Örnek HTML sayfası
Bugun...


Ömer KARSLI


Facebookta Paylaş









RUH VE MÜZİK
Tarih: 01-06-2020 20:28:00 Güncelleme: 01-06-2020 20:39:00


"Müzik ruhun gıdasıdır."

Bu sözden yola çıktığımda şimdiki müziklerde gıda mı yok, yoksa insanoğlu giderek ruhsuzlaşıyor mu ikileminde kalıyorum.


İnsanı diğer canlılardan ayıran özelliklerden biri de hiç şüphesiz müzik yapabilme kabiliyetidir. İnsanlar hayatlarının her alanında müziği etkin bir şekilde kullanmakta ve duygularını müzik vasıtasıyla birbirlerine aktarmaktadır. Müziğin farklı kullanım alanlarına baktığımızda;

 

-Osmanlı, savaş alanlarında mehter maharetiyle düşmana psikolojik üstünlük sağlamış.

-Dini alanda tasavvufi müzikler kullanılmış.

-Spor alanında konsantrasyonu arttırmak için kullanılmış.

-Türkler çeşitli makamlarla hastalıkların tedavisinde müziğin etkisinden faydalanmıştır. 

 

Kitleleri etkileme yolunda en etkili araçlardan biri olan müzik, ruhun gıdasıydı ve bizim maneviyatımızı bozmak, ruhumuzu beslememize izin vermemek için bir psikolojik savaş açılmıştı. Kitle iletişim araçları hangi müziği dinlettirmek istiyorsa toplum ona mahkûm bırakılıyordu böylece bizi öz müziğimizden kopardılar, ruhu tırmalayan kaba seslerce icra edilen, anlamsız söz yığınlarından oluşan müzikleri dinlemek zorunda bırakıldık ve giderek ruhsuzlaştık. Burada amaç sanat yapma ya da insanlığa fayda değil tamamen ekonomik kazanç ve kültürel erozyona neden olmaktı. Bu uğurda bedenler bile sergilenebiliyordu.

 

Sosyal medyanın ve video paylaşım sitelerinin yaygınlaşmasıyla insanların hangi müziği dinleyeceğine dair seçim yapma alanı genişledi. Bu süreçte ses ve anlam ahenginden yoksun sözde sanatçılar sosyal medyada tercih edilmiyordu.(Burada kaliteli insanlar kaliteli müzikleri tercih ediyorlar demek daha doğru olur. Çünkü milyonlarca takipçisi olan sözde sanatçılar da var ne yazık kİ) Sosyal medyanın kullanımı ve seçme hakkı bireylerin kendi iradesine bağlı olduğu için kalite nerdeyse insanlar orayı tercih ediyor ve yorum yapma, eleştirme imkânları olduğu için ulusal medyanın tersine sosyal medyada ‘’kral çıplak’’ diyebiliyordu.

 

Biz bütün küresel dayatmalara inat bedene değil, ruha hitap eden müzikleri dinleyelim. Özümüze dönelim;

 

‘’Lamba da titreyen alev üşüyor’’ diyerek anlatalım sevgimizi.

 

‘’Ne de olsa kışın sonu bahardır, bu da gelir bu da geçer ağlama’’ diyerek sabredelim.

 

 



Bu yazı 789 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
366 Okunma
335 Okunma
328 Okunma
325 Okunma
308 Okunma
293 Okunma
273 Okunma
263 Okunma
262 Okunma
230 Okunma
186 Okunma
160 Okunma
2389 Okunma
2142 Okunma
2066 Okunma
1962 Okunma
1884 Okunma
1827 Okunma
1671 Okunma
1661 Okunma
1637 Okunma
1574 Okunma
1552 Okunma
1535 Okunma
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI