Örnek HTML sayfası
Bugun...


Opr. Dr. Ahmet DURUKAL


Facebookta Paylaş









SALAK!
Tarih: 01-04-2020 15:41:00 Güncelleme: 01-04-2020 16:39:00


Bir sabah genç bir işçi geldi fabrikanın revirine;

 

‘’Hocam yav, benim tırnağım batıyor. Çok acıyor. Basamıyorum üstüne…’’

 

‘’Şöyle sedyeye geç, ayağını aç bakalım.’’

 

Muayene sedyesine ilişti. Çoğunlukla görüldüğü üzere, önce iş ayakkabısını çıkarıp yüzüme baktı, ben çorabını çıkarmasını beklerken. Bir süre çoraplı ayağa baktım.

 

‘’Çorabı da mı çıkaracağım?’’

 

‘’Evet, çorabın bir rahatsızlığı yok sanırım. Çorap muayenesi yapmıyoruz zaten. Sorun ayağında ise mutlaka ayağını görmem, yani çorabını çıkarman gerek.’’

 

Çaresiz çorabını da çıkardı ve eliyle iç yan tarafından tutarak ayağını yukarıya kaldırdı ve söz konusu başparmağını gösterdi;

 

‘’Çok canım yanıyor doktor bey!’’

 

Ayak baş parmağında tırnak gri kirli sarı bir renkte idi; üzeri artık çizgiliydi ve epeyce kalınlaşmıştı.

 

‘’Oğlum derin kesmişsin. Zaten çok zor kesilir böyle tırnaklar. Ama bunda mantar var, tırnak mantarı denilir. Tedavisi normal ayak mantarından farklıdır. Buna tırnak mantarı tedavisi yapacağız.’’

 

‘’Öbür ayağım da aynen böyleydi, onu çektirdim, iyileşti.’’

 

‘’Bunun çekilmesine gerek yok ki. İlaçları var, kullanırsın, geçer.’’

 

‘’Ama aynı böyleydi…’’

 

‘’Her neyse, onu çektirmişsin, ona yapacak bir şey yok. Ama bunu kurtarabiliriz. Ancak ilaçlarını en az üç ay kullanacaksın.’’

 

‘’Ama ben çektirmek istiyorum. Öbürü de aynı böyleydi, çektirince iyileşti…’’

 

‘’Oğlum onu boş yere çektirmişsin, bunu da mı çektirmek istiyorsun gerekmediği halde? Hastanede bunlara cildiye doktoru bakar. İstersen cildiyeye sevk edeyim göster, bana inanmıyorsan. Sen bir cerraha veya ortopediste gitmişsin, o da ‘niye uğraşayım, çekiyim gitsin’ demiş ve çekmiş. Belki de onda gerçekten batma vardı ve o nedenle çektiler. Tırnak mantarından dolayı çektilerse yazık olmuş…’’

 

‘’O parmağım da aynı böyleydi, çektirdim, şimdi hiçbir sıkıntım yok.’’

 

‘’Bunun tedavisi ilaçla olur, çekmek gereksizdir.’’

 

‘’Ama doktor bey aynıydı.’’

 

‘’Pekala, anladım . Şimdi sen cildiye randevusu al, sevk edeyim. Gider gösterirsin, o nasıl diyorsa öyle tedavi olursun.’’

 

‘’Ben bu tırnağı da çektirmek istiyorum. Çünkü öteki de aynı böyleydi, çektirince iyileşti.’’

 

‘’Tamam, git çektir o halde! Genel cerrahiden al randevuyu eğer çektireceksen. Ben senin için uygun olanını söylüyorum. Gerekmediği halde tırnağını niye çektiresin ki? Bence bu tırnağın çekilmesi gerekmiyor.’’

 

Tereddüt içindeydi belli ki, kafası bir türlü almıyordu konuyu. Bir süre birbirimizin yüzüne baktık;

 

‘’Nasıl istiyorsan öyle yap! Ben de cerrahım, çok da tırnak çektim, ama hep gerektiği zaman… Ben vicdanen sana doğru bildiğimi söylemeliyim. Bu tırnağın çekilmesine inan ki hiç gerek yok, bunların tedavisi ilaçla olur.’’

 

‘’Ama aynıydı doktor bey!’’

 

‘’Sen aynıydı diyorsun, ben de ona göre söylüyorum işte, aynıysa boşa çektirmişsin diye.’’

 

‘’Valla aynıydı doktor bey!’’

 

‘’Tamam yahu, inandım, aynıydı. Aynı böyle idiyse gerçekten boştan yere çektirmişsin.’’

 

‘’Aynı bunun gibiydi.’’

 

‘’İstiyorsan git gene çektir birader. Ama bence bu tırnağı çektirmen yanlış.’’

 

‘’Çektirmek istiyorum ben.’’

 

‘’Oğlum, sen salak mısın ki, hiç gerekmediği halde böyle bir işlem yaptıracaksın? Kolay mı tırnak çektirmek? Ben seni ikaz etmeye çalışıyorum sabırla! Tamam, git çektir istiyorsan…’’

 

Hışımla revirden çıkıp gitti. İlaç da yazamamıştım, hastane sevki de…

 

Ertesi sabah fabrika yetkililerinden biri geldi revire;

 

‘’Hocam, günaydın!’’

 

‘’Günaydın!’’

 

‘’Çalışanlardan biri geldi dün. ‘Doktor bana salak dedi’ diyerek sızlandı. ‘Ben otuz beş yaşında bir adamım, doktor bana nasıl salak der’ dedi; içine oturmuş.’’

 

‘’Yahu, ben ona salak demedim. ‘Salak mısın ki gereksiz bir işlem yaptırasın’ dedim. Bir de gelip şikayet mi etti?’’

 

Bir gün önceki diyaloğu aktardım ve görüşmemizin, daha doğrusu tartışmamızın epeyce uzun sürdüğünü ekledim. Evet, gerekmediği halde gaza gelip tırnağını çektirdiğine göre aslında biraz ‘salak’tı bence.  Ama direkt olarak ‘salak’ dememiştim ona. Ne kadar salak olursa olsun hiçbir hastama salak demem.

 

‘’Ben de söyledim, doktor sana durduk yerde salak demez diye. Neyse, olur böyle şeyler…’’

 

‘’Olağanüstü bir sabırla kendi yararına olacak şekilde olayı anlatmaya çalıştığım halde anlamadı; bir de gelip şikayet etti demek ki. Aslında benim ondan şikayetçi olmam gerek yarım saat çenemi yorduğu için.’’

 

Evet, ortada bir salak vardı. O salak bendim aslında. Adam tutturmuş ‘çektireceğim de çektireceğim’ diye. Ne diye uğraşıp duruyorsam onun tırnağını kurtarmak için? Bırak gitsin çektirsin! Hem canı yansın; hem bir süre işinden kalsın; hem de pansuman peşinde koşsun…

 

Güven duymadığınız bir hekime gitmeyin bence. Bir hekime gidiyorsanız, sizi sorununuzla ilgili olarak bıkıp usanmadan bilgilendiriyorsa onu dinleyin ve söylediklerine uyun. ‘Onu istemem, bunu sevmem’ diyerek hekimin önerilerini tartışmamak gerekir.

 

Bu otuz beş yaşında, üstelik yüksek okul mezunu, salakça davranan ancak salak demediğim adam, sonradan pek çok kere başka sorunları için geldi; ama asla sormadım tırnağının akıbetini…

 

Yine de çektirdi mi acaba tırnağını? Merak ediyorum ama inadımdan da sormuyorum…



Bu yazı 2296 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
620 Okunma
565 Okunma
523 Okunma
507 Okunma
483 Okunma
474 Okunma
425 Okunma
410 Okunma
331 Okunma
250 Okunma
196 Okunma
185 Okunma
2581 Okunma
2167 Okunma
2110 Okunma
2037 Okunma
1918 Okunma
1882 Okunma
1821 Okunma
1755 Okunma
1735 Okunma
1681 Okunma
1669 Okunma
1648 Okunma
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI