Örnek HTML sayfası Your Page Title
Bugun...


Mehmet Necati DEMİRCAN


Facebookta Paylaş









KANLI YANVAR
Tarih: 01-01-2021 13:11:00 Güncelleme: 01-01-2021 13:11:00


Azerbaycan’da Rusların istilacı Ermenileri destekleyen politikaları, Karabağ’dan sürgün edilen halkın perişan hâli halkta hem Ruslara hem Ermenilere karşı bir nefret duygusu uyandırdı. Moskova kontrolün Halk Cephesinin eline geçtiğini görüyor, bu hareketi gecikmeden boğmak istiyordu.

 

Rus ordusunun müdahale edeceği söyleniyordu. Rusların Bakü’ye girişini engellemek amacıyla sokak başlarına barikatlar kurulmuştu. Gençler kararlıydı. Ölümüne direneceklerdi. Elçibey, yaklaşan tehlikeyi görüyor fakat engelleme konusunda yetersiz kalıyordu.

 

17 Ocak’ta Elçibey Yevgeni Primakov ile görüştü.

 

Primakov:

-Sizin amacınız nedir?

Elçibey:

-Demokratik parlamento seçimlerini yapmak.

Primakov:

-Geriye Sovyet ittifakından ayrılmaya bir adım kalıyor.

 

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Başkanlık Divanı 19 Ocak’ta Bakü’de olağanüstü hâl ilan etme kararı aldı. Olağanüstü hâl kararı 20 Ocak gece yarısından itibaren geçerli olacaktı. 19 Ocak günü saat 19.27’de KGB’nin Alfa özel birliği Azerbaycan Devlet Televizyonu’nun yayınlarını kesmek için televizyonun güç ünitesini havaya uçurdu. Olağanüstü hâl kararı halka duyurulamadı.

 

Ağır silahlarla donatılmış otuz beş bin kişilik Kızıl Ordu akşam saatlerinde denizden ve karadan Bakü’ye saldırdı. Rus tankları derme çatma barikatları kısa sürede aşıp Bakü’ye girdi.

 

Kızıl Ordu Udar kod adını verdiği harekâtı başlatarak demir yumruğuyla bağımsızlık isteyen Azeri Türklerinin başlarını ezecek, bu durum diğer cumhuriyetlere ders olacaktı.

 

Kızıl Ordu’ya hareket eden her şeye ateş açma emri verilmişti. Askerlerin içinde Ermeniler vardı. Ermeni askerler vahşette sınır tanımadı, öldürdükleri insanların gözlerini oydu, kollarını, bacaklarını kesti. Cesetleri yaktı, kanala attı.

 

Ermeni askerler karanlıktan yararlanarak Rus askerlerine de ateş açtılar. Ruslar bu ateşin Azeri Türklerinden geldiğini düşünerek daha da acımasızlaştı. Her türlü provokasyon yapıldı.

 

Sovyet askerleri hedef gözetmeksizin genç-yaşlı, kadın-erkek gördüğü herkesin üzerine ateş açtı. Binaların ışık yanan pencereleri tarandı. Yaralılara yardıma giden ambulanslara ateş açıldı. Hastanelere giden yollar kapatıldı, yaralılar ölüme terk edildi. Sokaklar cesetlerle doldu. Otobüsler tarandı. Katliam sabaha kadar sürdü. Bakü kan gölüne döndü.

 

Azerbaycan Halk Cephesini işaret eden ne varsa hedefti. Balkonunda ya da penceresinde Azerbaycan Halk Cephesinin bayrağı olan evlere ağır silahlarla ateş açıldı.

 

Katliamı belgelemek için çekim yapan gazetecilere ateş açıldı. Ellerinden fotoğraf makineleri alındı, kameraları kırıldı. Gece karanlığında yaptıkları vahşetin farkındaydılar ve buna dünyanın şahit olmasını istemiyorlardı.

 

Katliamda 147 kişi, sokaklarda, evlerde, otomobillerde, işyerlerinde katledildi. 744 kişi yaralandı, 841 kişi hapsedildi.

 

Ölenlerden 5’i 16 yaşından küçük, 9’u 18 yaşından küçük, 6’sı 60 yaşından büyüktü. 8’i kadındı.

 

Halk Cephesi liderlerinden İtibar Mehmedov, sıkıyönetim altındaki Azerbaycan’dan KGB’nin bütün adamlarını atlatıp Moskova’ya ulaştı. Basın toplantısı düzenledi. Yanında getirdiği belgeleri basın mensuplarıyla paylaştı. Ardından tutuklandı. Bakü’deki dostları uzun süre ondan haber alamadı. Bir süre sonra KGB tarafından tutuklandığı anlaşıldı.



Bu yazı 3241 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI