Örnek HTML sayfası Your Page Title escort bursa bursa eskort escort bursa Görükle Escort escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa alanya escort bayan antalya escort eskişehir escort mersin escort alanya escort bayan bodrum escort bayan havalimanı transfer
altıparmak escort çarşamba escort eve gelen escort gemlik escort görükle escort gürsu escort heykel escort inegöl escort iznik escort karacabey escort kestel escort masöz escort mudanya escort mustafakemalpaşa escort nilüfer escort orhangazi escort osmangazi escort otele gelen escort rus escort sınırsız escort üniversiteli escort whatsapp escort yıldırım escort
Bugun...


Sibel Unur ÖZDEMİR


Facebookta Paylaş









EVLERİMİZ
Tarih: 01-09-2021 14:39:00 Güncelleme: 01-09-2021 14:40:00


Bahçe içinde bir evde büyüdüm ben. Sümbüllerin, zambakların, gülfidanlarının arasında koştum. Dalından dut koparıp yedim. Kayısı çekirdeğini kırdım bulduğum büyücek bir taş parçasıyla. Uç uç böcekleri toplayıp arkadaşlarıma hediye ettim. Yeşillikler arasında oyunlar oynadım. Şanslıymışım, bunu yıllar sonra anladım.

Oysa şimdiki çocuklar apartman katlarına sıkışıp kalmış durumda. Bilgisayar başlarında dijital oyunlarla eğlenmeye çalışıyorlar. Sanal bahçelerden çiçek toplayıp maydanoz, biber, domates yetiştiriyorlar.

Evlerimiz…

Kendimizi en rahat hissettiğimiz mekânlar. En güzel otellerde kalsak bile evimize döndüğümüzde “İnsanın evi gibi yok.” deyişimiz bundan olsa gerek.

Sözlükte ‘İçinde bir tek ailenin oturabileceği biçimde yapılmış yapı’ ve  ‘Bir kimsenin ya da bir ailenin oturduğu, içinde yaşadığı yer, konut’ olarak yer bulmuş kendine ev.

Yeryüzünde yaşayan hemen herkesin başını sokacağı bir evi vardır ister mülkü kendine ait, ister kira olsun. İnsanlar eğer kirada oturuyorlarsa hayallerini süsler bir evlerinin olması. Ev sahibi olmak barınma ihtiyacının yanı sıra kendilerini güvende hissetmelerini, geleceklerini garanti altına almalarını da sağlar. Yağmura çamura, kara tipiye, güneşe sıcağa karşı nasıl koruyorsa ev insanı, hayatındaki fırtınalara sağanaklara karşı da korur. O an evin taştan, kerpiçten, ahşaptan olmasının bir önemi yoktur. Ev bedendir, ruhtur insana.

Nasıl ki insanların ruhu varsa evlerin de ruhu vardır. Düşünün hele bir… Yeni bir ev almak ya da kiralamak istediğimizde… Önce içimizin ısınması gerekmez mi eve?

Bazı evler sessiz sakindir. Bazılarının ise enerjisi yüksektir. Kiminin manzarası güzeldir, kimi kuzey cephedir. Belki müstakildir, belki de çok katlı. Güneş görür ya da karanlıktır evin içi.

Bazen kendinizi asırlardır o eve ait hissedersiniz. Öyle anlar gelir ki yabancılaşırsınız evinize. Diyelim ki baba evinden telinizle duvağınızla koca evine gelmişsinizdir. Geleceğe dair nice umutlar beslersiniz yüreğinizde. Evi, yuva yapmaktır hayaliniz ama öyle bir an gelir ki kendinizi o eve ait hissetmezsiniz. Kocanız ‘Benim evim… Benim evim. Çek git babanın evine.’ der durur mesela. Ev, yuvadır oysa ve yuvayı dişi kuş yapar. Ne var ki ok yaydan çıkmış ve kadın evinden barkından kovulmuştur bir kere. İnsan ait olduğunu hissetmediği yerde durabilir mi? Duramaz elbette. Ancak hiç anlayamamışımdır, neden hep kadınlar gitmek zorunda kalır. Oysa baba evinden güle oynaya çıkarılan onlar değil midir? Ortada kalmıştır kadın. Artık ne baba evine sığabilir ne de koca evinde kalabilir. Ne yapacak o zaman? Soluğu, ruhuna benzeyen metruk bir evde mi alacak? Artık onu ne yalılar, ne konaklar, ne villalar, ne köşkler, ne malikhaneler, ne saraylar teselli eder.

Ev, sadece barınma değil aidiyet duygusunu da getirir beraberinde. Kendilerini evinde hissedemeyen insanlar büyük bir yeise kapılırlar. Kendilerini değersiz ve yalnız hissederler. Bu durumdan öyle kolay kolay da kurtulamazlar. Bazıları sokaklarda yaşar, bir bankta uyur. Soğuk havalarda toplanıp bir spor salonuna götürülürler, yatak, battaniye verilir onlara. Geçici bir süre için de olsa başlarının üzerinde bir dam olmasının mutluluğunu yaşarlar.

Bir Yeşilçam filmi vardır. Mutlaka sizler de seyretmişsinizdir. Filmin kahramanları evlerinden olmuş, sokakta kalmıştır. Adile Naşit, Münir Özkul’a kahve pişirirken küçük oğluna seslenir “Ne varmış halimizde? Aç değiliz, açıkta değiliz.” diye. Bal gibi de ‘açıktadırlar’ işte. Bu komik bir cümledir belki ama filmi her seyrettiğimde beni ağlatır. Evlerini, yuvalarını kendi istekleri ile terk etmemiş, zorla evlerinden koparılmışlardır.

Evlerinden zorla koparılanlar… Evinden, sıcak döşeğinden kaçmak zorunda bırakılanlar… Kendini evinde hissedemeyenler… Bu liste uzayıp giderek bir yere sığınmak isteyip de o yeri bulamayanların ortak dünyasını anlatır bizlere.  Demek ki insan, başını sokacak bir göz odası hatta gecekondusu varsa kendini güvende hisseder; çünkü ev fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik olarak da insanı etkiler. Kocaman kocaman evlerde mutsuz, nohut oda bakla sofa evlerde mutlu olabilir insanlar.

Evler bulundukları semtlere, ederine, kutu ya da yayla gibi oluşlarına göre orada yaşayan kişilerin sosyoekonomik ve kültürel durumlarını da yansıtır çevreye.

Bir tanıdığımız zor bela aldıkları evlerinin kapısına “Küçük ama bizim” diyen bir not asmıştı. O ufak not, paragraf paragraf anlatıyordu ev sahiplerinin hislerini, yüreklerindeki sıcaklığı, samimiyeti.

Ev hakkında söylenecek daha pek çok şey var elbette…

O zaman… Gelin birlikte bakalım tanıdık isimler evle ilgili neler neler söylemiş:

“İnsanın evi, gönlünün bağlı olduğu yerdir.” Napoleon Bonaparte.

“Bir insanın evi, kişiliğinin ve dünya görüşünün aynasıdır.” C. Kersey

“Kendi içinde bölünmüş bir ev ayakta duramaz.” Kristin Hannah

“Kral olsun, köylü olsun, evinde huzura kavuşan dünyanın en mutlu insanıdır.” H. P. Petain

“Evin kıymeti ancak, akşam olunca anlaşılır.” Goethe

“İnsan aradığını bulmak için dünyayı dolaşır; bulduğunu anlayınca da evine döner.” George Moore

“İster kral, ister köylü olsun, dünyada en mutlu insan evinde huzuru olandır.” Goethe

“Ev, ancak içinde oturanlarla ev olur.” Thomas Hood

“Ev huzuru olmayan dünya cehennemindedir.” Atasözü

“Kadınsız bir ev, teki kaybolmuş çarığa benzer.” Alexis Kivi

“Evi; insanın zindanı değil, sarayı olmalıdır.” Elsie Robinson

“Kadınsız ev boş kafestir.” Necip Fazıl Kısakürek

……………………………………………….

KAYNAK: https://www.eyguzelsozler.com/ev-ile-ilgili-sozler/

 

 

 

 

 

 



Bu yazı 469 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI