Bugun...


Nazan Şara ŞATANA


Facebookta Paylaş









YAŞAM VE SANAT KUSURSUZ OLABİLİR Mİ?
Tarih: 03-04-2019 07:44:00 Güncelleme: 03-04-2019 07:44:00


Şöyle düşünmekte yarar var.

Şaşalı bir süsleme mi, yoksa basit, zarif işçilik mi?

Çin sanatı, abartılı mükemmeliyeti taşıyor.

Japonya, buna tepki veriyor ve kendine özgü bir estetik iddia ediyor.

Çalışmalar başlıyor.

Tapınaklarda, Japon bahçelerinde değişimler başlıyor.

Wabi – Sabi uygulanıyor.

 

Peki, Wabi-Sabi nedir?

Birçok kimse biliyordur elbette ben bilmiyordum. Yine birkaç yerde söz edilmişti. Kimler söz etmişti? Sanata gönül verenler, özellikle resim ve tasarım yapanlar bir hayli ilgili ya da anlatanlardı.

Neydi Wabi-Sabi?

 

Geleneksel Japon estetiğinden ortaya çıkan Wabi-Sabi, kusurlu ve geçiciliğin kabulü üzerine odaklanmış bir bakış açısı…

 

Hikayesi de bir hayli ilgi çekici.

Zenginliğe karşı bir başkaldırış hikayesi bu aslında.

XV. yüzyılda süslemelere ve zengin malzemelere tepki olarak ortaya çıkmış.

Ne yapmışlar?

Asimetri, basitlik, alçakgönüllülük, samimiyet ve doğal nesneler kullanmışlar.

Bu bir Budist görüşüymüş.

Burada bir hayli enteresan bir düşünce ya da bilinen var.

 

Yaşam ve sanat kusursuz olabilir mi?

Elbette olmaz.

O zaman!

Bunlar, kusursuz ve ebedi oldukları için değil, kusurlu ve geçici oldukları bu düşüncenin ya da olanın aslı.

Klasik Batı’nın estetiği ve güzelliğini onlar düşünmemiş ve uygulamamışlar.

Onlar, sağlam ve gerçekten yana olmuşlar.

Ve demişler ki; Hiçbir şey sürekli, hiçbir şey mükemmel değildir.

Ve de ilave etmişler;

Bu zor gerçekleri kabul etmek, daha derin bir güzelliğin gerçekçi takdirine kapı açmaktır.

 

Yine diyoruz ki, bunlar tek tek ne anlama geliyor.

Wabi, doğadaki yaşamın yalnızlığını toplumdan uzak bir şekilde tanımlıyor.

Sabi, yalın ya da solmuş, açan bir çiçek anlamına geliyor…

 

Zaman geçtikçe bu iki kelime üzerine ilaveler oluşmuş.

Örnekleyerek aktardığımızda;

 

Wabi, doğada yalnız yaşayanların daha olumlu yönlerine vurgu yapmış. Sessiz, rustik bir sadelik…

Sabi, yaşlılıkta güzelliği, yıpranmış bir karakterde, zamanla gelebilen huzura, yara izlerinin deneyim bulgusuna dönüştüğü güzelliğe ulaşmaya başladığına...

 

Bunlar hayatın aslı esasında.

Tecrübelerle hareketler doğru yapıldığında güzellikler meydana gelir.

Gençlikteki müthiş heyecan, adrenalin ileri yaşlarda huzura dönüşür ve o zaman yapılacaklar daha sakin bir halde daha kaliteli yapılır çünkü bilinenlerde eklenmiştir.

 



Bu yazı 656 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI