcamaya razı oldukları gizli hazine, son ümitsizlik için sakladıkları tek fişekle bir avuç barut, son sığınak, son dayanaktır…”

       Aynı roman kahramanı bu cümlelerden sonra transformatörün kendisini nasıl ölümden kurtardığını sevgilisi Canzi’ye anlattığını ifade ederken de şu zengin mesaj yüklü cümleleri aktarıyor:

      “…Dalgın dalgın dinledi, gözlerini duvara dikmişti. Bakışının nereye yönlendirilmiş olduğunu araştırınca Atatürk’ün Kocatepe’de çıkmış kalpaklı resmini gördüm. ‘Serhatliyi mi düşünüyorsun’ dedim. İçini çekti: “Serhatli” ruhu milletin başından eksik olmasın. Transformatörden bahsediyordun. Düşündüm ki Atatürk de Türk Milletinin karar gününde işlemeye koyulan bir transformatördü.’… ‘Elbette her milletin, her ferdin böyle bir transformatörü vardır. Fakat bunu başarı ile işletmek herkesin karı değildir. İşi bu dereceye vardırmamak daha iyi. Transformatöre kadar dayanmayı değme yiğite salık veremem.’

       Bu eserden bu cümleleri, bu günler için neden seçerek aldığımı ve aktardığımı her okuyucu kendi anlayışınca idrak edecek ve yorumlayacaktır elbette… Maalesef bıçak kemiğe dayanmıştır. İçinde yaşamakta olduğumuz zamanlarda artık “Serhatli” ruhu ile donanmış bir Transformatör beklentisi giderek artmaktadır… Niçin acaba?



Bu yazı 3010 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI