Örnek HTML sayfası
Bugun...


Sibel Unur ÖZDEMİR


Facebookta Paylaş









ÇOCUK GELİŞİMİNDE FOLKLORİK ÖĞELER
Tarih: 01-07-2020 11:30:00 Güncelleme: 01-07-2020 11:32:00


İnsan, yaşadığı sürece tarih, kültür, dil gibi ortak özellikleri taşır ve paylaşır. İşte bu özellikler değerler bütününü oluşturur ki bu bütüne “kültür” denir. Türkçe’nin doğru ve düzgün öğrenilmesinde, halk edebiyatı ürünlerinin etkisi yadsınamaz.

 

Bir çocuk, ilk önce folklorik öğelerden “ninni” ile tanışır. Annesinin, ninesinin dudaklarından dökülen o yanık ezgilerle sakinleşir, rahatlar ve gözlerini uykuya yumar. Ninnileri manzum ve mensur sözler oluşturmaktadır.

 

Çocuk büyüdükçe hayatın içinde var olan gelenek ve göreneklerden kendi üzerine düşen payı alır mutlaka. Bu süreçte oyunlar oynar. Oyunlar oynarken “tekerleme”lerle karşılaşır. Tekerlemeler, çocukların hoşuna giden ve onların dillerini geliştirmesi için öncülük eden bir çeşit alıştırmalardır. Belki söylemesi zor ama bir o kadar da eğlencelidir.

 

Büyüdükleri coğrafyada, geliştikleri çevrelerde çocuklar büyüklerinden bazı “atasözleri” duymaktadır. Bu sözler, atalarımızın yaşadığı olaylar karşısında edindikleri deneyim ve gözlemlere dayalıdır.  Zaman içinde bizlere kadar ulaşmıştır atasözleri ve hafızalarımıza yerleşmiştir. Kısa ve özlü olan bu sözler, içine düştüğümüz durum hakkında bizlere nasihat vermektedir. Söyleyeni bilinmeyen, kulaktan kulağa duyulan, ağızdan ağıza aktarılan bu sözler anonim bir nitelik taşır.

 

Çocukların ilgisini çeken anonim halk edebiyatının ürünlerinden biri de “masal”lardır. Büyükanneler, dedeler anlatırlar torunlarına. Kuşaktan kuşağa yayılan bu ürünlere sözlü olduğu kadar yazılı olarak da rastlanır. Masallar, anonim halk edebiyatı türlerinin en yaygın olanlarındandır. Masallar, çocukların hayal dünyasını geliştirir. Ruhsal açıdan gelişimine yardımcı olur. Kendi iç dünyalarını keşfetmelerine, okuma alışkanlığı edinmelerini,  olanak sağlar. Masalların iyi bir eğitim-öğretim aracı olduğu da bir gerçektir.

 

Eğlenceli bir oyun olarak adlandırabileceğimiz “bilmece”ler de Türk halk edebiyatı içerisinde önemli bir yere sahiptir. Bilmeceler, keskin bir zekâ ürünüdür. Herhangi bir şeyin adını söylemeden, üstü kapalı bir şekilde bazı özelliklerinden bahsederek, sorulan şeyin ne olduğunu bulmaya yönlendiren bilmeceler, çocukların dikkatlerini bir noktada toplamalarını ve dil becerilerinin gelişmesine katkı sağlar.

 

Nasreddin Hoca adını duymamış hiçbir çocuk yoktur şüphesiz. Ve bu ismi duyduğumuzda aklımıza “fıkra” gelir. Fıkralar, çoğunlukla gerçek olaylardan esinlenilerek ders vermeyi amaçlar. Bünyesinde mizah, nükte, eleştiri gibi unsurları barındıran fıkra, çocukların hoş vakit geçirmesine, gülmesine ve ders çıkarmasına ışık tutar. Fıkralar, sözlü gelenekte yaşadıkları kadar yazılı gelenekte de yerlerini almışlardır. Kültürümüzün mizah anlayışının gelecek nesillere aktarılması açısından da önem taşımaktadır fıkra.

 

Bilgi ve kültür birikimi sunan “destan”lar, savaş, göç, doğal afetler vb. olayların ve bir milletin yaratılışının anlatıldığı manzum öykülerdir. Destanlar, çocuklara kendi milli kimliklerine ait ortak duygu ve düşünceleri temel alarak millet olma bilincini en iyi şekilde anlatırlar.

 

Tarih, toplum ve doğa olaylarının olağanüstü bir dille anlatıldığı “efsane”lerin gerçek olaylardan ortaya çıktığı varsayılır ve bu özelliği ile masal ve destanlardan ayrılır.

 

Çocuklar, büyüme aşamasında pek çok folklorik öğe ile karşılaşırlar.  “Türkü” dinlerler. Hemen her türkünün bir hikâyesi, çıkış yaptığı bir yöresi vardır. Saz ve davul çalan, ney üfleyen insanlarla karşılaşabilirler. Folklora ilgi duyup “halk oyunları” içerisinde yer alabilirler. “Karagöz Hacivat” ile tanışabilirler. “Halk ozanları” ile tanışıp atışmalarını seyredebilir, âşıklık geleneği hakkında bilgi sahibi olabilirler. Aile hayatı içinde gerçekleşen doğum, düğün, askere gitme, ölüm, bayramlar gibi folklorik öğeleri öğrenebilirler. El sanatlarına ilgi duyabilirler.

 

Görüldüğü gibi hak edebiyatımıza konu olan ürünler oldukça zengindir. Bunun yanı sıra yaşanan çevreden elde edilen birikimler de folklorik öğelere katkı sağlamaktadır.

 

Gelenek ve göreneklerimiz, bizi, biz yapan etmenlerdir. Halk kültürümüzde insanla insanın, insanla toplumun ilişkisi mevcuttur. Dikkat edilecek olursa pek çok halk ürününün doğasında ders çıkarma, hisse kapma söz konusudur. Bu özellik, çocuklarımızın düşünme yetisini arttırır. Kendini az sözle, doğru bir şekilde ifade etmesini sağlar.

 

Lafın özü, çocuk eğitiminde folklorik değerlerimize yer verilmesi önem arz etmektedir. Bu durum, biz yazarlara büyük görevler yüklemektedir. Ananelerimizi, kültürümüzü çocuklarımıza, onların anlayacağı bir dille anlatmanın ve geleceğimize ışık tutmanın omuzlarımıza yüklediği sorumluluk duygusuyla yazmaya, anlatmaya devam etmekte fayda olduğuna şüphe yoktur.

 

 

 

 

 



Bu yazı 1791 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
383 Okunma
380 Okunma
326 Okunma
309 Okunma
253 Okunma
183 Okunma
154 Okunma
132 Okunma
130 Okunma
102 Okunma
99 Okunma
86 Okunma
1198 Okunma
1172 Okunma
1136 Okunma
1118 Okunma
1087 Okunma
1075 Okunma
1073 Okunma
1057 Okunma
1034 Okunma
1020 Okunma
956 Okunma
934 Okunma
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI