Bugun...


Opr. Dr. Ahmet DURUKAL


Facebookta Paylaş









MERAK ETME BANKA ÖDÜYOR !
Tarih: 01-05-2019 10:19:00 Güncelleme: 01-05-2019 10:19:00


Nedim Bey elli beş yaşlarında özel banka emeklisi olan eski bir hastamdır. Onu, belki otuz yıl önce patlamış appendisit nedeniyle acil olarak ameliyat etmiştim. Bu vesileyle başlayan dostluğumuz halen devam eder. Beni çok sever sağ olsun ve çok da güvenir. Kendisinin veya yakınlarından birinin herhangi bir sağlık sorunu olduğunda önce bana danışır. Ben de benimle ilgili olanları çözer, diğer sorunlar için uygun şekilde yönlendiririm.

Birkaç yıl önceydi; gecenin oldukça geç bir saatinde telefon etti; kısaca hal hatır sorduktan sonra arama nedeni olan sıkıntısını aktardı;

‘’Hocam, bu saatte rahatsız ettim, afedersin. Çok özür diliyorum. Müsaitsen bir şey soracaktım.’’

‘’Sor Nedim, ne demek, müsaidim tabii.’’

‘’Benim sağ kasığımda bir süredir ağrı oluyor.  Bizim bankanın anlaşması olan özel... hastanesine gittim, bende prostat varmış.’’

‘’Hepimizde var;  ne olmuş ki?’’

‘’Doktor prostatta iltihap var diyerek bir hafta antibiyotik verdi, ‘geçmezse ameliyat ederiz’ dedi. Kullandım, kontrole gittim;  geçmemiş, bana ameliyat günü verdi. Ben de sana sormak istedim.’’

‘’Dur bir dakika! Sen kasığındaki ağrı için gitmemiş miydin oraya? Kasığın için ne dediler? Ultrason, idrar tetkiki falan yapıldı mı?’’

‘’Kan ve idrara bakıldı, ultrasonla da prostata baktılar. Kırk gram olmuş.’’

‘’Kırk gram olması çok önemli değil. Gece birkaç kere idrara kalkma,  gündüzleri sık sık ve azar azar idrar yapma durumu var mı?’’

‘’Yoo! İdrarla ilgili hiçbir şikâyetim yok.’’

‘’Peki, kasığındaki nasıl bir ağrı?’’

‘’Ayakta kalınca oluyor, oturunca dinlenince geçiyor.’’

‘’Ayaktayken orada bir şişlik oluyor mu?’’

‘’Evet evet,  bazen hafif bir şişlik oluyor.’’

‘’Senin sorunun fıtık kardeşim.’’

‘’Peki, neden prostat dedi bana?’’

‘’Sen genel cerrahi doktoruna gitmedin muhtemelen.’’

‘’Hastaneye girdiğimde kasığımda ağrı var deyince danışmadan beni ürolojiye yönlendirdiler. Bahsettiğim üroloji doktoru profesör. Hatta bizim bankadan emekli beş altı arkadaşı da ameliyat etmiş. Bana ‘ameliyat olman lazım’ dedi.  ‘Zaten tüm masrafı banka ödüyor, sen merak etme’ diye de ekledi.’’

‘’Sen ne dedin, bir karar verdin mi?’’

‘’Dediğim gibi bana ameliyat için gün verdi. Ama ben bir düşüneyim dedim. Çünkü sana sormak gereği duydum. Biliyorsun, sana sormadan bir karar veremem.’’

‘’Yahu Nedim, sen yaşlılıkta çoğu erkekte olan prostat büyümesi için henüz çok gençsin. İdrarla ilgili bir şikâyetin de yok üstelik. Kanserden şüphelendiyse biyopsi falan gerekir, o zaman yaşa bakılmaz zaten. Biyopsi de yapılmamış. Kanser şüphesi de yok yani.  Ayrıca prostatı şimdiden aldırmanın sana olacak etkilerini anlattı mı?’’

‘’Bana başka bir şey anlatmadı. Dediğim gibi, ‘Prostatı almamız lazım’ diyor, ama gerekli mi değil mi bilemem; ben doktor değilim neticede…’’

‘’Ama ben doktorum. Bu bence ticari bir yaklaşım Nedim.  Sakın  acele etme! İstersen başka bir üroloji uzmanına da gözük. Aslında gitmen gereken yer genel cerrahi. Çünkü büyük olasılıkla fıtığın var senin. İstersen herhangi bir devlet hastanesinde genel cerrahi bölümünde muayene ve ultrason ol; sonucundan da bana haber ver.’’

Meslektaşımız, hastane masrafını  düşünmesin ve  ameliyatı hemen kabul etsin diye bankadan da söz etmiş, ne güzel! Bu ameliyatın gerekli olup olmadığını banka ne bilsin? Ödüyor tabii ki…

Emekli eski bir çalışanı olduğu için banka, ameliyat giderlerini özel emekli fonundan karşılıyor. Bu güzel… Ancak bankanın ödüyor olması gereksiz ve zamansız bir ameliyat için gerekçe olabilir mi?  Böyle bir ameliyatın sonuçlarını (hastanın özel yaşamında prostatının alınmasıyla olabilecek yan etkilerini) kim karşılayacak?

Nedim’in olayında benim eleştirdiğim noktalar:  öncelikle hastanın sağlık kuruluşuna girişinde yanlış yönlendirilmesi, sonra da yanlışlıkla gönderildiği birimde sorununu aydınlatmak yerine gerekli olduğu çok tartışılır bir operasyon önerilmesi. Tabii ki bu arada hastanın asıl sorunu da askıda kalıyor. Üroloji doktoru hastayı dinlemeli ve ‘kardeşim, sen buraya yanlış gelmişsin, senin sorunun genel cerrahi ile ilgili’ diyerek oraya yönlendirmeliydi. ‘Kör tuttuğunu öper’ misali, yanlışlıkla gelmiş olanı bile yakalamak ve öpmek(!) istiyor sistem…

Günümüz koşullarında, yani sağlıkta dönüşüm denilen noktada, ne yazık ki hastalar müşteri konumuna getirildi. Sağlık kurumları birer ticari işletmeye dönüştürüldü. Daha çok müşteri, daha çok para! Ne kadar çok ameliyat ve tetkik yapılırsa o kadar kazanç oluşuyor doğal olarak. Aralara pek çok da gereksiz tetkik ve işlemler karışıyor. Böylelikle cirolar, yani gelirler artmış oluyor.

Özveriyle, sadece bilimsel ölçütler ve etik ilkeler çerçevesinde çalışan meslektaşlarımı tenzih ederim. Ancak ortamın giderek ticarileştiği de bir gerçek. Sağlık ortamının, sağlığımız adına  ticarileşmesi iyi bir şey değil .  Hatta çok tehlikeli buluyorum. Gerek hekimler, gerek hastalar çok ama çok dikkatli olmak zorundalar. Ticari işletme olarak hastaneler zorlasa da, hekimlerin etik dışı işler yapmamaları gerekir. Hekimlik bir vicdan işidir. Konfüçyüs’ün de dediği gibi, ’’sana yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma’’. Hasta için sadece gerekli olan tetkikler ve operasyonlar yapılmalıdır; ne eksik, ne fazla…

Nedim sonraki günlerde önerdiğim bir meslektaşıma gitti. Muayene ve ultrason ile kasığında ufak bir fıtık bulundu. Doktoru,  ‘sıkıntıların artarsa gelip fıtık ameliyatını olursun’ diyerek konuyu aydınlattı.

Zamanı geldiğinde, yani gerçekten gerektiğinde Nedim bu prostat ameliyatını olacak. Beş altı yıl geçti henüz ameliyat olmadı, prostatı duruyor yerli yerinde. Fıtığı bile henüz ameliyat gerektirecek hale gelmedi.

Böylece belki gereğinden çok önce alınacak bir prostatı kurtardık ama sadece Nedim’in prostatı  kurtuldu.

Diğer prostatlar için kampanya var;

‘’Merak etme, banka ödüyor!’’



Bu yazı 982 defa okunmuştur.

N.Sedat ÖZLÜ / 01-05-2019 17:24

Her yazınızda olduğu gibi gerçeği evirip,çevirmeden dosdoğru yazmışsınız.Kaleminize,yüreğinize sağlık.Herkes mesleği ne olursa olsun işini iyi yapmalı, ama önce iyi insan olmalı.Biz, maalesef ülkedeki yanlış gidişin sonucu tüm iyi vasıflarımızı birer,birer yitiriyoruz.Gene de çok şükür ki,az da olsa hem insan olarak,hem de işini iyi yapan olarak kıyıda,köşede sizin gibi az da olsa kalanlarımız var.Kaleminize,yüreğinize sağlık,yazmaya devam.



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI