Bugun...


Mustafa Çelebi ÇETİNKAYA


Facebookta Paylaş









KÖR MÜSÜN BE HEMŞERİM?
Tarih: 09-05-2019 09:12:00 Güncelleme: 09-05-2019 10:06:00


      Yürüdü…

     İlçe belediyesi ile Büyükşehir belediyesi arasında ki anlamsız kavgaların cezasını o çekiyordu hep. Büyükşehir yapıyordu, ilçe bozuyordu ama hep o düşüyordu kaldırımlara takılarak. İnadına kalkıp yürüyordu. Yine kalktı ve yürüdü…

     Belediye her ne kadar bozarsa bozsun, biliyordu sokak girişi ile cadde arası otuz yedi adım. İçinden saydı yürüdü… Her zaman ki rahatsız edici kokuları, sesleri ve tartışmaları duyabiliyordu: Köşe başında ki dönerciden yine bozuk et kokusu geliyordu. Sokak başında ki çay ocağının seslerini duyabiliyordu. Yine birkaç kişi iddia bayi önünde aralarında tartışıyordu; ne olacak bu kara kartalın hali, diye güldü sessizce. Yürüdü…

     Cebini karıştırırken kalan son parayı saydı, çare yok, yine belediye otobüsüne binecekti. Ceketinin ceplerinde sigarasını ararken, bir liram daha olsa halk otobüsüne binerdim, diye geçirdi içinden. Gazı bitmeye yüz tutmuş çakmağıyla zar zor yaktı, derin derin çekti içine. Yürüdü…

     İtişip kakışan dershane öğrencilerinin neşeli gürültülerini duyabiliyordu yine. Çok uzakta değillerdi, sesleri daha yakından geliyordu.  Seslenip yardım istemeyi düşündü, sonra vazgeçti. Nihayetinde her gün defalarca geçiyordu bu caddeden karşıya. Durduk yere gençlerin neşesini bozmanın âlemi yok, diye düşündü. Yürüdü…

     Kim bilir belki kendini cezalandırmak istiyordu! Belki her sabah hatırladığı o gün! Hayatını çalan, mutluluklarını alıp götüren ve sanki saniye saniye kendinden intikam alındığını hissettiği o sabah! O viraja hızlı girdiği sabah!  Hayatını alt üst eden sabah! Her geçen gün yüreğinde katmerlenen acıyla hatırladığı o sabah!  O kötü gün! Kızının karanlıkta ki ağlayışlarını, eşinin “yardım et“ diye inlemesine rağmen ona gidemeyişini…

     Her şeyin üstüne üstüne yürüdü!

     Gözlerini kaybettiğini günler sonra fark etti! Karısıyla kızını kaybetmenin acısı zaten dünyasını alt üst etmişti ki bir de ışığını kaybetti! Zaten ışığını çoktan kaybetmişti ama o yeni farkediyordu.

     Yürüdü… Hayatın üstüne üstüne yürüdü. 

     Siyah gözlüklerini eline alıp camlarını sildi, sonra ceketinin ön cebine koyup yaslandı bir direğe. Düşünceleri on sene öncesine gitti. Pek çok şeyi hatırlamak istedi ama hafızası da ona kalleşlik yapmaya başlamıştı! Dostlarını hatırlamaya çalıştı, onların isimlerini. Nerede nasıl karşılaşıp tanıştıklarını. Mesela tanıştığı insanlar arasında arkadaşı, dostu olan görme özürlü bir insan var mıydı? Görme özürlü insanlarla kaç kez karşılaşmıştı. Onlarla hiç konuşmuş muydu? Ellerini sıkıp hatırlarını sormuş muydu? Ya da onlarla oturup bir bardak çay içmiş miydi? Hatırlamıyordu. Onların ne hissettiğini hiç düşünmemişti, aklına bile getirmemişti. İnsan elindekilerin kıymetini ancak kaybettikten sonra anlıyor.

     Tam dalıp gitmişken birden bir sesle irkildi…

     “Hemşerim Cebeci’ye nasıl gidebilirim?”

     Yaslandığı direkten doğrulurken kendisine soru soran adama çarptı, özür dileyecekti ki;
     “Kör müsün hemşerim? Bir şey sorduk, sorduğumuza soracağımıza pişman ediyorsun!”

     Ne “körüm” diyebildi, ne de ağzını açabildi. Eğer dudaklarını oynatabilse “evet, körüm” diyecek ve ilave edecekti: “Ben görme özürlüyüm ama ya sen!?”

     Adam çoktan uzaklaşmıştı.

     Karanlığın içindeki ışığa dalmak istedi. Orada pejmür de bir yaşam yoktu. O ışığın içinden ellerini uzatmış “gel!” diyen iki hayale tebessümle bakarken değneğini eline aldı, gözlüklerini taktı yeniden gözlerine…

     Yürüdü… Hayatın üstüne basa basa yürüdü.

 



Bu yazı 490 defa okunmuştur.

perihan sever dirican / 13-05-2019 07:47

"Hayatın üstüne basa basa yürümek" İşte bütün mesele bu. İster engelli olalım, ister dört başı mamur, hayatın üstüne basabilmektir önemli olan. "ben" olduğumuzun, "ne" olduğumuzun bilincinde yaşayabiliyorsak hayat bizi asla kıskacına alamayacaktır. teşekkürler, zevkle okudum.



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI