Örnek HTML sayfası
Bugun...


Mehmet Necati DEMİRCAN


Facebookta Paylaş









SAĞLIK OLSUN
Tarih: 01-04-2020 15:32:00 Güncelleme: 01-04-2020 15:34:00


Hayattaki en önemli ve önemini hasta olana kadar fark etmediğimiz olgudur sağlık. Günlük hayatta eline sağlık, ayağına sağlık, sağlık olsun örneklerinde olduğu gibi sıklıkla kullanırız sağlık kelimesini.

 

Yaşam boyunca sımsıkı sarılmamız gereken sağlığımız çoğu zaman haber vermeden çekip gider hayatımızdan. O bizi uyarır da biz farkına varmayız belki de… Hastaneye yolumuz düşünce “Allah yokluğunu da vermesin, yolumuzu da düşürmesin!” sözleri dökülür dilimizden. Çoğumuzun bir şekilde kapısını çalacağı mekanlardır hastaneler. Yaşam gibi, ölüm gibi gerçektir.

 

 Hırsla, tutkuyla yaşadığımız dünyada aslında gittikçe artıyor yalnızlığımız. Sevdiklerimizi kaybediyoruz. Allak bullak oluyor dünyamız. Sonra unutuyoruz, tekrar bizi hayata bağlayan tutkularımızın peşine düşüyoruz. Kırıyor, döküyor darmadağın ediyoruz her ne varsa…

 

Sağlıklı olduğumuz sürece her şeyi yapabilme gücünü hissediyoruz damarlarımızda. Ruhumuz arzularını yerine getirtmek için bedenimizi zorluyor. Kimi zaman gücü yetiyor bedenimizin ruhun isteklerini yerine getirmeye, kimi zaman da çaresiz kalıyor, zorlanıyor…

 

Hoyrat kullanıyoruz bedenimizi. En çok zorladığımız yer en çok acıyor. Uyarıyor bedenimiz ruhumuzu. Ben sağlığıma kavuşana kadar sen mutsuz olacaksın, diyor. İş, okul, para, kariyer hepsi anlamını yitiriyor. Sağlığına kavuşunca hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını düşünüyoruz. Bir kurtulayım şunu yapacağım, bunu yapacağım… İnsanlara iyilik yapacağım, aç görsem doyuracağım, çıplak görsem giydireceğim…

 

Ertelenmiş hayatlar yaşıyoruz. Belli bir yaşa gelene kadar tadını çıkaramadığımız hayatımızın ellerimizin arasından kayıp gittiğini görünce orta yaş bunalımına sürükleniyoruz. Bilgeleşiyoruz, hayatın felsefesini yapmaya başlıyoruz.

 

Corona virüsün dünya çapında bir salgına dönüştüğü şu günlerde salgından sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı söyleniyor. Hastalığın yayılma şekli ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor.  Kimi ülkeler çok sert önlemlerle salgını durdurmada başarılı oldu.  İtalya ve İspanya örneğinde olduğu gibi bazı ülkeler çok ağır bedeller ödüyor.

 

Küreselleşmenin ulaştığı boyutun bir sonucu olarak salgından etkilenmeyen ülke yok gibi. Salgın pandemiye dönüştü. Ülkemizde de virüsün yayılımı devam ediyor. Yaşlılar risk altında. İnsanları evde tutmakta zorlanıyoruz. Toplumun bir kesimi uyarılara aldırış etmiyor. “Bana bir şey olmaz, delikanlı adamım ben, gençliğim var benim!” sözleri ortalıkta dolaşıyor.  Bir İngiliz atasözü “Gençler bilseydi, yaşlılar yapabilseydi.” der. Gençliğin o hayalle gerçek arasında gidip gelen hâli, boş vermişliği bir önceki neslin ürünüdür aslında.

 

Eskiler “Bu da geçer ya Hu!” derdi. Bu söz Mütareke Dönemi’nde İstanbul’da bütün evlerin, kahvehanelerin duvarlarında asılıydı. Umudu simgeler aslında… İçinde bulunduğumuz bu zor günler de geçecek şüphesiz. Dileğimiz bu zor günleri olabildiğince az hasarla atlatmaktır.



Bu yazı 1768 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
627 Okunma
572 Okunma
532 Okunma
514 Okunma
504 Okunma
495 Okunma
432 Okunma
419 Okunma
338 Okunma
257 Okunma
207 Okunma
192 Okunma
2588 Okunma
2174 Okunma
2117 Okunma
2046 Okunma
1925 Okunma
1890 Okunma
1828 Okunma
1763 Okunma
1742 Okunma
1688 Okunma
1676 Okunma
1655 Okunma
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI