Örnek HTML sayfası Your Page Title escort bursa bursa eskort escort bursa Görükle Escort escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa alanya escort bayan antalya escort eskişehir escort mersin escort alanya escort bayan bodrum escort bayan havalimanı transfer
altıparmak escort çarşamba escort eve gelen escort gemlik escort görükle escort gürsu escort heykel escort inegöl escort iznik escort karacabey escort kestel escort masöz escort mudanya escort mustafakemalpaşa escort nilüfer escort orhangazi escort osmangazi escort otele gelen escort rus escort sınırsız escort üniversiteli escort whatsapp escort yıldırım escort
Bugun...


Mehmet Necati DEMİRCAN


Facebookta Paylaş









DİNLEMEK
Tarih: 02-07-2021 12:09:00 Güncelleme: 02-07-2021 12:09:00


     İnsanoğlu geçmişten günümüze kadar kendini doğru ve etkili bir şekilde ifade etme ihtiyacı duymuştur. Kendini ifade edebilme anlaşılmanın koşuludur.  Duygular ve düşünceler sözlü ve yazılı olarak ifade edilir. En yaygın ifade şekli ise sözlü ifadedir.

     Düşüncenin bireysellikten çıkıp toplumsal bir hâl alması söze dökülmesiyle mümkündür. Söze dökülen düşünce dinlenip anlaşıldığında bir anlam kazanır. Kişi duygu ve düşüncelerini karşısındakine konuşarak ifade eder. Anlatımın gerçekleşmesi için konuşanın ifade ettiklerinin muhatabınca dinlenip anlaşılması gereklidir.

     İnsan kendini ifade edebilmek için sürekli konuşur. Birikimini başkalarına aktarmak ister. Bunu güzel ve etkili yapabildiği oranda başarılıdır. Onun anlaşılması dinlenilmesine bağlıdır. Ne kadar güzel konuşursan konuş dinleyen yoksa çaban boş bir uğraştır.

     Çevrenizde mütemadiyen konuşan, dinlemeyen, söz kesen, pot kıran, boşboğaz insanlara rastlamışınızdır. Son zamanlarda bu gibi kişilerin sayısı o kadar arttı ki gel tahammül et de dinle!

     Anlamak için dinlemek zorundayız. Bazılarına basit gelebilir dinleme ama o kadar güç ki... Her akşam televizyondaki açık oturumlarda bir konu dahilinde konuşan üç-beş kişiye rastlıyorsunuz. Birbirini dinlemeye tahammülü olmayan isimlerinin önünde bir sürü etiket olan, topluma örnek olacak insanlar... Birbirini dinlemiyorlar, birbirinin konuşmasına tahammül etmiyorlar, söz kesiyor, muhatabını konuşturmuyorlar. İçimizden bazıları da “Karşısındakine tek söz ettirmedi!” diye onların yaptıkları bu olumsuz hareketi onaylıyor.

     Dinlemek de konuşmak kadar emek istiyor. Nasıl ki baktığımız her şeyi görmüş sayılmıyorsak duyduğumuz her şeyi de dinlemiş olmuyoruz. Herkesin konuştuğu, kimsenin dinlemediği ortamlarda dert anlatmak boşa kürek çekmeye benziyor. Dinleyen yerine konuşan olmayı tercih ediyoruz. Mevlana’nın “Ne kadar bilinsen bil; söylediklerin, karşındakinin anladığı kadardır.” sözüne kulak vermekte yarar var.

     İnsanları dinlemezseniz onları anlayamazsınız. Dinlememe; yanlış anlaşılmalara, insan ilişkilerinde sorunlara sebep oluyor. İletişimin gerçekleşmesinde dinlemek anahtar görevi görüyor. Konuşmacı kimi zaman ifadelerinin önemini vurgulamak amacıyla muhataplarına uyarıda bulunuyor.

     Bilgi Kağan 8. yüzyılda dikilen Orhun Yazıtları’nda “Tanrı gibi gökte olmuş Türk Bilge Kağanı, bu zamanda oturdum. Sözümü tamamıyla işit.” derken dinlemenin önemini vurguluyor.

     Dinlemek susmak değildir. Sanılanın aksine çok az insanın sahip olduğu bir yetenektir. Öğrenmenin olmazsa olmazıdır. Sükûnetle sessizce dinlemek konuşmak kadar keyiflidir aslında.

     Biz dinlemeyi bilmesek de hayat zamanla öğretiyor ama biraz geç oluyor.



Bu yazı 972 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI