Bugun...


Memduh YAĞMUR


Facebookta Paylaş









OSMANLIDA İLK SİNEMACILAR: MAKEDONYALI MANAKİ KARDEŞLER
Tarih: 01-07-2018 10:50:00 Güncelleme: 01-07-2018 10:50:00


GİRİŞ

       Sinemanın icadı denince akla ilk gelen Lumiere kardeşlerin gösterisi olmakla beraber, daha önce yapılan çalışmalar ve deneyler vardır.. 1895’li yıllarda aynı anda birbirinden habersiz bir çok mucit sinema gösterileri yapmaya başlamıştır. Max Skandanowski, Arthur Melbourne-Cooper, Jean Acmé Leroy ve Augustin Le Prince gibi mucitler daha önce gösteriler yapmışlardı. Fakat Paris’te halka açık ilk gösteriyi yapan Lumire  Kardeşler literatürlerde sinemanın mucidi diye anılmıştır.

       ABD’de Thomas Edison’un 1890 larda kinetoscope aracılığıyla çektiği Kraliçe Mary’nin İdamı ve Fransa’da  Auguste ve Louis Lumière Kardeşler’in cinématograph’ı, ile Mart 1895’te çekilen İşçilerin Lumière Fabrikasından Çıkışı adlı belge filmiyle dünya sinema tarihinde bir dönüm noktasını simgelemektedir. O dönemde Amerika ile olan ilişkiler bu derece gelişmiş olmadığı için sinema Türkiye’ye Avrupa yoluyla girmiştir. (Onaran, 1999:11) Halka açık ilk sinematografik gösteriyi düzenleyen Fransız Auguste-Louis Lumiére kardeşlerin operatörleri, çekim çalışmaları yapmak için çeşitli ülkelere gitmişlerdi. (Özgüç, 1990:7) Bu ülkelerden birisi de Osmanlı İmparatorluğuydu ve Paris’teki halka açıkilk gösteriden kısa bir süre sonra bu icatla tanışmıştır.

OSMANLIDA İLK SİNEMA GÖSTERİMLERİ

       Osmanlı’nın sinematograf adı verilen yeni icattan haberdar olması, Mösyö Jamin adlı bir Fransız vatandaşının sefareti aracılığıyla gönderdiği biz yazı vesilesiyle oldu. Fransız Sefareti'nden Osmanlı Hariciye Nezareti'ne gönderilen 17 Haziran 1896 tarihli yazıda, Mösyö Jamin'in sinematografı için gerekli olan lambanın gümrükten geçirilmesine izin verilmesi isteniyordu. II. Abdülhamit'in elektrikli ve manivelalı aletlere karşı hassasiyetini bilen Sadrazam Halil Rıfat Paşa, Hariciye Nezareti'nin kendisine ilettiği bu yazı üzerine adı geçen aletin ne olduğunun araştırılması için gerekli çalışmaları başlattı.

       Sonuç 20 Eylül 1896 tarihli bir raporla sadrazama bildirildi. Raporda "sinematograf” adı verilen aletin ilmi yönden insanlık için faydalı" olduğu belirtiliyordu. Söz konusu rapor, ülkemizdeki sinema faaliyetlerinin erken dönemde başlamasında etkili oldu. II. Abdülhamit, her ne kadar bir Fransız vatandaşı olan Victor Constinsouza'yu kendisine sunduğu sinematograftan dolayı Güzel Sanatlar Madalyası ve iki yüz liralık bir hediye ile ödüllendirilmiş ve sinemanın saraya girmesine izin vermiştir. (Özuyar, 2008:11-12)

       Türkiye’de ilk sinema gösterisi de Yıldız Sarayı’nda, Bertrand adında bir Fransız tarafından, Padişah İkinci Abdülhamit’e yapıldı. (Korkmaz, 1997:7) Abdülhamit’in kızı Ayşe Osmanoğlu ilk gösterileri  şöyle anlatıyor:

        “Bertrand  taklid ve hokkabazlık yapar, her sene babamdan izin isteyerek Fransa'ya gider, birtakım yeni şeyler öğrenip gelirdi. Saraya sinemayı bu getirmiştir. O zamanki sinemalar şimdiki gibi değildi. Perde büyük fırçalarla iyice ıslatılır, küçük parçalar gösterilirdi. Bu parçalar pek karanlık görülür, filmler bir dakikada biterdi. Bununla beraber çok yeni bir şey olduğundan hoşumuza giderdi.”  (Osmanoğlu, 2003:76)

       Beyoğlu’nda, o zamanki adıyla Péra’da, Tünel ile Galatasaray arasındaki Sponeck birahanesinde, halka açık ilk film gösterisi yapıldı. Galatasaray karşısına düsen Hammalbaşı sokaktaki Avrupa Pasajı’nın 7 numaralı yeriydi burası. (Özgüç, 1990:8) Halkın 'Sponek'in Yeri' dediği birahaneydi orası ve gösterinin ilanında da aynı deyim kullanıldı. (Gökmen,2000:59-60) Türk Sinema tarihine ilişkin tüm yazılı kaynaklarda, bu ilk gösterinin, 19. yüzyıl sonlarına doğru İstanbul’a yerleşmiş Rumen asıllı bir Musevi olan Sigmund Weinberg tarafından yapıldığı yazılıdır.

       Artık, Osmanlı İmparaorluğunda da halka açık olarak sinema gösterileri başlamıştı. Sonraki yıllarda Osmanlı tebasına mensup Makedonyalı Manaki Kardeşler ülkenin çeşitli yerlerinden filmler çekeceklerdi.

MANAKİ KARDEŞLER:

       Janaki Manaki (1878-1954) ve Milton Manaki (1882-1964), bugünkü Yunanistan yakınlarındaki Vlah kökenli Makedonlar’ın yaşadığı Avdela köyünde doğmuşlardır. Bazı Yunan kaynaklarında Manaki Kardeşler’in Yunan olduğu iddia edilmekteyse de, Makedonlar bu varsayıma karşı çıkmakta ve Manaki Kardeşler’in Vlah kökenli Makedon olduklarını savunmaktadırlar.  (Çeliktemel-Thomen, 2010)      

       İkisi kız, üçü erkek olan beş kişilik bir göçebe ailesinin çocuklarıdır. Yazları Pint Dağı’nın Avdela köyünde, kışları ise Grevend kasabasında yaşamlarını sürdürürler. Her iki kardeşin de ilgi alanı güzel sanatlar ve yeni olan her şeydir. İlk olarak bir fotoğraf atölyesi açarlar. Yanaki Manaki 1898’de Yanına kentinde yazı ve resim hocalığı yapar ve sonrasında da bu kentte bir fotoğraf atölyesi açar. Milton ise fotoğrafçılığı bu atölyede öğrenir ve kısa sürede bu dalda ünlenir. Yanaki’nin fotoğrafı sanatsal olarak yorumlamasına karşılık, Milton gezginci fotoğrafçılığı tercih ederek yaşamı olduğu gibi belgesel bir şekilde yansıtmayı yeğler. 1904’de işlerini genişletmek için o dönem Makedonya’nın kültür merkezi ve en işlek kenti Bitolo’da (Manastır) Siroki Sokağı’nda Manaki Kardeşler adı altında bir stüdyo açar. Kardeşler 1906’da Sinaya kentindeki dünya fotoğraf sergisine katıldılar ve Romanya kralı I.Carol’in ilgisini çekerek altın madalya ile ödüllendirilip saray fotoğrafçısı unvanını alırlar.

       1910’da Milton, Makedonya ulusal özgürlükçüleri olan komitacıların fotoğraflarını çekmek için dağlara çıkar ve bir süre komitacılarla birlikte yaşar. Bu belgesel tavrını daha sonra İkinci Dünya Savaşı sırasında dağlara çıkan komitacılarla röportajlar yaparak sürdürür. Yanaki Manaki, fotoğraf konusundaki bilgilerini genişletmek için Viyana, sonra da Paris ve Londra’ya gider. Bu yolculukları sırasında fotoğrafçılığın yanı sıra sinemaya da ilgi duymaya başlar. Londra gezisi sırasında Charles Urban marka bir kamera alır ve dönüşünde Avdela köyünde kilim dokuyan kadınları, 107 yaşındaki büyükannesi Despina'yı görüntülerler. Ama esas uğraşılarının fotoğrafçılık olması nedeniyle sinemayla bir süre hobi olarak ilgilenirler. Daha sonra amatör film çekimlerinin yanı sıra sinema işletmeciliğine el atarlar ve Makedonya’da ilk açık hava film gösterisini gerçekleştirirler. (Evren, 2013)

       Sinema ve fotoğraf sanatçıları Janaki ve Milton Manaki kardeşlerin 1911’de V. Sultan Mehmet Reşat’ın Manastır ve Selanik ziyaretlerini çektikleri film halen Makedonya arşivlerinde bulunmaktadır. Ancak Manaki kardeşlerin Makedon asıllı olmalarından dolayı bu filmin ilk Türk filmi olarak kabul edilmesi ikilem yaratmıştır.  (Esen,2002;11-12).Yine bu dönemde Manastır ve Kosova eyaletlerinde sinema etkinliklerini sürdüren Anton Smeh, Davorin Rousek, Karl Grossman gibi sinemacılar olmuştur. (Özön, 1995:19)

            1908 tarihi sinemamız açısından bir başka açıdan da önemlidir. Bu tarihte Janaki ve Milton Manaki, iki dakika uzunluğundaki Türklerin Hürriyet Üzerine Konuşmaları adlı filmleriyle Osmanlı topraklarında, Osmanlı tebaasına mensup kişiler olarak ilk belgesel filmi çekmişlerdir. 35 mm formatında çekilen bu siyah beyaz, sessiz filme bu adın sonradan verilme ihtimali yüksektir. 1908’de Genç Türkler’in Meşrutiyet’in ilanıyla Manastır’da (Makedonca ismiyle Bitola) yaptıkları konuşmalardan birini betimleyen bu belge filmi, üç farklı çekimle bir araya getirilmiştir. Birinci çekim bir kürsüde seyircilere hitap eden bir konuşmacıyı, ikinci çekim Manastır’da bulunan diplomatları, üçüncüsü ise askerlerin geçiş alayını içermektedir.

       Yine aynı yıl, Genç Türk Devrimi’nin Balkanlar’daki etkisini yansıtan farklı filmler çekilmiştir. Bunların dışında Manaki Kardeşler’in, kesin tarihi bilinmeyen ve aktüalite niteliğinde, güncel olayları yansıtan farklı filmlerinden söz edilebilir; örneğin Manastır’da Cenaze,  Pazar Yeri ve Kasaplar,  Türk Askerlerinin Geçiş Alayı,  Köy Düğünü,  Vlah Halk Dansı,  Tarım Okulunda Türk Profesör ve diğerleri. (Çeliktemel-Thomen 2010)  Yine bu filmlere bir Pintus köyünde bir Hristiyan okulu,kızlı erkekli gruplar, başlarında fesli ve elleri sopalı Hristiyan hocalar bulunmakta, başka bir filmde bayram gösterileri,  diğer bir filmde ise  İsyan eden komitacıların Manastırda asılmaları görülmektedir. *

       Balkanların tarihini ve göreneklerini, günlük hayatını anlatan dini ve etnik  kaygılardan  uzak  olarak  çekilmiş  bu  filmler,  konulu  belgesel  olarak nitelenebilecek ilk filmlerden denilebilir.  (Çomak, 2005:32)

       Manaki Kardeşler’in, Padişah Mehmet Reşat’ın 1911 yılında iki kez ziyaret ettiği Manastır ve Selanik’te çekilmiş farklı görüntüleri de bulunmaktadır. Bunlardan ilki Padişah’ın Manastır gezisinin on altı dakikalık görüntüsüdür. Filmde, Padişah Mehmet Reşat’ın Manastır tren istasyonunda başlayan gezisi,  Şehrin belediye binası önündeki görüntüleriyle devam etmektedir. Burada Padişah, çeşitli etnik ve dinden olan; genç, yaşlı her yaştan Osmanlı halkıyla buluşmakta; ayrıca askeri, sosyal ve siyasal cemiyetlerin liderleri bu önemli güne tanıklık etmektedir. Film, Padişah’ın Tumbe Café’ye gidişinin ardından, tren istasyonunda son bulmaktadır.

       Bir başka Manaki Kardeşler filmi ise, yine Padişah Mehmet Reşat’ın Mayıs 1911’deki, Selanik ve Manastır gezisinin görüntülerini içermektedir. Bu görüntüler on iki ayrı filme kaydedilmiştir ve toplam on bir dakika sürmektedir, bunlar sırasıyla: Numara 4: Sultan ve önünden geçen öğrenciler, askerler ve halk. Numara 6: Hürriyet: Selanik’te kasabalılar, ordu ve seyirciler. Numara 7: Tren, Selanik, -Naousa- Amyntaio Köprüsü, Sultan Manastır’a doğru giderken. Numara 8: Sultan camide, camiden çıkarken, Tumbe Café’de. Numara 10: Selanik’te Sultan için geçit töreni, Sultan faytonla Bechtsina Café’ye giderken. Numara 18: Sultan Manastır’da tren istasyonunda, Sultan Manastır’dan ayrılırken. Numara 27: Sultan’ın halk tarafından karşılanması, vezirlerin geçiş töreni. Numara 47: Selanik’te Sultan’ın gemisi. Numara 61: Sultan Reşat ile kutlamalar. Numara 64: Selanik’te Sultan Bechtsina Café’ye giderken. Numara 66: Sultan Manastır’da Tumbe Café’de, Selanik-Manastır treni. Numara 67: Genç kızlar ve askerler Selanik’teki geçiş alayı. (Manaki Kardeşler’in filmleri halen Makedon Sinema Arşivleri’nde bulunmaktadır.)  

       O yıllarda Manastır kentinin canlılığı, sanatla,  politikayla ve yeni fikirlerle ilgili olayları hemen gündemine aldığı da bilinmektedir.

       Bu ilk belge filmleri, dünyanın diğer ülkelerindeki genel kalıba uymaktadır. Filmler aktüalite niteliğinde olup, güncel olayları ve iktidarı simgeleyen hükümdar, ordu ve bürokrasinin çeşitli tabakalarını yansıtan görüntülerden ibarettir. Manaki Kardeşler’in filmleri yapım aşamasında ne Müdafaa-i Milliye Cemiyeti ne de Malulin-i Guzzata Muavenet Heyeti’nce desteklenmiştir; yalnız Padişah Mehmet Reşat’ın onayıyla yapıldıkları bilinmektedir. Türkler’in Hürriyet Üzerine Konuşmaları adlı film, muhtemelen Selanik’te tohumları atılan Genç Türkler’in başarısını vurgulamak amacıyla çekilmiştir.  İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin savunduğu “hürriyet, adalet, kardeşlik, birlik ve eşitlik” kavramlarının film boyunca gösterilmesi, açıkça olmasa bile, adeta duygulara hitap eden bir siyasal propagandanın izlerini taşımaktadır. (Çeliktemel-Thomen  2010)

       Manaki kardeşlerin; Sultan V. Mehmet Reşat’a dair çektiği görüntülerinde ilginç bir anekdot vardır:

       Filmde; Sultan V. Mehmet Reşat’ın trenden indikten sonra, kendisini bekleyen bir arabaya yöneldiği anda, Milton Manaki görüntü almak için kalabalığı yarıp padişahin karsısına çiktigi anda, Sultan’ın maiyeti tarafından engellenir. Bunu fark eden Sultan maiyetine seslenir: “Bırakın çocuk oynasın…”  . (Korkmaz, 1997:19)  Dolayısıyla çocuğun oynamaya devam etmesi ile Türk Sinema Tarihinin de ilk belgesi çekilmiş olur. 

       1916 yılında I.Dünya Savaş esnasında bir ara Manaki Kardeşlerin stüdyolarıda bombalardan nasibini almıştı. Fakat stüdyo yeniden tamir edilerek faaliyetlerini sürdürmüştür.

       Yanaki Manaki  1935 yılında Selanik fotoğrafalar çekti. Sırp ve Yunan krallarının ziyaretler etti. Milton Manaki Makedonya hükümetine yaptığı 1500 metrelik film çekimleri 1 000 000 dinara satmak için çalıştı. Belgrad'daki Yugoslavya Cinematique ile çalıştılar. Manaki kardeşler Milton ölümüne kadar onlara gerekli fotoğraf veya film çekimleri veren makam kadar kurumlarla çalışmaya devam ettiler. Yanaki, 1954’de Selanik’te vefat etti.

       Minton Manaki, 1957 yılında bölgedeki ilk sinemacı olarak Yugoslav Film Yapımcıları Örgütü tarafından onur üyesi yapıldı. Zagreb Film Makedonya Milli Tekniği bellek diploması ile onu ödüllendirdi. 1958 yılında Milton'un iş ve meslek hakkında bir belgesel film yaptı . 1963’deki Üsküp depremini çekti ve 1964 yılında ölümüne kadar Manastır’da kaldı.[1]

        “Halkıma, Bitolalılara ve hiç yalan söylemeyen kamerama bağlı kaldım.” diye özetleyen Milton ise, 5 Mart 1964’te Manastır’da yaşama veda eder.[2] (Evren, 2006)

          SONUÇ

         Manaki Kardeşler, sinema nedir bilinmezken çektikleri ilk filmler ile hem Osmanlı Devletinin ilk sinemacıları olarak görülmekte, hem de o devirlerin hayatı ile gelecek nesillere ışık tutmaktadır.

         Sinema tarihçisi Burçak Evren, 5-26 Haziran 1911 tarihinde Makedonyalı sinema ve fotoğraf sanatçıları Yanaki ve Milton Manaki Kardeşler tarafından çekilen V. Sultan Mehmet’in Manastır ve Selanik Ziyareti belgeselini ilk Türk filmi olarak kabul etmektedir. Evren’in iddiasına göre çeken kişilerin Osmanlı uyruklu, çekilen kişinin ise Osmanlı padişahı olması bu filmi bir Türk filmi yapmaktadır. Yani, yeni belgeler ve filmler bulunana kadar, bu film Türk sinema tarihinin ilk filmi değilse bile ilk filmlerinden biri olarak kabul görmelidir demektedir. [3] (Evren, 2006)

       (İlk Türk Filmi olan Ayastefonastaki Rus Abidesinin yıkılışı ise, I.Dünya Savaşına girdiğimiz günlerde 14 Kasım 1914 yılında Fuat Uzkınay tarafından çekilmiştir.Geçen yıl ise sinemamızın 100.yılı kutlanmıştır)

       Makedonya Cumhuriyeti Milli Arşiv, tarihi ve kültürel değeri olan 120 yerde ve 17.000 'den fazla Manaki fotoğrafları ve 2000 m üzerinde kaydedilen filmini arşivlemiştir.[4]  1995-1996 yıllarında Manaki Kardeşlerin filmlerinin asetat tabanlı-güvenilirlikli filmlere aktarılması yöntemiyle korunmaları sağlandı. 2012’de, Manaki Kardeşler’in film mirası dijitalleştirildi ve restore edildi. Bu projeler Makedonya Sinemateki tarafından Budapeşte’deki Macaristan Film Laboratuarı’nda, Makedonya Kültür Bakanlığı ve UNESCO’nun katkılarıyla gerçekleştirilmiştir.[5]

       1979 yılında kurulan ve adını Manaki Kardeşlerden alan Uluslararası Yönetmenlerin katılımıyla yapılan Manaki Kardeşler Film Festivali " Manastır’da her yıl düzenlenmektedir. Film ödülüde Kamera 300 olarak adlandırılmaktadır.[6] 

        13 Nisan 2014 tarihinde Türk Sinemasının 100. Yılına ithafen İstanbul’da Manaki Kardeşler filmleri+ Manaki Kardeşlerin Kültür mirası isimli bir etkinlikte Manaki Kardeşlerin filmleri gösterilerek, konuyla ilgili söyleşiler de yapılmıştır.

Kaynakça:

-EVREN, Burçak (2006). İlk Türk Filmleri, İstanbul,Es Yayınları

-ESEN,  Şükran (2002).  Türk Sinemasının Kilometre Taşları, Naos Yayınları, İstanbul

-ÇOMAK, Akgün, N. (2005). “Türk Sinemasında Ordu Merkezli Sinema Dairesinin Önemi ve Yeri. Sinemanın Doğuşu ve Ülkemize Girişi”, Belgesel Film Üstüne Yazılar, Babil Yayınları, Ankara 2005

-EVREN Burçak, “Manaki Kardeşler” Hayal Perdesi Sinema Dergisi sayı 37,Kasım-Aralık 2013

Özuyar, Ali Sinemanın Osmanlıca Serüveni Ankara 2008

ÇELİKTEMEL, Özde -Thomen, “Osmanlı İmparatorluğu’nda Sinema ve Propaganda (1908-1922)”, Kurgu Online International Journal of Communication Studies, vol.2, June 2010

GÖKMEN, Mustafa “Sponeck Birahanesi” Klaket Sinema Dergisi 2000,13,

KORKMAZ, Alemdar (1997). “ Başlangıcından Bugüne Türk Sineması’nın İçinde BulunduğuEkonomik, Politik, Toplumsal ve Teknolojik Koşullar İle Bunların sinemamız Üzerindeki Sonuçları”, Mimar Sinan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sinema-TV Ana Sanat Dali Sinema-TV Programı Sanatta Yeterlik Tezi, İstanbul

Onaran,A.Şerif (1999) Türk Sineması (1. Cilt),  Ankara

OSMANOĞLU, Ayşe (2013), Babam Abdülhamid, İstanbul

ÖZGÜÇ, Agâh(1990). Başlangıcından Bugüne Türk Sinemasında İlk’ler”, İstanbul

ÖZÖN,Nijat (1995) Karagözden Sinemaya I. Cilt, Kitle Yayınları, Ankara

7-http://en.wikipedia.org/wiki/Yanaki_and_Milton_Manaki

8-http://monoskop.org/Yanaki_and_Milton_Manaki

9-http://film.iksv.org/tr/film/2860

 


[1] http://en.wikipedia.org/wiki/Yanaki_and_Milton_Manaki

[2] Evren Burçak,a.g.m.

[3] Evren, Burçak. İlk Türk Filmleri, İstanbul 2006

[4] http://monoskop.org/Yanaki_and_Milton_Manaki

[5] http://film.iksv.org/tr/film/2860

[6] http://monoskop.org/Yanaki_and_Milton_Manaki



Bu yazı 695 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI