Örnek HTML sayfası
Bugun...


Sibel Unur ÖZDEMİR


Facebookta Paylaş









MUTLU OLACAKSAN
Tarih: 01-10-2020 16:28:00 Güncelleme: 01-10-2020 16:28:00


Her yer mis gibi lavanta kokuyordu bu köyde. İsmi değişmeli “lavanta kokan köy” olmalıydı belki de.

 

İki günlük bir tur gezisinde uğramıştık bu köye. Rehberimiz bizi önce lavanta tarlalarına götürmüştü. Zaten gezimizin adı lavanta hasadı idi. Lavanta tarlalarında olmak güzel bir duyguydu. Toplayabildikleri kadar toplamışlardı grubumuzdaki arkadaşlarımız. Ben de birkaç dal almıştım kitabımın arasına koymak için. Aklımca ayraç yerine kullanacaktım. Neden aklıma ilk önce kitaplarım gelmişti ki… Oysa lavanta, dolapların içine konur elbiseler güzel koksun diye. Demek benim önceliğim kıyafetler değil kitaplar. Bunu bildiğim halde bir kez daha hatırladım. Fotoğraf çekimlerimiz bittikten sonra hep birlikte düştük rehberimizin peşine. Bizi köy pazarına götürdü. O küçük tezgâhlarda lavantalar, kolonyalar, araba losyonları, lokumlar ve pek çok ürün vardı lavantadan yapılan. Hatta lavanta dondurması bile vardı.

 

Tüm bunların içerisinde bir teyze dikkatimi çekti. Kısa kesilmiş, dağınık kır saçları, yüzünde yılların resmettiği çizgilerle ne kadar da güler yüzlüydü. Tombuldu benim gibi. Ona neden yakınlık hissettiğimi düşününce birkaç ay önce vefat eden halama benzediği için olduğunu anladım. Teyze lavantadan taçlar yapıyordu oturduğu yerden. Oraya gelen turistler lavanta taçlarından alarak saçlarını süslüyor, saçlarını şenlendiren o güzel taçlarla geziyorlardı.

 

Tacın kaç lira olduğunu sordum.


“On lira.” dedi.

 

O an için nedense çok geldi söylediği rakam.

 

Geri durdum. Diğer tezgâhları gezdim. Lokum aldım, kolonya sonra. Bir de ağrıları dindiren lavanta yağından. Nedense bilmiyorum… Çok geçmeden o yaşlı teyzenin tezgâhının önünde buldum yine kendimi.

 

Tezgâhında duran lavanta taçlarını göstererek “Bu taçla bir fotoğraf çektirebilir miyim?” diye sordum.

 

“Mutlu olacaksan çektir.” dedi.

 

“Evet, çok mutlu olacağım.” dedim tacı alıp saçlarımın üzerine yerleştirirken.

 

Gruptaki arkadaşlarımdan birine verdim fotoğraf makinamı resmimi çekmesi için.

 

Teyze gözlerini ayırmadan bizi izliyordu. Belli ki yaptığı, emek harcadığı taçların insanları mutlu ettiğini görmek hoşuna gidiyordu. Ne kadar da saf, temiz bir insandı. “Olmaz, fotoğraf çekeceksen tacı satın alman gerekir.” diyebilirdi. Ne de olsa bu işten ekmek yiyordu. Ama demedi. Sadece benim mutlu olmamı istedi. Ben mutlu olunca o da mutlu oldu. Gönlü zengindi teyzenin.

 

Lavanta tacım başımdayken kendimi “lavanta kraliçesi” gibi hissettim, nasıl mutlu olmam ki.

 

Taçla işim bittikten sonra tacı saçlarımdan alarak tezgâha bıraktım. O ela gözleriyle gülümsedi bana.

 

“Çok yakıştı sana, istersen senin olsun.” dedi.

 

Teşekkür ettim. Çektirdiğim fotoğraf her şeye değdi, dedim.

 

Uzandı elimi tuttu.

 

Kucağındaki lavantalardan yaptığı yarım tacı göstererek “Benim de fotoğrafımı çeker misin?” diye sordu.

 

Gözlerim parıldadı “Elbette çekerim.” dedim ve ekledim “İznin olursa dergide yayınlamak isterim fotoğrafını bir öyküyle beraber.”

 

“Ben dergiye mi çıkacağım?” diye heyecanla sordu.

 

“Neden olmasın teyzem. Senin dergiye çıkanlardan neyin eksik.” cümleleri döküldü dudaklarımdan.

 

Oturduğu sandalyede şöyle bir kıpırdandı, toparlandı. Elindeki lavantaları yeniden birbirine eklemeye başladı.

 

“Hadi şimdi çek.” derken yüzünde şen bir kahkaha belirdi.

 

 

 



Bu yazı 4056 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
1348 Okunma
1346 Okunma
1345 Okunma
1343 Okunma
1330 Okunma
1328 Okunma
1305 Okunma
1252 Okunma
1228 Okunma
1179 Okunma
1127 Okunma
1088 Okunma
5302 Okunma
5263 Okunma
5034 Okunma
4976 Okunma
4951 Okunma
4277 Okunma
3823 Okunma
3823 Okunma
3741 Okunma
3711 Okunma
3654 Okunma
3456 Okunma
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI