Bugun...


Mehmet Necati DEMİRCAN


Facebookta Paylaş









EDEBİYAT, TARİH VE DİN İLİŞKİSİ
Tarih: 01-08-2019 10:45:00 Güncelleme: 01-08-2019 10:45:00


     Din; insanın Allah, evren ve diğer insanlar karşısındaki konumunu belirleyen, onlarla olan ilişkilerini düzenleyen kurallar bütünüdür. Geçmişten günümüze insan hayatını düzenleyen, insanı ahlak, karakter, inanç, düşünce ve davranış bakımından biçimlendiren en etkili disiplindir.

     İnsan ilişkilerinin şekillenmesinde, insanın evreni algılama ve yorumlamasında,  Allah’a karşı sorumluluklarını öğrenmesinde din aracılık görevi yapar.

     Edebiyat, resim, müzik, dans gibi birçok güzel sanat dalı ilhamını dinden almış, dinî törenlerden doğmuştur. Bu dinî törenlerde insanlar, ibadet yaparken duygu ve düşüncelerini, isteklerini ezgili sözlerle, edebî ifadelerle dile getirmişlerdir.

     Güzel sanatlar içerisinde din ile irtibatı en güçlü olan sanat dalı edebiyattır. Edebiyat; duygu, düşünce ve hayallerin estetik zevk uyandıracak şekilde ifade edilmesidir.

     Dinî törenlerden doğan edebiyatla uğraşan ilk sanatçılar aynı zamanda din adamıdır. İslamiyet Öncesi Dönem’de şaman, kam, baksı, ozan adıyla anılan din adamları, dinî ayinleri yönetir; hastaları tedavi eder, müzik eşliğinde dans eder, büyü ile uğraşır, şiirler söylerdi. Milleti derinden etkileyen toplumsal olayları destan şeklinde dile getirirlerdi. Sagular, koşuklar, savlar din adamı kimliği taşıyan şairlerce seslendirilirdi.

     Dinî hayat edebî dönemleri belirleyen etkenlerden biridir. Türk edebiyatı İslamiyet’in Kabulünden Önceki Dönem, İslamî Dönem ve Batı Etkisinde Gelişen Dönem olmak üzere üç ana döneme ayrılır. Bunda din değişiminin toplum hayatını derinden etkilemesi rol oynamıştır.

     İslâmiyet Öncesi Dönem edebî eserlerinde Türklerin inanç sistemlerinin, dinî ve ahlaki özelliklerinin, hayat tarzının yansımalarını bulmak mümkündür. Bu dönem edebî eserlerinden Türklerin Şamanist inanç sahibi oldukları anlaşılmaktadır.

    Türklerin İslam dinini benimsemeleriyle toplum hayatında toplumsal ve kültürel değişim yaşanmıştır. Türkler; İslamiyet’i benimsemekle birlikte yeni bir kültür coğrafyasına girmişlerdir. İslamiyet’in doğup yayıldığı coğrafyadaki estetik değerler, müzik ve edebiyat zenginliği Türk kültürünü etkilemiş, toplum hayatını derinden etkileyen köklü bir değişiklik meydana gelmiştir.

     Edebiyat dinî hayata, dinî hayat da edebiyata ve dile etkide bulunmuştur. Edebiyat; dinî değerlerin topluma ulaşmasında, anlaşılmasında yardımcı olmuştur. İslamiyet’in kabulüyle birlikte Türk edebiyatında Arap ve İran edebiyatlarının tesiri görülmeye başlanmıştır. Türkçede Arapça ve Farsça kelime ve dil kuralları etkin olmaya başlamış, sanat anlayışı değişmiştir.

     Tarih; toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyeti inceleyen bilimdir.

     Milletlerin duygu, düşünce ve hayalleri edebî eserlerine yansır. Edebî eserleri incelenerek milletlerin geçirdiği tarihî aşamalar tespit edilebilir. Tarih vasıtasıyla toplumların geçmişten günümüze düşünce yapılarını ve hayata bakış ve hayatı algılayışı hakkında bilgi sahibi oluruz.

     Edebî eserdeki gerçeklik kurmacadır. Sanatçı, edebî eserde gerçekliği yeniden yorumlar. Bu nedenle edebî eserdeki bilgilerin tamamen objektif olduğu söylenemez.

 

 

 

 



Bu yazı 981 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI