Örnek HTML sayfası Your Page Title escort bursa bursa eskort escort bursa Görükle Escort escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa alanya escort bayan antalya escort eskişehir escort mersin escort alanya escort bayan bodrum escort bayan havalimanı transfer
altıparmak escort çarşamba escort eve gelen escort gemlik escort görükle escort gürsu escort heykel escort inegöl escort iznik escort karacabey escort kestel escort masöz escort mudanya escort mustafakemalpaşa escort nilüfer escort orhangazi escort osmangazi escort otele gelen escort rus escort sınırsız escort üniversiteli escort whatsapp escort yıldırım escort
Bugun...


Selma SAYAR


Facebookta Paylaş









O FOTOĞRAF
Tarih: 01-12-2021 18:00:00 Güncelleme: 01-12-2021 18:01:00


Yaşadığımız dünya doğal ve yapay felaketlerin eşiğinde, hatta içinde!

 

 Ortadoğu yangın yeri!

 

Her güne bir felaket haberiyle uyanıyoruz.

 

Bir fotoğraf karesi. Asılı kalıyor gözlerim o kareye! Bir anne. Başı yazmalı, saçları kırlaşmış, yüzündeki her bir çizgi, acılarını anlatıyor. Ağlamıyor! Gözyaşlarını içine akıtıyor. Beklemede. Beklediği yer: Adli Tıp Kurumu. DNA örneği alınacak, ölen oğlunun teşhisi için. Geçen her an ömründen bir ömür çalıyor sanki. Belli ki hayatın bütün ağır yükünü taşıyan bedeni öne eğilmiş, derin düşünceler içinde.

 

            Zaman tünelinde bir yolculuğa çıkıyor: Oğlunun hayatına girdiği ilk an, ıkındıkça artan doğum sancıları ve canı pahasına ölümün kıyısındaki gönüllü çırpınışları, yaşadığı acılar, bunca acıların sonunda, ak-pak, pamuk gibi ve hayatının seyrini değiştiren can paresinin kucağına verilişi...

 

            Uykusuz geceler, herkes derin uykudayken oğluyla kurduğu ilk kucaklaşma, içine çektiği o tarifsiz mis koku ve duyguların en güzeli olan annelik; bir yüce zarafet, sevgilerin, aşkların en soylu duygusu...

 

            Oğlunun ilk gülüşü, ilk anne deyişi, ilk adımı, sünneti...

 

            Yaşattığı küçük acılar: düşmeler, yaralanmalar...

 

            Okula başladığı ilk gün, okullu oluşu, annesinden ilk ayrılışı, sosyal hayata katılışı...

 

            Olağan anne tedirginlikleri, korkuları; "kavga etti mi?", "dersleri iyi dinledi mi?", "yaramazlık yapıtı mı?", "terledi mi?",  türünden endişeli bekleyişleri...

 

             Daha dün gibi anımsıyordu ve bir film şeridi gibi geçiyordu gözlerinin önünden bütün bu yaşadıkları, çocukluk ve ilk gençlik yılları...

 

            Sınıfın en iyilerindendi. Çok iyi bir dinleyici ve güzel konuşmacıydı. Hemen büyümek, okulları bitirmek ve insanlığa hizmet etmek istiyordu...

 

            Uzun bir gurbetlik, çekilen sıla özlemi.  Başarıyla bitirilen okullar ve ardından iş bulma mücadelesi...

 

            Derken sırada vatan borcu; askerlik...

 

            Askerlik bitti bitecek derken, gelen kara haber! Yürekleri dağlayan, bedenleri yakan, önce anneyi ve haneyi yıkan, kahrolası haber! Sevmeye, koklamaya doyamadığı, tırnağına kıyamadığı biricik can kuzusu yok artık!

 

            Bir gecede ağaran saçların, omuzlarda taşınamayan başların, yangın yerine dönen bedenlerin halini, ancak evlat acısı çeken anneler bilir. Geriye 'acıyı bal eylemek' kalır!       

 

            Akıl, mantık ve sağduyu bu sorunun bir an önce çözümlenmesi gerektiğine inanır.

 

 

 

 

 

 

 



Bu yazı 1091 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI