Örnek HTML sayfası Your Page Title escort bursa bursa eskort escort bursa Görükle Escort escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa alanya escort bayan antalya escort eskişehir escort mersin escort alanya escort bayan bodrum escort bayan havalimanı transfer
altıparmak escort çarşamba escort eve gelen escort gemlik escort görükle escort gürsu escort heykel escort inegöl escort iznik escort karacabey escort kestel escort masöz escort mudanya escort mustafakemalpaşa escort nilüfer escort orhangazi escort osmangazi escort otele gelen escort rus escort sınırsız escort üniversiteli escort whatsapp escort yıldırım escort
Bugun...


Sibel Unur ÖZDEMİR


Facebookta Paylaş









ÇOCUK KALBİ
Tarih: 01-04-2021 09:48:00 Güncelleme: 01-04-2021 10:35:00


Çocuk Kalbi’ni yıllar önce –henüz çocukken- okumuştum. Çok beğendiğimi hatırlıyorum. Ancak aradan geçen uzun yıllar içerisinde içeriğini hatırlamıyordum. Şimdi yeniden okudum ve yine beğendim. Zaten dünyanın beğendiği bir eser Çocuk Kalbi. Edmondo De Amicis tarafından yazılan bu eserin ilk baskısı 1886 yılında yapılmış. Düşünsenize şu anda 2020 yılındayız ve aradan 134 yıl geçmiş. Biz bugün hâlâ severek okuyoruz. İşte edebiyatın böyle de bir gücü var. Yıllar yıllar önce yazılan bir eseri günümüze taşıyor ve bizlere sunuyor. Çocuk Kalbi yazıldığı döneme, o dönemin coğrafyasına, meslek gruplarına, ailelerin yaşantılarına, çocukların okuldaki yaşamlarına tanıklık ediyor.

 

Subay olarak bir süre orduda çalışan Edmondo De Amicis’in vatan sevgisi pek çok satırda kendini gösteriyor. Amicis, askeri bir gazetede fıkra ve makaleler yazarak yazın hayatına başlamış, bu çalışmaları cilt halinde toplanmış; ancak kitapları ile adını duyurmuş. Türkçemize “Çocuk Kalbi” ismiyle çevrilen “Cuore” en bilinen eseri olup edebiyat otoritelerince kabul görmüş. Eğitimciler tarafından da dünyanın en yararlı çocuk kitabı olarak değerlendirilmiş.

 

Çocuk Kalbi’nin bu kadar başarılı olması, çocukların dünyasına inmesi Edmondo De Amicis’in oğlunun günlüğünden yola çıkarak yazılmasına bağlanmaktadır.

 

Venedik Yayınlarından çıkan eser 191 sayfadır. Türkçe’ye çevirisi Selim Yeniçeri tarafından yapılmıştır.

 

Günlük olarak kaleme alınan Çocuk Kalbi’nde üçüncü sınıfa giden Enrico’nun okul ve çevresinde yaşadığı olaylar kendi ağzından içten ve samimi bir şekilde anlatılmaktadır.

 

Enrico, İtalya’da yaşamaktadır. Yeni bir sınıfa geçmesiyle birlikte günlük tutmaya başlar. Öğretmeni değişmiştir. İlk başta eski öğretmenini özlese de yeni öğretmenine de alışmış ve onu sevmiştir. Çevresinde olup biten olaylara karşı oldukça duyarlıdır. İyi bir gözlemcidir. Başından geçen olayları ve okuldaki anılarını günlüğüne kaydeden Enrico’nun, böylece hayatı öğrendiğini de söyleyebiliriz.

 

Günlükte yardımlaşma, dürüstlük, iyilik, fedakârlık, insan ve vatan sevgisi, büyüklere saygı gibi erdemlere yer verilmektedir.

 

Günlüğü okudukça her çocuğun/insanın farklı bir öyküsü olduğu görülmektedir.

 

Kimi aileler fakir, kimileri zengindir örneğin.

 

Bazı bölümlerde sarhoş ve çocuğunu döven bir baba karşımıza çıkarken diğer tarafta küçük bir çocuğu kurtarmak için at arabasının altında kalmaktan sakınmayarak –canı pahasına- kurtaran bir çocuğu görürüz.

 

Karakterlerin arasında sakat, hasta ve güçten kuvvetten düşmüş hasta insanlar bulunmaktadır. Bu imgeler doğal bir dille anlatılmış.

 

Tembel, haylaz, uslu, düşünceli,  çalışkan, kibirli,  fedakâr, yüce gönüllü, alaycı, kavgacı, pasaklı, iyi niyetli çocuklar bir aradadır.

 

Çocuk Kalbi’ni okuyan çocuklar, okulun güzelliğinin farkına varacakları gibi çalışan öğrencilerin emeklerinin karşılığını alacaklarını idrak edeceklerdir. Bu durum günlükte başarı madalyaları alan öğrenciler ve işçilerin aldıkları ödüller olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Yetimhane, hasta ve yaşlı ziyaretlerinin önemli olduğuna vurgu yapılmış. Hırsızlık ve insanın canına kast etmenin kötü birer eylem oldukları anlatılmış, çünkü hırsızlık insanın malına, parasına; katil olmak ise ölümüne neden olarak yaşam hakkını elinden almak, sevdiklerinden ayırmaktır.

 

Öte yandan ölüm teması birkaç yerde işlenmiş. Ölüm de elbet doğum gibi doğal bir olay. Her anımızda bizimle bir arada olan çocuklarımızı bu tür acıklı olayların dışında tutamayız ancak bu olayı çocuğun anlayacağı seviyede anlatabilmektir önemli olan.

 

Yeri gelmişken bazı edebiyatçıların bu eserin çocuklara değil yetişkinlere göre yazıldığını ifade ettiğinden de bahsedelim. Eserin yazıldığı tarihi düşünecek olursak o dönemlerde çocuk edebiyatı diye bir türün gelişip gelişmediği üzerinde durmamız gerekli. Geriye dönüp baktığımızda yetişkinler için yazan pek çok yazarın çocuklar için de yazdıklarını görüyoruz zaman içinde. Ayrıca yetişkinler için yazılan eserlerin de çocuklara mal edildiğini gözlemliyoruz.  Unutulmamalıdır ki 0-18 yaş arası çocuk kabul edilmektedir.

 

Okuması eğlenceli bu eserde, çocukların iyi insanlar olarak yetiştirilmesinde anne-baba ve öğretmenlere büyük roller düştüğü görülmektedir. Eğitimin ailede başlayıp okulda/çevrede devam ettiğini düşünecek olursak çocukların erdemli, dürüst, iyi insanlar olması ve topluma kazandırılması açısından bu husus önem kazanmaktadır.

 

Eserdeki olayların anlatıldığı yıllar itibariyle duvar ustası, çamaşırcı kadın, tüccar, odun satıcısı, hademe, demirci, baca temizleyicisi, manav, aktar, itfaiyeci gibi mesleklere rastlıyoruz.

 

Günlükte anlatılan duygu yoğunluğu ( dostluk, yardımlaşma, vefa, merhamet, insan ve vatan sevgisi vb.) dikkat çekiyor. Karakterlerin dilinden anlatılan anılara yer veriliyor.

 

Verilen mesajlar güzel.

 

“Seni seven, senin için yorulanlara karşı daha iyi, daha anlayışlı davran.” (sy:35)

 

“Sancağı küçükken selamlayan, büyüdüğü zaman onu savunmasını da bilir.” (sy:49)

 

“Bu yararsız ve uyuşuk yaşamaya artık kesin olarak son vermek istiyorum. Tembellik, kendi kişiliğimi kendi gözümden düşürüyor, annemi, babamı üzüyor.”” (sy:97)

 

“Bir ulusun terbiyesi hakkında, sokaktaki davranışlarıyla yargıya varılır. Sokağında uygunsuz olaylar gördüğün ülkelerin, evlerinde de aynı şeyi bulursun.” (sy:122)

 

Çocuk Kalbi’nin ana fikri olarak çocukların topluma kazandırılmasında anne–baba ve öğretmenlere düşen görevlerin yanı sıra çocukların önyargıdan uzak, çevresine karşı duyarlı, iyi niyetli, olumlu yaklaşımları benimsemeleri iyi ve doğru insan olarak yetişmelerinin sağlanmasının önerildiği söylenebilir. Zaten kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim de iyi, doğru ve dürüst insan olmamız gerektiğini söylemez mi bizlere?

 

Öte yandan çocuklara önerilen davranışların ya da verilen nasihatlerin didaktik bir dil kullanılarak yapıldığı söylenebilir. Ancak olay kurguları içinde bu anlatım asgariye indirilerek (anlatıma yedirilerek) okura sunulmuş. Günlükte anlatılan çeşitli olaylarda ahlaki değerlerin ve eğitim unsurlarının ön plana çıktığını görüyoruz. Bunun yanı sıra dili akıcı, sade ve anlaşılır. Bazı cümlelerin uzunluğu üç-dört satır; sanırım bu çeviriden de kaynaklı olabilir.

 

Yukarıda da söylediğim gibi 1886 yılında ilk baskısını yapan Çocuk Kalbi 25 dile çevrilerek, dünya çapında sesini duyurmuş ve Edmondo De Amicis’in kült eseri olma özelliğini yakalayarak yazarın edebiyat dünyasında ünlenmesini sağlamıştır.

 

 



Bu yazı 1787 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI