Bugun...


Sibel Unur ÖZDEMİR


Facebookta Paylaş









KİTAP FUARININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Tarih: 01-11-2019 11:19:00 Güncelleme: 01-11-2019 11:19:00


Bir kitap fuarını daha bıraktık geride. Sayılı gün çabucak geldi geçti işte. Allah tekrarına erdirsin, diyeyim önce.

Çocuklara ve gençlere kitaplarımı imzalarken yaptığımız sohbetler sırasında ileriye dönük ne tür çalışmalar yapabileceğimi de irdeledim kendi kendime.

Yetişkin okurlardan, okuyacakları kitapların türleri hakkında herhangi bir öneri, istek, talep gelmedi. Ancak çocuk okurlardan bilimkurgu, tarih, fantastik, gizem, komik, macera ama en çok da korku içeren kitaplar tercih ettiklerini öğrendim. Bu arada bilmece, fıkra ve şiir kitapları soranlar da oldu.

En çok da standımda bulunan kitapların hepsini benim yazdığımı öğrendiklerinde çocukların yüzlerinde beliren şaşkınlıkla birlikte bana gülümseyişleri hoşuma gitti.

“Evet, burada gördüğünüz kitapları ben yazdım.”

“Yani siz gerçek bir yazarsınız, öyle mi?”

“Öyle” diyerek gülümsedim yorulmadan her birine tek tek. Sonra ekledim. “Sizler için fabl, masal, öykü ve romanlar yazdım. Anne, baba, abla ve abileriniz için de öykü, şiir, deneme ve mensur şiir tarzında eserler ürettim.”

Şaşkınlıkları bir parça daha arttı.

Arkadaşlarını alıp geldiler.

“Bu abla yazarmış. Tüm bu kitapları o yazmış.” diyerek aldıkları kitapları imzalattılar. Birlikte fotoğraflar çektirdik o günün anısına.

Kitapların künyesinde mail adresimin olduğunu, aldıkları kitapları okuduktan sonra bana duygu ve düşüncelerini yazabileceklerini söylediğimde çok memnun oldular.

Bir yazar için ne kadar da kıymetlidir günlerce, aylarca ve hatta yıllarca emek verip ortaya çıkmasına vesile olduğu eserinin okuruyla buluşması, hâliyle ben de mutlu oldum.

Fuar sonrasında ise eserlerimin alınması, okunulması, beğenilmesi, bana ulaşan güzel cümlelerin omuzlarıma yüklediği sorumluluğun ne kadar büyük olduğunu bir kez daha derinden hissettim. Çocuk okurlarımın okumak istediği türler birer birer geçti gözlerimin önünden. Bilimkurgu, tarih, fantastik, gizem, komik, macera, korku…

Düşündüm durdum akabinde…

Çocukları korku dolu satırları okumaya çeken duygu yoğunluğu neydi?

Bir çocuk, korku romanı okurken neler hissediyordu?

Neden korkmayı seçiyorlardı?

Adrenalleri mi yükseliyordu?

Heyecanlanmak mı hoşlarına gidiyordu?

Yoksa büyüdüklerini artık çocuk olmadıklarını mı haykırıyorlardı ebeveynlerine?

Bunca tür arasında niye özellikle “korku” teması üzerinde durdum? Çünkü hâlâ çözümleyemediğim; bu tür hakkında neden bu kadar çok talep olması.

Kendi çocukluğumu düşündüm ve böyle bir merakım olmadığını anımsadım. Kitap okumayı çok seven bir çocuktum. Her türü ilgiyle okurdum ama ille de korku kitabı istemezdim. Şimdiki çocuklar teknoloji çocukları. Belki de bu nedenle bizim çocukluğumuzdaki gibi bakmıyorlar hayata, oyuna, kitaba, sinemaya, tiyatroya. Çizgi film tercihleri bile değişik.

Neden korku içeren kitaplar?

Ben cevabını bulamadım.

Ve sevgili okurlarım,

Sizlerin bu konudaki düşüncelerinizi merak ettim. Yorumlarınızı bekliyor olacağım köşemde.

Hepinize saygı ve sevgiler.

 



Bu yazı 308 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI