Örnek HTML sayfası
Bugun...


Mehmet Necati DEMİRCAN


Facebookta Paylaş









LAVANTENLER
Tarih: 01-06-2020 09:27:00 Güncelleme: 01-06-2020 09:35:00


Osmanlı Devleti’nde Tanzimat sonrasında büyük liman kentlerinde yaşayan ve ticaretle uğraşan Fransız ve İtalyan kökenli Hıristiyan Katoliklere laventen denirdi. 

 

Fransızca “Lever” kelimesinden türetilen ve “Doğu” anlamına gelen “Lavanten” ve Doğu Akdeniz’i tanımlamak için kullanılmıştır.

 

Fransa’ya tanınan kapitülasyonlar sonrasında Osmanlı coğrafyasında faaliyet gösteren Fransız tüccarların sayısı artmış, “Fransız” anlamına gelen “Frenk” kelimesi, zamanla ülkede yaşayan yabancılar için kullanılan yaygın bir isim hâlini almıştır. Yerleştikleri bölgelerde koloni halinde yaşayan Batılılara Frenk onların yaşadıkları mahallelere de Frenk mahallesi adı verilmiştir.

 

Lavantenleri Osmanlı coğrafyasında yaşayan Ermeni ve Rum azınlık ile karıştırmamak gerekir. Lavantenler onlardan farklı kültürel özelliklere sahip bir topluluktur fakat zaman içerisinde onlarla kız alıp verme ilişkisi yaşamışlardır.

 

Levantenler, Osmanlı Devleti’nin siyasi ve ticari hayatında yönlendirici etkisi büyük olmuş bir topluluktur. Batı’dan gelip Doğu’ya yerleşen birkaç kuşak sonra kendini yerleştiği bu topraklara ait hisseden fakat yaşadığı topraklardaki halk ile tam anlamıyla bütünleşemeyen Lavantenler ne tam Batılı ne de tam Doğulu olabilmişlerdir. Onlar Batılılara göre Doğlu, Doğululara göre Batılı olarak görülmüştür hatta Avrupalılar tarafından alaya alındıkları olmuştur.

 

Osmanlı coğrafyasında İstanbul ve İzmir ticari anlamda önemli iki liman kentiydi. İstanbul’daki Lavantenler Rumca ismi Pera olan Beyoğlu ve çevresinde yaşadılar. 1927’de sayıları 20 000’i buluyordu. İzmir’deki Lavantenler ise Alsancak ve Bornova semtlerinde ikamet ediyordu. Bu semtlerde kendilerine özgü bir dünya kurmuşlardı. Tiyatro salonları, lokantaları, kafeleri, fotoğraf stüdyoları vardı. Avrupa’dan gelen tiyatro grupları ilk olarak bu semtleri ziyaret eder, oradaki salonlarda temsiller verirdi. Bu semtler yortu zamanlarında düzenlenen karnavallarla küçük birer Avrupa şehri görünümü alıyordu.

 

Şehre yakın yerlerde köşkleri, çiftlikleri vardı. Kendi dillerinde eğitim yapan okulları vardı. Gazeteleri ve dergileri vardı. Osmanlı aydınları da bu gazete ve dergileri okuyarak dünyadan haberdar olurdu.

 

Müslüman halk, Lavantenlerin yaşamını ilgi takip ederdi. Onların hayat tarzı “alafranga” kelimesiyle nitelendirilirdi. Batı’da ortaya çıkan bir yenilik kısa sürede Beyoğlu’nda kendini gösterirdi.

 

1856 yılında yabancılara mülk edinme hakkı tanındı.  Bu ayrıcalık sonrasında çok sayıda yabancı nüfus Osmanlı Devleti’ne yerleşti. 1847′de 15.000 olan İzmir’deki yabancı nüfusu, 1880′de 50.000’e ulaştı. Bu durum İzmir’in havasını tamamen değiştirdi. Şehirdeki Avrupalı tüccar sayısı hızla arttı. Önce üzüm, incir, pamuk ticaretiyle uğraştılar. Sonra sanayileşmeye yöneldiler. İlk havagazı fabrikasını, demiryolu ve elektrik şirketini kurdular.

 

Kendilerine sağlanan imtiyazlı ortamda ekonomik faaliyetler sonucunda zenginleştiler, güçlendiler. Bu durum Batı karşısında sıkıntılar yaşayan Osmanlı Devleti aydınlarında reaksiyon uyandırdı. Artık Lavantenler eleştiriliyor hatta istenmiyordu.

 

II. Meşrutiyet sonrasında iktidara gelen İttihatçıların benimsediği milliyetçi politikalar sonucunda Lavantenlerin imtiyazları birer birer ortadan kalktı. 1914’te kapitülasyonları kaldırma girişimi, I. Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı, Cumhuriyet’in ilanı, Lavantenlerin sınırlandırılan ekonomik faaliyetleri, yerli halkın ticari girişimlerinin teşvik edilmesi sonucunda Lavantenler imtiyazlarını kaybetti. 1929 ekonomik buhranı sonrasında çoğu ülkeden ayrıldı. Başta ABD olmak üzere Batı’ya göç ettiler.

 

 

 



Bu yazı 3124 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
614 Okunma
587 Okunma
551 Okunma
534 Okunma
515 Okunma
498 Okunma
487 Okunma
456 Okunma
418 Okunma
246 Okunma
243 Okunma
217 Okunma
2558 Okunma
2433 Okunma
2218 Okunma
2173 Okunma
2168 Okunma
2140 Okunma
2009 Okunma
1909 Okunma
1906 Okunma
1853 Okunma
1830 Okunma
1759 Okunma
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI